Dikkat bu ülke çocuklar için tehlikeli!
08:50
Beritan Elyakut - Sarya Gözüoğlu / JINHA
AMED - Çocuklar için güvenli olmayan ülkeler sıralamasında üst sıralarda yer alan Türkiye'de 2014 yılında çocuklar yaşam hakkı dahil hemen hemen her konuda savunmasız bırakıldı ve hedef yapıldı. Onlarca çocuk polis ve asker saldırısıyla öldürüldü sakat bırakıldı, binlerce çocuk istismara maruz bırakıldı, çocuk yaşta zorla evlilikler, çocuk işçiliği gibi konularda çocukları koruyan hiçbir yasal düzenleme yapılmadı. 2014 yılında çocuklara yönelik hak ihlallerini değerlendiren Avukat Gazal Bayram Koluman, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun ve üye ülkelerin çocuk hak ihlalleri noktasında üzerine düşen tüm sorumluluğu yapması gerektiğini vurguladı.
2014 yılının ilk aylarında İstanbul'da polisin gaz fişeği ile kafasından vurduğu 14 yaşındaki Berkin Elvan, son ayında ise Diyarbakır'da polis kurşunu ile 15 yaşındaki Kadir Çakmak yaşamını yitirdi. Devlet kaynaklı şiddetin hedefi olan çocuklar, geçtiğimiz yıl ana dilde bilimsel eğitim, barınma, sağlık ve yaşam hakkı gibi en temel haklardan mahrum kalmaya devam etti. İstatistiklere göre; Türkiye genelinde 8 milyon 397 bin çocuk işçi bulunuyor. Yine her yıl binlerce kız çocuğu, küçük yaşta zorla evlendiriliyor. Çocuk istismarında yoğun artış yaşanıyor. Uzayıp giden listede çocuk hakları 2014 yılında da yok sayıldı. Raporlarda açıklanan hak ihlalleri ile ilgili veriler ve bilançolar, çocuklara yönelik koruyucu politikaların üretilmediğini, var olan politikaların ise geliştirme ve uygulamada sorunlu olduğu sonucunu ortaya çıkarıyor. Ortaya çıkan veriler Türkiye'nin çocuklar için güvenli olmayan ülkeler sıralamasında üst sıralarda olduğunu gösteriyor. 2014 yılında yaşanan hak ihlallerini değerlendiren Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Gazal Bayram Koluman, 2014 yılında yaşanan hak ihlallerinin önceki yıllardan farklı olmadığını aksine artarak sürdüğünü ifade etti.
Kobanê ve Şengalli çocukların hakları ihlal ediliyor
Son dönemlerde özellikle Kobanê ve Rojava'dan göç eden ve orada yaşanan katliam sonrasında yaşam hakkı ihlal edilen çocukların sayısının ciddi oranda arttığını dile getiren Gazal, bununla beraber göç eden çocukların mülteci konuma düşürüldüğünü ve bu durumun birincil anlamda yaşam hakkı ihlali olduğunu belirtti. Diğer bir hak ihlali olan sağlık hakkı ihlalinin başlayan kış dönemi ile beraber hem Suriye kamplarında hem de Şengal'den göçen Êzidi kamplarıyla birlikte ciddi anlamda sağlık sorunlarının baş göstereceğini sözlerine ekleyen Gazal, "Göç eden yurttaşların derhal devlet kontrolünde ciddi sağlık taramalarına tabi olması gerekecektir ki biz şu ana kadar herhangi bir sağlık taramasının başlamadığını bilmekteyiz" dedi.
'Çocuk yaşta evlilikler için tahkikat başlatılmalı'
Bir diğer hak ihlalini ise Türkiye'de sayısal veri olarak çok ciddi bir rakama ulaşan çocuk yaşta zorla evlendirmelerin oluşturduğuna dikkat çeken Gazal, "Aynı zamanda yaşanılan bu mültecilik durumu ve göç eden kesimlerle beraber bu sayının ciddi oranda arttığını görmekteyiz. Suriye kamplarında yapılmış olan istatistiksel verilerin çocukların çok erken yaşta evlendirildiği parayla satıldığı ya da kamp içerisinde tecavüze uğrama ihtimaline binaen erken evlendirildiklerini bilmekteyiz" şeklinde belirtti. Her çocuk yaşta gerçekleştirilen zorla evliliklerin birer istismar vakası olduğuna işaret eden Gazal, "Çocuk yaşta zorla evlilikler istismar olarak değerlendirilmesi ve bu şekilde algılanarak ilgili kişiler hakkında cezai tahkikatın başlatılması gerekmektedir" vurgusunu yaptı.
'Çocuk işçiliği arttı'
Gazal, çocuk işçiliğinin de ciddi bir hak ihlali olduğunu ve mevcut çocuk işçi sayısı yeterince fazlayken, yaşanan göç ile birlikte bu sayının ciddi anlamda arttığını ve bu durumun çocuk işçiliğinden öte çocuk dilenciliğine dönüştüğünü ifade etti. Gazal ayrıca,"Saymış olduğumuz temel yaşam hakkı, barınma hakkı, eğitim hakkı, sağlık hakkı ihlallerinin arttığını ve bunun önüne geçmek için hem ulusal hem de uluslar arası düzeyde ciddi bir çalışmanın başlatılması gerektiğine inanmaktayım" diye konuştu.
'Cinsel istismar vakalarında araştırma yapılmalı'
Artan cinsel istismar vakalarında da etkin bir ceza ve yargılama sisteminin oluşturulması ve istismarların kaynaklanma nedeninin ve sosyolojik bir araştırmasının yapılması gerektiğini belirten Gazal, "Mutlak suretle ciddi bir eğitim çalışmasının mahalle, ebeveynler, muhtarlıklar ve daha öteye geçip milli eğitim müfredatında ilkokul düzeyinde eğitimler verilerek bunun önüne geçilmelidir. Ancak bunların alt yapısının henüz oluşturulmadığı göz önünde bulundurulursa bunların önüne geçilmesi şu anda mümkün olmadığı hatta giderek artacağı bizi ciddi anlamda kaygılandırmaktadır" şeklinde konuştu.
'Çocuklara yönelik ciddi bir ekonomik bütçe ayrılmalı'
Gazal son olarak, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun ve üye ülkelerin çocuk hak ihlalleri noktasında üzerine düşen tüm sorumluluğu yapması gerektiğini vurgulayarak, "Ülke genelinde bölgemiz özelinde ciddi hak ihlallerine karşı çok daha duyarlı bir siyaset izlenmesi gerektiği bu alanda çocuklara yönelik ciddi bir ekonomik bütçenin ayrılması gerektiğini düşünmekteyim. Unutulmamalıdır ki toplumun her üç bireyinden biri çocuktur ve hak ihlali yaşayan her çocuğun aslında bir insan hak ihlalini düşündürttüğünü unutmamalıyız" dedi.
(dc/fk)

