Kadın Koalisyonu'ndan Bakanlığa açık mektup
11:05
JINHA
İSTANBUL - İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını denetleyecek GREVIO heyetine önerilecek ismin belirlenmesi için hükümetçe oluşturulan komiteyi tanımadıklarını ifade eden Kadın Koalisyonu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na açık mektup yazarak, sözleşmesi sürecinde oluşturulan Komite'yi tanımadıklarını ve ulusal ve uluslararası tüm yasal başvuru yollarını kullanacaklarını açıkladı.
Kadın Koalisyonu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na yazdığı açık mektupta, İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını denetleyecek GREVIO heyetine önerilecek ismin belirlenmesi için hükümetçe oluşturulan komiteyi tanımadıklarını ifade etti.
Eşitlik mücadelesi veren kadın örgütlerinin süreçten dışlanarak, hükümetin süreci tek otorite olarak yönetmesini kadınlara yönelik şiddet olarak değerlendiren Koalisyon, kadın örgütlerinin sürece geniş ve etkin katılımının sağlanmaması halinde ulusal ve uluslararası tüm yasal başvuru yollarını kullanacaklarını açıkladı. Bakanlığa yazılan mektupta önce İstanbul Sözleşmesi’nin gerekleri hatırlatılarak, Türkiye’nin GREVIO adayını belirleyecek komiteye altı kamu görevlisi ve üç sivil toplum örgütü üyesi atandığı kaydedildi.
"Hükümetin ilgili politikalarını denetleyecek bir uluslararası Komiteye hükümet tarafından atanmışlarca önerilecek bir üyenin bağımsızlığı olmayacağı gibi meşruiyeti de olamaz” denilen mektupta, şu ifadelere yer verildi: "Kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığa ve şiddete karşı mücadele eden, eşitlik ve özgürlük mücadelesi veren kadın örgütleri, bu süreçten çeşitli bürokratik engellerle dışlanmıştır. Kadın örgütlerinin katılımının güvence altına alınmasını da içeren bir Sözleşmenin daha en başında böylesine pervasızca ihlal edilmesi kadın hak ve özgürlüklerine vurulan bir darbedir. Şiddetle mücadeleyi esas alan Sözleşmenin gereğince oluşturulacak bağımsız Komiteye (GREVİO), konunun asıl sahipleri kadın örgütlerini dışlayıp hükümetin tek otorite olarak müdahalesi doğrudan kadınlara yönelik şiddettir. Türkiye’de ve dünyada kadın örgütlerinin mücadelesi ile oluşmuş bir şiddetle mücadele sözleşmesinin uygulanması ve uygulamanın denetimi kadınlar için hayati önemdedir. Komite’ye hükümetin kendi belirleyeceği üyeyi gösterme çabası ise, 'orayı da kontrol altına alma’ girişiminden çok öte bir anlam taşır; kadınların eşitsiz konumlarının devamını sağlama, kadın cinayetlerinin toplu katliam sayılarına ulaştığı bir ülkede buna yönelik politikaları dışarda bırakarak bir tür suç ortaklığı yapmadır.
Tüm bu nedenlerle doğrudan hükümet tarafından oluşturulan bu komisyonu hiçbir şekilde tanımadığımızı duyururuz. Bu hatadan hızla geri dönülmemesi, kadın örgütlerinin geniş ve etkin katılımının sağlanmaması halinde ulusal ve uluslararası tüm yasal başvuru yollarını kullanacağız.”
(gc)
