Bütçede kadının adı yok!

08:30

 


Eylem Daş/JINHA


İSTANBUL -  TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşan 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı toplumun dinamiklerini oluşturan emekçiler, gençler ve kadınları dışarıda bırakırken, kadınların adı dahi alınmadı. Bu yüzden kadınların bütçe hakkı mücadelesini önlerine koyması gerektiğini ifade eden DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, bütçenin emekçi halklar ve kadınlar üzerinden değil, sermayenin tercihleri üzerinden şekillendiğine vurgu yaptı.


2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı TBMM Genel Kurulu'nda yasalaştı. Genel Kurul'da, Kanunu Tasarısı'nın açık oylamasına 424 milletvekili katılırken 145 ret oyuna karşı 297 oyla kabul edildi.  2015 bütçesinde 520.4 milyar lira gider, 499.5 milyar lira gelir öngörüldü. Gergin geçen bütçe görüşmelerinde emekçiler, gençler, kadınlar ise dışarıda tutulurken, bütçede kadının adı dahi geçmedi. Görüşmeler başladığından bu yana tepkisini ortaya koyan kadınlar bütçenin erkek egemenlikli bakış açısıyla hazırlandığını belirterek, savaş ve yoksulluk bütçesi olduğunu dile getirdi. Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) Genel Başkan Yardımcısı Aylin Mert, 2015 bütçesinin savaştan yana ve emek düşmanı bir bütçe olduğunu belirtti.


'Silahlanmaya ayrılan bütçe emekçilere ve kadınlara ayrılmıyor'


Kadınlar cephesinden söylenebilecek çok şeyin olduğunu belirten Aylin Mert, bu sene özellikle Aksaray yapımında 700 milyon lira harcandığına dikkat çekerek ''Bu para ile yaşam odası dahi bulunmayan yüzlerce işçinin katledildiği Soma'da işçi ölümleri engellenebilirdi'' dedi. Silahlanmaya harcanan  bütçenin emekçilere ve kadınlara ayrılmadığını vurgulayan Aylin, ''Memlekette en önemli sorunlardan biri kadın cinayetleridir. Günde 5 kadının öldürüldüğü ve kadın cinayetlerinin normalleştirildiği bir politik atmosferden geçiyoruz'' diyerek, erkek devletin kadın düşmanı politikalarından vazgeçmesi gerektiğini vurguladı. Kadın sığınma evlerinin arttırılmasının acil ihtiyaçlardan biri olduğunu sözlerine ekleyen Aylin, şiddete uğrayan kadınlar için danışma hatlarının oluşturulmasının da önemli ihtiyaçlardan bir olduğunun altını çizdi.


'Belediyeler de cinsiyet eşitliğine dayalı bütçe oluşturmalı'


Aylin, belediyelerin de cinsiyet eşitliğine dayalı bütçe oluşturmaları gerektiğine dikkat çekerek, kadın politikalarının değişmesinin son derece önemli olduğunu ifade etti. ''2015 yılı bütçesini incelediğimizde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na ayrılan bütçenin yüzde 19 arttırılacağını gördük'' diyen Aylin,  bu yüzde 19'luk rakamın ise toplum hizmetleri olarak tabir edilen engelli, hasta ve yaşlı bakımı gibi hizmetlere tekabül ettiğini kaydetti.  ''Devlet tarafından zaten engelli ve hasta bakımı kadınlar tarafından yapılıyor gibi bir algı var. Bütçenin buraya aktarılması ile birlikte asıl muhatap alınması gereken kadınlar görmezden geliniyor'' şeklinde konuşan Aylin, devletin bakanlıkta dahi kadının ismini görmeye tahammül edemediğinin altını çizerek, bu politikaların karşılığının da bütçe gibi uygulamalarla kendini gösterdiğini kaydetti.


'Bütçe görüşmelerinde sermayenin çıkarları gözetleniyor'


DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu ise, ''Bütçe dediğimiz şey, bir ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini yaratanların, işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin yarattığı toplam değerin nasıl ve nereye harcanacağının belirlendiği politik belgelerdir'' dedi. Arzu, Türkiye'de bütçenin belirlenmesinde tüm bu değerlerin yok sayıldığını ve emekçilerin söz hakkının olmadığını vurguladı. "Bu yılki bütçe görüşmeleri bağrışmalarla ve AKP hükümetinin parmak sallamalarıyla geçti" diyen Arzu, bu sebeple kadınların bütçe hakkı mücadelesini önlerine koymaları gerektiğini ifade etti. Arzu, bütçenin temel mantığının emekçi halklara ve kadınlara harcamak olması gerekirken, sermayenin tercihleri üzerinden şekillendiğine işaret ederek bütçede en fazla kalemin İçişleri Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Diyanet'e ayrıldığını söyledi.


'Bütçe ile AKP'nin gerici politikaları bir kez daha görüldü'


Bu kalemlere ayrılan bütçe ile AKP'nin gerici politikalarının bir kez daha net bir biçimde görüldüğüne işaret eden Arzu, bunun yanında eğitime, sağlığa ve sosyal güvenliğe hiçbir pay ayrılmadığını belirterek, bu alanlara ayrılan bütçenin git gide küçüldüğüne dikkat çekti. Arzu, "Kadınlar açısından da ev içi bakım hizmetleri, iş yerlerinde kreşlerin açılması gibi uygulamaların olmadığını, bütçenin sermayenin lehine kullanıldığını görüyoruz. Bu bütçe, her gün yeni TOMA'ların alındığı, biber gazlarına payın ayrıldığı,  polislerin ve ordunun sürekli olarak güçlendirildiği bir savaş yaklaşımıdır'' şeklinde konuşarak, AKP'nin savaş politikalarının Türkiye'yi kötü bir noktaya getirdiğini söyledi.


(gc/mg)