'Kadın istihdamı sadece söylemde kaldı'
08:40
Derya Ceylan-Mizgin Tabu / JINHA
AMED - İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Görevlisi ve İktisat Uzmanı Nuray Ergüneş, 2014 yılında 'kadın istihdamının' sadece söylemlerde kaldığını belirterek, "Kadınlar hem evdeki iş bölümünü değişikliğe uğratmayan bir yapı olarak gösteriliyor, hem de bizim iş tanımı içerisinde düşünemeyeceğimiz bir istihdam modeliyle karşı karşıya kalıyor" dedi.
Türkiye'de geçmiş yıllarda olduğu gibi 2014 yılı içerisinde de kadınların diğer alanlarda olduğu gibi ekonomik alandaki mücadelesi yıl boyunca sürdü. Kadınlar, girişimcilik, istihdam ve kamu ile ilgili sorunlarını en fazla 2014 yılı içerisinde dile getirdi. Bunların yanı sıra 2014 yılı, kadınların ucuz iş gücü olarak görülmesi, kadınların iş yaşamında ikinci konumda olması, kamuda uğradığı haksızlıklar gibi karşılaştığı birçok sorunla mücadele ettiği bir yıl oldu. 2014 yılı içerisinde kadın girişimcilerin sayısı 100 bini aşarken, bunun yüzde 37'si girişimciliğe yeni başlayan kadınlardan oluşuyor. Kadın istihdamında ise Türkiye genelinde 73 ilde önemli oranda bir artış yaşanırken, 8 ilde ise istihdamın az olduğu gözleniyor. Ekonomik alanda kadınlar açısından önemli gelişmelerin yaşandığını ifade eden Diyarbakır İş kadınları Derneği Başkanı Reyhan Aktar, Türkiye genelinde ekonomik açıdan kadınların yaşadığı eşitsizliği değerlendirdi.
'Kadınların iş yaşamındaki gelişmeler iller başında eşit değil'
Reyhan, 2014 yılı içerisinde kadın esnaflar, kadın işçiler ve kamuda çalışan kadınlar açısından yaşanan gelişmelerin iller bazında eş değer durumda olmadığını söyleyerek, "Kadın istihdamına baktığımızda istihdamın en yüksek olduğu illerin içerisinde Edirne'yi gördük. Ama bununla beraber en düşük ilinde Şırnak olduğunu gördük. Bunlar bizim bölgemiz açısından üzücü rakamlardır. Kadın esnaflarda ise, en yüksek oran Eskişehir'de iken, en düşük oran ise Siirt olarak görülüyor. Kadın çiftçilerde de en yüksek kadın çiftçi oranı Rize iken, en düşük ise yine Siirt. Kamu çalışanlarına baktığımızda İzmir en yoğunluklu olan il, en düşük il ise Hakkari'dir" ifadelerine yer verdi.
'TÜİK'in sonuçları verimli değil'
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) kadın istihdamı ve girişimi ile ilgili bölgeler ve iller üzerinden açıkladığı sonuçların verimli olmadığını ifade eden Reyhan, "TÜİK'in raporlarından verimli sonuç alamıyoruz. Diyarbakır ve Urfa'yı bir arada gösteren TRC 2 bölgesi olarak ifade edildiğinden dolayı bizim verilerimiz genelde total olarak Diyarbakır-Urfa karma olarak elde ettiğimiz verilerden oluşuyor. Bu durum ise bizim için avantajlı bir durum değil. Çünkü iki il istihdam rakamları konusunda birbirine yakın olsa bile sosyal olarak birbirine çok ta yakın iller değil. O yüzden de bu durum doğru analiz etmemiz yönünde bazı aksaklıkları göz önüne koyuyor. Yerelden de bu tarz ciddi istatistikleri yapabilmek ciddi bir maliyet gerektiriyor" diye belirtti.
