'Sizi burada yaşatmayacağız' diyerek ailelere saldırdılar
10:24
Helin Yıldırım/JINHA
ANTALYA - Manavgat ilçesine bağlı Kaymaz köyünde mevsimlik tarım işçisi olarak çalışmaya giden Viranşehirli ve Kobanêli yurttaşlara yüzlerce kişilik ırkçı grup, "Sizi burada yaşatmayacağız" tehditleriyle saldırdı. İşçilere saldıran grup, evlerin içine de girerek kadın ve çocukları darp etti. Evlerin etrafını ablukaya alan ırkçı grup, işçilere ait araçları yaktı, çadırlarını ve evlerini tahrip etti. Canlarını zor kurtaran Viranşehirli aileler köyden taşınırken, saldırıya uğrayan Kobanêli ailelerden ise haber alınamıyor.
Antalya'nın Manavgat ilçesine bağlı Kaymaz köyünde mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan Kobanêli ve Viranşehirli yurttaşlar ırkçı bir gurubun saldırısına maruz kaldı. Saldırı sırasında 5 yurttaş yaralanırken, kadın ve çocuklar da darp edildi. İşçilerin kaldığı evler ırkçı grup tarafından abluka altına alındı, evlere giren grup içerideki kadın ve çocuklara saldırdı. Araçları yakılan işçiler, kendilerini kaldıkları çadır ve barakalardan zor kurtardı. Yaşadıklarını anlatan işçiler, saldırıların Antalya Valisi Muammer Türker'in Suriyelilerin Antalya'dan çıkması için tebligat göndermesi ve "Antalya'yı terk edin" söylemlerinin payı olduğunu belirtiyor. Aileler can güvenlikleri olmadıkları için evlerini terk ederken, nereye gittikleri konusunda ise net bir bilgiye ulaşılamadı. Olay sonrası 11 işçi jandarma tarafından gözaltına alınırken, saldırganlar hakkında ise herhangi bir işlemin başlatılmaması dikkat çekti.
‘Telefon görüşmeleri ardından saldırganların sayısı arttı’
Urfa'nın Viranşehir ilçesinde yaşayan ve mevsimlik işçi olarak Antalya'ya gelen Ahmet Değer, "Mevsimlik işçi olarak Manavgat’a portakal toplamaya geldik. Olaydan öncede tarladan çıkmıştık. Arabanın üzerinde bulunan portakalları toplarken kullandığımız merdiven yola düştü, bizde aracı durdurup merdiveni almak için indik. Araçlara da merdiveni gösterip durmalarını söylüyorduk. Bir araba geldi ve önümüzde aracını park etti. Sonra kullandığı kamyonla merdivenin üzerinden geçti. Arabadan ve kamyondan inen kişiler bize saldırmaya başladı" dedi. Saldırganların telefon görüşmeleri yaptığını ve bunun ardından sayılarının giderek arttığını ifade eden Ahmet, "Biz 8 kişiydik yanımızda da 6 kadın vardı. Yanımda Fehim arkadaş vardı yere atıp dövmeye başladılar” şeklinde aktardı.
'Çocuklarınızı alıp kaçın yoksa sizi öldürecekler'
Ahmet, “Köyde yaşayanlar bize ‘burada bir saldırı olursa kimse sağ kalmaz’ dediler. Sonra bizi birkaç kişi arayıp ‘Çocuklarınızı alıp kaçın buradan yoksa sizi öldürecekler’ uyarılarında bulundular” dedi. Saldırıya uğrayan yüzünde ve gözünde morluklar bulunan Fehim Öztor, götürüldüğü hastanede aldığı rapor üzerine şikayetçi olduğunu belirtti. Fehim "Bir arkadaşımız bizi arayarak bu kişilerin internet üzerinden birbirlerini kışkırttıklarını söyledi" diye belirtti. Saldırganların "Bu daha hiçbir şey, onları burada yaşatmayacağız" gibi cümleler kurduğunu belirten Fehim, 2 araçlarının parçalandığını 1 aracın yakıldığını ve birinin de kayıp olduğunu aktardı. Fehim saldırganların, Viranşehirli ailelerden sonra Kobanêli ailelere de saldırdığını kaydetti.
