GATA'nın onayladığı işkenceyi Askeri Mahkeme görmedi!
08:32
Handan Tufan / JINHA
İZMİR - Askerlik yaptığı birliğinde bir onbaşının işkencesine maruz kalan ve aldığı darp nedeniyle bir dalağını kaybeden Sinan Işık'ın davasında işkence GATA raporunda onaylanmasına rağmen, Milli Savunma Bakanlığı Askeri Yüksek İdari Mahkemesi hizmet kusurunun olmadığını iddia etti.
Aydın'ın Buharkent ilçesinde yaşayan Ağrılı Kürt bir ailenin çocuğu olan Sinan Işık, İstanbul Kasımpaşa'da Askeri Hastane'de askerliğini yaparken 25 Şubat 2012 tarihinde İbrahim Halil Deniz adlı onbaşının işkencesine maruz kaldı. Onbaşı İbrahim Halil Deniz, "sana bir şaka yapacağım" diyerek Sinan'ın ellerini kalorifer borusuna kelepçeleyerek, dakikalarca dövdü. Aldığı darp nedeniyle iç organları zedelenen Sinan, gördüğü işkence nedeniyle iç kanama geçirdi ve 12 gün yoğun bakımda kaldı. Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA) geçirdiği ameliyat sonrası parçalanan dalağı alınan Sinan, daha sonra "çürük raporu" verilerek, evine gönderildi. Yaşanan işkence sonrası Sinan, yüzde 37 engelli bir şekilde yaşamına devam ediyor. Olay sonrasında Sinan ve ailesi, işkence yapan asker hakkında suç duyurusunda bulundu. Başlatılan soruşturmada onbaşı İbrahim Halil'in "Ben Sinan'a şaka yapmıştım" demesi üzerine soruşturma dosyasını inceleyen Askeri Savcı, olayın tamamen bir şakadan ibaret olduğu yönünde çıkarımlarda bulunarak, kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
'GATA raporu işkenceyi onayladı ama...'
Sinan, Savcılık kararı sonrasında avukatı aracılığıyla askeri mahkemeye başvurmuş ve askeri mahkeme de aynı gerekçeyle takipsizlik kararı vermişti. Dava Anayasa Mahkemesi'ne gönderilirken, aynı zamanda Milli Savunma Bakanlığı Askeri Yüksek İdari Mahkemesi'ne de başvuruldu. Başvuruda GATA'dan gelen bilirkişi raporuna dalak patlamasının darptan kaynaklandığı çok açık bir şekilde yansıdı. GATA'dan gelen darp raporuyla birlikte Askeri Savcılığın verdiği takipsizlik kararıyla ilgili yeniden yargılama yoluna gidildi.
'Hizmet kusuru yok'
Milli Savunma Bakanlığı Askeri Yüksek İdari Mahkemesi gelen cevapta, idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırıldığı söylenerek, "Ortada bir zarar yoksa veya meydana gelen zarar idari eylem ya da işlemden doğmamış ise, yahut zararla idari eylem veya işlem arasında nedensellik bağı kurulamıyorsa, idarenin tazmin sorumluluğundan söz edilemez" denildi. Davayla ilgili daha öncede kavuşturmaya yer olmadığının hatırlatıldığı cevapta, "Dolayısıyla dava konusu olayda davalı idarenin tazmin sorumluluğunu doğuracak hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğu gerektiren bir durum söz konusu olmadığı bu nedenle maddi ve manevi tazminat istemli davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır" diye belirtildi.
(ht/mg)

