'Kendi topraklarımda daha özgür ve mutluyum'

08:35

 


Nurcan Yalçın / JINHA


GURGUM - İstanbul'da 25 yılını geçirdikten sonra köyüne dönen Perihan Demir, kendisine çiftlik kurarak hayvan bakımına başladı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından başlatılan "Sürü Yönetimi Elemanı Benim Projesi" kapsamında Elbistan ilçesinde düzenlenen kursa tek kadın olarak katılarak sertifika alan Perihan, kendisini köyünde topraklarında daha özgür ve mutlu hissediyor. 


Maraş'ın Elbistan ilçesine bağlı Sevdilli köyünde yaşayan 40 yaşındaki Perihan Demir, ilçesinde ilk kez hayvan yetiştiriciliği ve bakımı sertifikası alan kadın oldu. 12 yaşındayken ailesiyle İstanbul'a taşınan Perihan, 25 yıl sonra yeniden köyüne dönerek kendini daha özgür ve mutlu hissettiği bir yaşam kurdu. Evli ve iki çocuk annesi Perihan, 3 yıl önce köyüne döndüğünde, çiftlik kurarak küçükbaş hayvan yetiştirmeye başladı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından başlatılan "Sürü Yönetimi Elemanı Benim Projesi" kapsamında Elbistan ilçesinde düzenlenen kursa katılarak sertifika alan Perihan, sürü yönetimi, koyunların merada ve ahırda bakımı, hastalıkların tespiti, veteriner hekime yardımcı olma ve planlanan tedavinin uygulanması konularında eğitim aldı. Kursa katılan tek kadın olan Perihan Demir, yaptığı işi çok sevdiğini dile getirdi.


'20 kişi içinde tek kadın bendim'


Hayvancılıkla 3 yıldır ilgilendiğini kaydeden Perihan, "Hayvancılıkla ilgili sertifikanın verileceğini duyunca ben gitmek istedim çünkü hayvanların bakımıyla bire bir ben ilgileniyorum. Ben gittiğim de gördüm ki 20 kişi içinde tek kadın benim" dedi. Hayvanları çok sevdiğini, onlarla arasında duygusal bir bağ olduğunu belirten Perihan, "Hayvanları çok seviyorum. Bu işi yapmanız gerekiyorsa hayvanları sevmeniz gerekiyor. Eğer sevmiyorsanız bu işi asla yapamazsınız. Büyük şehirden gelip ahıra girmek, hayvanların içine girmek zordur. Herkesin yapabileceği bir işi değil sevmekle olunur ancak. Ben baktığım hayvanları o kadar çok seviyorum ki burada kesilen hayvanın etini yemiyorum. Onları besleyip büyütüyorum kendi çocuğummuş gibi hissediyorum artık" şeklinde konuştu.


'Kendi toprağımdayım ve daha özgürüm' 


Hayvancılık konusunda kadınların kendilerine güvenmeleri gerektiğini ve kadınların istediklerinde yapamayacakları hiçbir işin olmadığını belirten Perihan, "Kadınlar erkeğe bağımlı kalmak zorunda değiller her işi yapabilirler. Kadınlar sadece anne, eş değil kendilerinin birey olduklarını kabul edip bunu gördüklerinde yapamadıkları hiçbir iş yok. Ben bu işi sevdiğim için sonuna kadar sürdürmeye kararlıyım. En azından kendi toprağımdayım ve kendi toprağımda özgürüm. Kimse bana 'şunu yap bunu yap' demiyor. Kendi toprağındasın ve özgürsün bence en güzeli bu" ifadelerini kullandı.


'İnsanlar kendi topraklarında daha uzun süre yaşayabilir'


Çiftliğinde koyun, keçi, at, köpek ve kedisi olan Perihan, hayvanların hepsiyle tek tek ilgileniyor. Topraklarını bırakmak zorunda kalan herkesin köylerine geri dönebileceğini söyleyen Perihan, "Ben şahsen emir altında çalışamam. Ben burada hayvanlarla günde 16 saat ilgileniyorum ve hiç yorgunluk hissetmiyorum ama büyük şehirdeki o stres, o yorucu baskı daha kötü bence. Hiç olmasa kendi toprağında bahçe ekebilirler, tarlalarında çalışabilirler. Hayvancılık dışında da farklı işler yapabilirler. Bu şekilde daha mutlu ve uzun bir hayat yaşayabilirler" dedi. Çiftliklerinde Afrin'den gelen iki ailenin kaldığını ve kendileriyle birlikte çalıştığını ifade eden Perihan, hem kendi topraklarını terk etmek zorunda kaldıkları için, hem de aynı kültürden oldukları için Rojavalı ailelerle çalışmayı tercih ettiklerini dile getirdi.


(gc/mg)