'Ekonomik çalışmalar profesyonelleşmeli'
İstihdam rakamlarına daha çok yasal olmayan rakamlar üzerinden gözlemlemek zorunda kaldıklarını söyleyen Reyhan, "Kadın istihdamında bölgede 2014 yılında aylara göre yüzde 27, 28, 30 arasında değişen bir rakam söz konusudur. Ama buradaki illere baktığımızda Diyarbakır yüzde 9-12 arasında değişen bir rakamın yarısı bile değil. Arada büyük bir uçurum var. Bununla ilgili çok fazla şey yapılması konusunda hemfikiriz. Ancak çok küçük ölçekte kadınları fakirlikten kurtaracak düzeyde çalışmalar yapılıyor, fakat buda çok fazla yeterli olmuyor. Daha çok bireysel geçim sağlayabilen rakamlar ve tutarlar oluyor" dedi. Reyhan, ekonomik çalışmaların profesyonelleşmesi gerektiğini dile getirerek, bunun için dünya çapında yöntemlere gidilmesi gerektiğini söyledi.
'Kadınlar iş yaşamında cesur ve girişimci olmalı'
Reyhan, iş yaşamında kadınların her yıl aynı sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirterek, buna karşılık yaptıkları çözüm önerilerini sıraladı. Reyhan, kadınların iş yaşamında daha cesur ve daha girişimci olması gerektiğini kaydederek, "Bunun için özgüvenin olması gerekiyor. Bu özgüven ile kadınların iş yaşamına atıldığında finansmana ulaşma noktasında daha kolaylaştırıcı işlemlerden geçmeli, bununla beraber örgütsel çalışmaların içerisinde yer almalı, bu örgütsel çalışmalar, sendikalar ve sivil toplum örgütleri olabilir" diye konuştu.
'İstihdam sözde görünüyor'
Ekonomik yaşam içerisindeki daralmanın kadınlar üzerindeki etkisine dikkat çeken İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Görevlisi ve İktisat Uzmanı Nuray Ergüneş, buna örnek olarak kadın işsiz sayısındaki artışı gösterdi. Nuray, kadın istihdamına yönelik hükümetin politikalarını eleştirerek, "Hükümet tarafından istihdamı artırmaya yönelik 'insana yakışır iş' diye tanımlayabileceğimiz statüde işler yok. Üstelik kadınlar çalışmak istediğinde çalışabilecekleri alanlar esnekleşme denilen süreçle beraber aslında daha güvencesiz, merdiven altı olarak isimlendirdiğimiz sağlıksız işlerdir. Bu durum bize çok olumsuz olarak yansıyor. Sözde istihdam görünüyor, ama kadınlara hem evdeki iş bölümünü değişikliğe uğratmayan bir yapı gösteriyor, hem de bizim iş tanımı içerisinde düşünemeyeceğimiz bir istihdam modeliyle bizi karşı karşıya bırakıyor" ifadelerini kullandı.
'Kısmi iyileştirmeler aile temelli politikalardır'
Ekonomik açıdan 2014 yılının olumlu yönde getirisinin olmadığı bir yıl olarak değerlendiren Nuray, yasal düzenlemeler ile yapılan kısmi iyileştirmelerin daha çok aile temelli bir politika olduğunu ifade etti. Nuray, "2014 yılı, cinsiyetçi iş bölümünü değişikliğe uğratmayan ve kadınları asıl mağdur eden alanın dönüşümüne engel olan, ancak bunu pekiştiren bir süreç yılı olarak yaşandı. Sosyal politikalar da ise genel olarak daralmanın etkisini yine kadınlar daha olumsuz koşullarda yaşadı. Evlerde bakım hizmeti, yaşlı ve çocuk bakımı şeklinde onların sırtına yüklenen bir dizi politika uygulandı" diyerek, kadınların ekonomik yaşam içerisinde yaşadığı sorunlarda artış olduğunu sözlerine ekledi.
(mt-dc/mg)

