Roboski: 'Kusursuz' katliam yok hükmünde adalet (DOSYA 3)
08:35
Roboski'de bir gün
Perihan Kaya-Berîtan Elyakut/JINHA
ŞIRNEX - Herkes için gelecek yeni yıl Roboski köyü için acıların yeniden yaşanmasından başka bir anlam ifade etmiyor. Her eve katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları asılırken, siyah giyen kadınların dilinden ise ağıtlar eksik olmuyor. İlk günden bu yana 34 canın mezarı başında bekleyen kadınlar, acılarını "tazminat" ödeyerek kapatmaya çalışanlardan sadece adalet bekliyor.
Dağların doruğunda eriyen karların oluşturduğu ince dere yatağının etrafında kurulu Qıleban'da, sabahın erken saatlerinde sürüler ahırdan otlak alanlara doğru yola alırken, gençler de katırlarıyla sınır hattına doğru ilerler. Çocuk kahkahalarının dağlara çarpıp geri dönen yankılarını delip, tepede kurulu 34 mezar taşında ağıt yakmak üzere yol alan karalara bürünen kadınlar ise tüm bu manzaranın en vurgulu siyah fırça darbesi gibi. İşte böyledir Qıleban'ın günlük yaşam manzaraları… Etrafı kalekollarla çevrili Qıleban köyünün acı tarihini sağır dilsiz hükümetten başka tüm dünya bilir oysaki. Bilir siyahlı kadınların ilk günkü gibi yanık ağıtların nedenini…
Karalara bürünen kadınlar adalet bekliyor
Bir gece ansızın yıkılan hayatın ardından sonsuza dek dünyada kara bir leke olarak kalacak olan Roboski katliamının ardından üç yıl geçti. İlk günden bu yana 34 canın mezarı başında bekleyen karalara bürünen kadınlar, acılarını "tazminat" ödeyerek kapatmaya çalışanlardan sadece adalet bekliyor. Her evde katliamda yaşamını yitiren oğulların, eşlerin, kardeşlerin, ağabeylerin, kuzenlerin, yeğenlerin fotoğrafları asılı. Köyde günlük ihtiyaçlar nedeniyle hayat hareketleniyor, hayatı canlandıran en önemli etken ise çocuklar. Gün boyunca köyde çocukların dışında erkek görmek neredeyse imkansız. Köydeki tüm yaşamı kadınlar yürütüyor. Tandır ekmeği yapan kadınlar, sobalarını yakan kadınlar, evin işini yapan kadınlar, yemek yapan kadınlar, evlerin önünü süpüren kadınlar, çocukları yıkayan kadınlar...
'Tek mutlu olduğumuz yer mezarlık'
Her köylü birbirinin evine gidip geliyor, kapılar tüm misafirlere sonuna kadar açık. Bizi görenler Kürtçe selamlayarak, "Hûn bi xêr hatin" diyor. Konuşmaya çok ihtiyaç duydukları, gördükleri insanlara katliamı anlatmaya başlamalarından anlaşılıyor. Kadınlar bizi gördükten sonra hemen katliam gününü anlatmaya başladı. Özellikle genç kadınlar, "Eskiden bizim köyümüz çok güzeldi. Ama katliamdan sonra annelerimizin yüzü artık gülmüyor. Hayat onlar için mezarlıktan ibaret. Artık neredeyse tek mutlu olduğumuz yer mezarlık oldu" şeklinde yorumlar yapıyor. Kadınların hemen hemen hepsinin yüzünde gizlemeye çalıştıkları bir hüzünleri var. İstemleri dışında da olsa köyün dışından birini gördüklerinde, hislerini, acılarını anlatmak istedikleri ortaya çıkıyor. Önce katliamın kendilerinde yarattığı travma üzerine konuşan kadınlar, sonra köylerindeki mutlu oldukları günleri, yaşamını yitiren yakınlarıyla geçirdikleri zamanları anlatıyor. Genç kadınlar, köydeki eğlencelerden çektikleri fotoğrafları göstererek, "Artık böyle anlar yaşanmıyor" diyor.
'Oğlum gittiğinden beri saçlarıma kına yakmıyorum'
Kadriye ana, "Oğlum gittiğinden beri saçlarıma kına yakmıyorum, 34 çocuğumuz katledildi nasıl yapayım" diyor titreyen ses tonuyla. Kadriye ana, çocuklarına ve torunlarına tek vasiyetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'a beddualarını devam ettirmeleri olduğunu söylüyor. Kadınlar sorumlular yargılanana kadar siyah elbise giymeyi devam ettirecek. Köyde kadınlarla, çocuklarla sohbet ettikten sonra köyü dolaşmaya ve insanları izlemeye başlıyoruz. Gün akşama dönüyor. Evlerde sobalar harlanıyor, çaylar yudumlanıyor. Dağların doruklarına karlar yağmış. Roboski'de kar sevilmez çünkü hem o geceyi hatırlatır kalanlara, hem de kefen rengidir beyaz. Buradaki acı ağıtlardan, umutlar ise çocukların şen kahkahalarından anlaşılıyor.
Yarın: HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, takipsizlik kararı verilen Roboski dosyasını anlattı.
(gc/mg)

