DÜ'de 'Ortadoğu’yu Anlamak-Suriye’de Hayat Nereye Akıyor' paneli
18:19
JINHA
AMED - Diyarbakır Dicle Üniversitesi Kongre Merkezi'nde Sosyoloji Topluluğu tarafından 'Ortadoğu’yu Anlamak-Suriye’de Hayat Nereye Akıyor' konulu panel düzenlendi. Panelde konuşanlardan Gazeteci-Yazar Fehim Taştekin, "İttifakların, aktörlerin ve sahadaki oyuncuların sürekli değiştiği bir yapıdan bahsediyoruz. O nedenle de konuştuğumuz zaman biraz karmaşık geliyor insanlara. Bir sürü isim, bir sürü örgüt, bir sürü bölge ve bir sürü denge var" dedi.
Diyarbakır Dicle Üniversitesi Kongre Merkezi'nde Sosyoloji Topluluğu tarafından 'Ortadoğu'yu Anlamak - Suriye'de Hayat Nereye Akıyor' konulu panel düzenlendi. Panele çok sayıda öğrencinin yanı sıra, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi de katılım sağladı. Moderatörlüğünü Profesör Doktor Rüstem Erkan'ın yaptığı panele konuşmacı olarak Gazeteci- Yazar Fehim Taştekin ve Yardımcı Doçent Doktor Seda Altuğ katıldı. Panelde Ortadoğu'da gerçekleşen savaşlar, katliamlar ve direnişlere ilişkin değerlendirmeler dile getirildi. Panelde konuşan Seda Altuğ, "Farklı iktidar odakları arasında bir iktisadi ve siyasi güç mücadelesi var. Bu mücadelenin de Ortadoğu sahaları üzerinde gerçekleştiğine şahit oluyoruz" dedi.
'Rejimin en önemli gücü Sünnilere dayanıyor'
Panelde ilk olarak konuşan Gazeteci-Yazar Fehim Taştekin, "Ortadoğu çok dinamik bir bölge ve bu bölgede bırakın birkaç ülkeyi, yalnızca Suriye'yi takıp etmek bile ciddi bir mesai gerektiriyor. Aktörleri ve sahadaki durum inanılmaz değişkenlik arz ediyor. Suriye'de devlet başkanının Alevi olması hiç bir şey ifade etmiyor, rejimin en önemli gücü Sünnilere dayanıyor. İttifakların, aktörlerin ve sahadaki oyuncuların sürekli değiştiği bir yapıdan bahsediyoruz. O nedenle de konuştuğumuz zaman biraz karmaşık geliyor insanlara. Bir sürü isim, bir sürü örgüt, bir sürü bölge ve bir sürü denge var" şeklinde konuştu.
'Şiddetin arttığı bir ortam görmekteyiz'
Fehim'in ardından konuşan Yrd. Doç. Dr. Seda Altuğ, "Farklı iktidar odakları arasında bir iktisadi ve siyasi güç mücadelesi var. Bu mücadelenin de Ortadoğu sahaları üzerinde gerçekleştiğine şahit oluyoruz" dedi. Suriye'de 2011 yılının Mart ayında başlayan ayaklanmanın çok kısa bir sürede hem siyasi hem de askeri sahada çoğunluğunu İslamcıların oluşturduğu bir İslamcı ayaklanmaya dönüştüğüne işaret eden Seda, "Bölgede farklı mezheplerden oluşan dindarlığın gittikçe yükseldiği ve şiddetin arttığı bir ortam görmekteyiz. Kaç kişi hayatını kaybetti, kaç kişi devletin hapishanelerinde, kaç kişi kayıp. Kaç bin mültecinin Türkiye'ye geldiğini görüyoruz" ifadelerine yer verdi.
Panel, konuşmaların ardından katılımcıların soruları ve cevapların sonrasında sona erdi.
(bc-şh/gk)
