2014 Kadın Emeği Dosyası (3)
08:40
Sendikalarda emek ve cins mücadelesi birlikte yürüyor
Eylem Daş/JINHA
İSTANBUL - Hak arama alanı olmasına rağmen sendikalarda kendine yer bulamayan kadınlar, emek mücadelesini cins mücadelesi ile birleştirerek, erkek egemen zihniyete karşı çifte mücadele yürütüyor. "Mevziimi ve emeğimi erkeğe teslim etmek istemiyorum" diyerek 4 dönemdir DİSK'e bağlı sendikalarda görev alan Nebile Irmak Çetin, kadınların varlık göstermediği sendikaların sisteme karşı örgütlü bir mücadele yürütemeyeceğini ve "Erkek kulübüne dönüşeceğini" söyledi.
Yapılan araştırmalara göre dünyada kayıt dışı çalışma denilen esnek çalışma alanlarında en çok emeği sömürülenler kadınlar. Çocuk ve yaşlı bakımında, parça başı işlerde, ev işçiliğinde, merdiven altı atölyelerde, esnek, güvencesiz çalışma koşullarında, sistemin çarklarının dişlileri arasına sıkışan emekçi kadınlar için örgütlenebilmekte ayrı bir mücadele istiyor. Sadece Türkiye'deki işçi sendikalarına bakıldığında dahi kadınların sendikalaşma oranındaki düşüklük göze çarpıyor. Emek sömürüsüne karşı bir hak arama alanı olan sendikalardaki erkek egemen yaklaşımdan kaynaklı ise kadınlar yönetim mekanizmalarında kendine yer bulamıyor. Çalışan bir kadın önce sendikalı olabilmek için daha sonra ise örgütlenmek için girdiği sendikadaki erkek egemen algıyı kırmak için mücadele etmek zorunda. Sendikalardaki kadınların durumunu DİSK'e bağlı Genel- İş Sendikası'nda 4 dönem yöneticilik yapan Nebile Irmak Çetin değerlendirdi. Nebile, "Aslında bu uzun dönem beni mahcup ediyor ama başka kadın olmadığı için mevziimi ve emeğimi erkeğe teslim etmek istemiyorum" diyor.
'Kadınlar olmazsa...'
Kadın kurtuluş ideolojisine inandığını ve kadınların sendikalarda yer alabilmesi için sendikaların mücadele etmesi gerektiğine vurgu yapan Nebile, Türkiye'nin yarısından fazlasını oluşturan kadınlarla yürünmezse yaşamın her alanında başarısız olunacağına işaret etti. Kürt özgürlük mücadelesinden örnek veren Nebile, kadınların en önde yer aldığını, bu mücadelenin yerele ve siyasete yansıdığının altını çizdi. Mücadeleyle Meclis'te de kadının varlığının daha görünür kılındığını vurgulayan Nebile, sendikaların emek sınıfının örgütleri olduğu için eşitlikçi olduğunu, bu örgütlerde adaletin olması gerektiğini belirtti.
'Sendikalarda ayrım kalkmalı'
Nebile, sendikaların, adaleti yerleştirebilmek için işçilere daha fazla para kazandırmak ya da toplu sözleşmede daha fazla hak elde etmelerini sağlamak yerine kendi üyeleri arasındaki erkek ve kadın ayırımını ortadan kaldıracak projelere imza atmalarının gerekli olduğunu vurguladı. Nebile, sendikaların kadını yanına almamasının örgütsüz işçilerin de sayılarının artmasının kaçınılmaz kılacağını belirterek, "Türkiye'de 26 milyon işçi var, bunların sadece 1 milyon 800 bini örgütlü. Bu çok korkunç bir rakam ve bu rakamın çoğunluğunu da kadınlar oluşturuyor" dedi. Nebile, kadınların sendikalarda çoğalmasının işçi sınıfının da sayısal olarak örgütlenmesinde çok etkili olacağını söyledi.
'Sendikalar erkek kulüplerinin ötesine gidemez'
AKP'nin ve kapitalist sistemin emeğe dönük saldırılarının altında örgütsüzlüğün yattığını belirten Nebile, sistemin karşısında etkin ve örgütlü bir güç ve mücadele görmediğinin altını çizdi. "Siz sendikalardan kadınları atarsanız sendikalar da erkek kulüplerinin ötesine gidemez" vurgusu yapan Nebile, kadınların sayıca artmasının da yeterli olamayacağını, önemli olanın sendikalardaki kadınların, kadın bilinci ile hareket etmesi ve kadın mücadelesine ortak olma mücadelesi vermesi olduğunu söyledi. Nebile, "Ancak bu şekilde ortak bir bilinçle kadın mücadelesini sendikalarda yükseltebiliriz" şeklinde konuştu.
BİTTİ
(gc/fk)

