'Sur'un sosyal dokusunun bozulmasına izin vermeyeceğiz'

08:58

 


Derya Ceylan / JINHA


AMED - Kentleşmenin en yoğun yaşandığı yerlerden biri olan Sur ilçesinin tarihi dokusunun yok olmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Sur Belediyesi Eş Başkanı Fatma Şık Barut, Sur'da yapılması planlanan kentsel dönüşüm projelerine alternatif olarak yerinde dönüşüm projesini uygulayacaklarını ifade etti. Fatma, ayrıca Sur'da yaşayan halkın Sur'da kalacağının altını çizerek, Sur'un sosyal dokusunun bozulmasına müsaade etmeyeceklerini vurguladı.


"Toprağımızı, suyumuzu, enerjimizi komünleştirelim, demokratik özgür yaşamı inşa edelim" şiarıyla Diyarbakır'da DBP Yerel Yönetimler Merkezi Kadın Konferansı düzenlendi. Konferansın temel gündem maddelerinden biri olan kentleşme ve mimari yapıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan konferans delegelerinden Sur Belediyesi Eş Başkanı Fatma Şık Barut, Diyarbakır'a bağlı Sur ilçesinin tarihi dokusunu ve bugünkü durumunu anlattı.


'Sur birçok medeniyete başkentlik yapmış'


Sur'un binlerce yıl öncesinden bugüne kadar kendini yaşatan tarihi bir bölge olduğunu ifade eden Fatma, "Mezopotamya'nın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Sur, birçok medeniyete başkentlik yapmış. Burada Ermeniler, Süryaniler, Êzidîler, Araplar, Türkmenler ve Asurîler, çeşitli zamanlarda yaşamış. Asırlık bir tarihi olan Sur günümüzde ise köylerinden göç etmek zorunda kalan insanların yerleşim alanı olmuş durumdadır" ifadelerine yer verdi. 


'Kırsalla kent yaşamını dengelemeliyiz'


Fatma, kente gelişlerin en fazla olduğu dönemin 1990'lı yıllar olduğunu hatırlatarak, kente gelişlerle beraber birçok sorununda ortaya çıktığını dile getirdi. Fatma, "Bu gelişler beraberinde büyük sorunları da getirdi. Alt yapı sorunlarından tutun kent yaşamıyla çelişkiye düşme gibi çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalındı. Bugün ise burada büyük oranda bir kentleşmeye doğru gidiş söz konusudur. Kentleşmeden dolayı kırsal alanda nüfusun düşmesi ve kültürden koparak ideallerden uzaklaşma yaşanmaya başladı. Artık insanlar tarımı ve hayvancılığı bir tarafa bırakıp kentlerde sıkışma hallerini yaşıyor. Bundan dolayı yeniden ve dengeli bir şekilde bu duruma engel olarak kırsaldaki yaşam ile kent yaşamı arasındaki dengeyi kurabilmeliyiz" sözlerine yer verdi.  


'Sur'un sosyal dokusunun bozulmasına müsaade etmeyeceğiz'


Sur'daki tarihi yapıya kimsenin kendi imar planı ile müdahale edemeyeceğinin altını çizen Fatma, "Çünkü biz eski tarihi yapılarımızı tekrar ortaya çıkarmak zorundayız. Eski yapılar ile yeni yapılar karışmış durumdadır. Bununla beraber, Lale 1 ve Alipaşa mahallelerinde yapılması planlanan kentsel dönüşüm projeleri insanların kendi yerinden yurdundan ve sosyal yaşantısından koparıp şehir dışında bir yere yerleştirme durumundan dolayı halkta büyük bir tepki oluştu. Bizde kentsel dönüşüm projelerine alternatif olarak yerinde dönüşüm projeleri ile Sur'da yüksek yapılara ve mimarisi uygun olmayan yapılara asla müsaade etmeyeceğiz" dedi. Fatma, Sur'da yaşayan halkın Sur'da kalacağının altını çizerek, Sur'un sosyal dokusunun bozulmasına izin vermeyeceklerini sözlerine ekledi.  


'Yapılaşmalara karşı dur demeliyiz'


Türkiye'de en önemli sorunlardan birinin yapılaşma ve birbirine benzeşmenin olduğunu dile getiren Fatma, bunun önemli bir sorun olduğunu belirtti. Bu sorunun temelinde belediyeler ve belediyelerin gelir kaynağı olan imarın olduğunu kaydeden Fatma, "Biz her yerde bu yapılaşmalara karşı dur demeliyiz. Artık şehirlerimizi yapılara teslim etmeden ya da yapacağımız yapılarda kentsel mimariyi ön plana çıkararak yeni bir yapılanmaya gitmemiz gerekiyor. Bundan da kendi imar planımızı gözden geçirmemiz, sonucuna varıyoruz. Zaten yapılan yapılarla ilgili bir müdahale söz konusu olamaz. Ancak bunsan sonra yapılacak yapılarda ve planlamalarda daha dikkatli olmalıyız. Kadınlara, engellilere ve çocuklara hitap edecek kentsel mimarinin, ağaçlandırmanın ve yeşillendirmenin ön planda olduğu bir kent sonucuna varıyoruz" diye konuştu. 


(rt-dc/mg)