‘Ambulans yaralıları değil saldırganları aldı'
Saldırı sırasında orada bulunan kadınlardan Medine Değer ise, ırkçı grubun çocuklarını bile öldürmeye çalıştıklarını söyledi. Medine, "2 erkek 6 kadındık, erkeklere saldırdıkları zaman ben de ayırmak için araya girdiğimde sopayla kafama vurdu birisi. Ben sersemleşince çocuğuma saldırdılar. Resmen öldürmeye çalışıyordu, hemen elinden aldım" diyerek yaşadıklarını anlattı. Medine, 6 kadının vücudunda darp nedeniyle morluklar olduğunu belirtti. Irkçı grubun işçilere yönelik saldırılarının başlamasıyla olay yerine ulaşan kişi sayısının arttığına dikkat çeken Medine, jandarmanın yarım saat sonra olay yerine geldiğini ve saldırgan gruptan 5 kişiyi, saldırıya uğrayan işçilerden ise 11 kişiyi gözaltına aldığını ifade etti. Medine, "Oraya gelen ambulans bile ilk önce saldıran gruba müdahale etti" dedi.
'Ağlamasınlar diye çocukların ağzını kapattık'
Askerlerin ırkçı gruptan 5 kişiyi gözaltına almasından sonra saldırganların daha da öfkelendiğini ve evlere saldırmaya başladığını anlatan İdil Boğa, evde perdelerini çekip ışıklarını söndürüp oturduklarını aktardı. İdil, "Yaklaşık 200 kişi tarafından evlerimiz sarıldı. Komşular evimizi hedef göstermedikleri için saldıramadılar. Perdelerimizi çektik, ışıkları kapattık. Çocuklardan korkudan ağlıyorlardı sussunlar diye ellerimizle ağızlarını kapattık. Hatta yeğenim nefessiz kaldı neredeyse boğuluyordu" diye belirtti. İdil, "Bize saldırmak için uğraşanların içinde onları yönlendirenler de vardı. Ev sahibimize 'bunları buradan çıkaracaksın' demişler yaşlı adam kabul etmeyince ona da saldırmışlar. Ama şimdi çıkmamızı istiyorlar. Dışarıdan bizlere küfür ediliyordu. Kışkırtmak için, 'Burası bizim ülkemizdir. Bütün Antalya'yı üstünüze salacağız' diyorlardı. Apar topar başka bir eve geçtik. Hepimiz akrabayız. Şimdi korkudan eve gidip eşyalarımızı bile alamıyoruz. Bir evde 5-6 aile kalıyoruz" sözlerini ifade etti.
Kobanêli ailelerin nerede olduğu bilinmiyor
Saldırıya uğrayan Viranşehirli aileler Kaymazlar köyünden çıkarken, Kobanêli ailelerin ise nerede olduğu bilinmiyor. Yurttaşlar, Kobanêli ailelerin saldırıya uğradıktan sonra çadır yerlerini değiştirdiğini söylerken, avukatlar Nusret Gürgöz, Özden Saldıran ve Hasan Kemal Elban'ın jandarmayla görüşme yaparak aileleri sorduğu ancak askerlerin kendilerine bir şey bilmediklerini söylediği belirtildi. Ancak jandarmalardan birinin kapıda avukatları bekleyenlere, "Suriyelileri götürdük, geldik" dediği bunun üzerine de endişelerin arttığı belirtildi.
Saldırıyla ilgili 2 ayrı soruşturma başlatıldığını belirten Avukat Nusret Gürgöz, "Soruşturmalardan biri saldırı, diğeri ise evlere yapılan tahribattan dolayı başlatıldı. Soruşturmaların takipçisi olacağız" dedi.
(gc/mg)

