74 yıl sonra kız kardeşinin fotoğrafını gördü
13:43
JINHA
HABER MERKEZİ - Dersim katliamında askerlerin önünde bekletilen kadın ve çocukları gösteren fotoğrafta bulunan kız çocuğunun kim olduğu ortaya çıktı. Mehmet Yıldız tarafından yazılan Dersim'in Etno-Kültürel Kimliği ve 1937-1938 Tertelesi adlı kitabın önsözünün yazan Yaşar Kaya'ya konuşan Salman Yeşildağ, fotoğrafta kollarını önde bağlamış şekilde duran kız çocuğunun kardeşi olduğunu söyledi. Salman Yeşildağ 74 yıl sonra kız kardeşinin fotoğrafını gördü.
Chiviyazıları Yayınevi'nden çıkan ve Mehmet Yıldız tarafından yazılan Dersim'in Etno-Kültürel Kimliği ve 1937-1938 Tertelesi adlı kitabın önsözünün yazan Dersim 1937-1938 Sözlü Tarih Projesi Yönetici Yaşar Kaya, katliam döneminde çekilen bir fotoğrafla ilgili gerçeği yazdı. Murat Aydın'ın haberine göre, Yaşar Kaya'nın "Bir fotoğrafın tanıklığı" başlığıyla yazdığı önsözde, fotoğrafta askerlerin önünde bulunan kadın ve çocukların hepsinin kurşuna dizildiği, sadece birinin kurtulduğu belirtiliyor. Yaşar Kaya'ya konuşan Salman Yeşildağ, askerlerin önünde ayakta duranlardan kolları önünde bağlanan sol taraftan üçüncü kisinin kızkardeşi olduğunu söyledi. Kendisinin katliamdan kurtulduğunu belirten Salman Yeşildağ, 74 yıl sonra kendisine gösterilen fotoğraftaki herkesin katledildiğini, içlerinden birinin ise kendi kız kardeşi olduğunu söyledi. Salman Yeşildağ, o fotoğrafta ayrıca 4-5 kişiyi daha tanıdığını gözleri dolarak anlatıyor.
Yaşar Kaya önsözde şunları yazıyor: "Kapaktaki fotoğrafta görülen Dersimliler, 1938 yılında Koo Sıpe/Hopıke mevkiinde topluca katledildiler. O zamanlar küçük bir çocuk olan Salman Yaşildağ bu katliamdan kurtuldu. Tanığın anlatımına göre Ağustos 1938'de asker, Xeçe, Oxe, Sırce, Galvosu, Pax ve diğer çevre köylerden yüzlerce sivili toplayarak Koo Sıpe/Hopıke mevkiine getirdi. Kadın ve çocukları erkeklerden ayırarak iki ayrı kafile oluşturdular. Kadınları ve çocukları tepenin arka tarafına götürdüler. Salman Yeşildağ'ın babası oğluna "Git Hozatlı çerçinin arkasında otur, çerçinin oğlu olduğunu söyle" diyor. Salman Yeşildağ, babasının söylediğini yapıyor. Hozatlı çerçi, "evet, bu çocuk benim oğlumdur" dediği için Salman Yeşildağ öldürülmekten kurtuluyor. Bir süre sonra erkek kafilesi ağır makinelilerle taramak suretiyle öldürülüyor. Kadın ve çocukların bulunduğu kafile de aynı anda yani bu fotoğrafın çekilmesinden hemen sonra fotoğrafta görülen askerler tarafından topluca kurşuna diziliyor. Kurşuna dizilen insanlar, tüm kurbanların öldüğünden emin olmak için askerler tarafından tek tek kontrol ediliyor. Can çekişen yaralılar süngülenerek öldürülüyor. Kadınların üzerinde bulanan altın ve değerli ziynet eşyalarına el koyuluyor. Ölüler günlerce güneşte çürümeye terkediliyor. Bazı şahıslar akrabalarının cesetlerini aile mezarlığına taşıyarak defnediyorlar. Cesetleri bir kısmı da kurda kuşa yem oluyor.
Israrla tekrarladığımız tüm tekliflerimize rağmen, Salman Yeşildağ Dersim 1937-38 sözlü Tarih Projesi çerçevesinde mülakat yapmayı ilk sıralar kabul etmedi. 2011 Temmuz ayında Dersim merkezinde bulunan Dersim 1937-38 Sözlü Tarip Projesi bürosunu ziyaret etti. Söz konusu fotoğrafı bilgisayardan göstererek fotoğrafta görünen insanlardan kimseyi tanıyıp tanımadığını sorduk. Fotoğrafa dikkatlice baktıktan sonra, uzun bir süre sessiz kaldı. Sonra gözyaşları içinde "Wuy phepo, phepo!" dedi. Fotoğraftaki 12-13 yaşlarındaki kız kardeşini tanımıştı. Xatun o zamanlar o yaşlarda olmasına rağmen nişanlıymış. Ayrıca Salman Yeşildağ, Xeca Qendıce, Duza Khali, Gulusa çena Ap Memede Yauji, Mela Rayveri, analığa xo Gule, Ağze adlı şahısları da tanımıştı.
Salman Amca, 74 yıl sonra kız kardeşinin fotoğrafını görmüştü...."
(gc)

