Kürt kadın mücadelesinde 'Sê Jinên Azad' (BÖLÜM 2)
09:03
'Katliamın arkasında Ankara, Paris, Almanya var'
Asiye Tekin-Sarya Gözüoğlu /JINHA
AMED - Paris'te iki yıl önce 3 Kürt kadın siyasetçinin katledilmesine ilişkin davayı yakından takip eden HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Avukat Meral Danış Beştaş; AKP'nin katliamı 'paralel yapıya' yükleyerek kendini aklamaya çalıştığını söyledi. Meral, "İstediğiniz de herkese yönelik operasyon yapabiliyorsunuz ve bunu başbakan, cumhurbaşkanı, bakanlar düzeyinde savunuyorsunuz. Bu mesele de niye yapmıyorsunuz? Mademki paralel yapı yaptı diyorsunuz o halde sizin de bunu ortaya çıkartma sorumluluğunuz var. Hükümet eğer Paris cinayetini başka güçlere yüklüyorsa bundan kurtulamaz, kurtulması için bunun faillerini ortaya çıkartması gerekiyor. O belgeleri aydınlatması, açıklaması gerekiyor " dedi.
Fransa'nın başkenti Paris'te 9 Ocak 2013'te Kürt kadın siyasetçileri Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in katledilmesi üzerinden iki yıl geçti. Katliamın ardından fail olarak bir tek tetikçi Ömer Güney tutuklanırken, katliamın arkasındaki güçler ise ortaya çıkarılmadı. Davayı yakından takip eden HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Avukat Meral Danış Beştaş, 9 Ocak Paris Katliamının hukuki boyutunu değerlendirdi. Katil zanlısı olarak tutuklanan Ömer Güney'le ilgili Türkiye ve Fransa'da soruşturmanın başladığını söyleyen Meral, "Paris'te üç ayrı avukat bu dosyayı titizlikle inceliyor. Bizde Türkiye'de olan boyutunu her ay dilekçelerimizle başvurularda bulunuyoruz. Ömer Güney dışında davada herhangi bir tutuklu yok. Bu olayın sebepleri, amacı ve bu olayda yer alan işbirliği ülkelerle ilgili herhangi bir ilerleme yok. Benzer dosyalardan yola çıkarak bu işin arkasındaki güçlerin kim olduğunu tahmin etmek zor değil. Bu komplonun devletlerarası bir işbirliği sonucu gerçekleştiğinden şüphemiz yok" dedi.
'Bu işin içinde Ankara, Paris ve Almanya var'
Paris Katliamı'nı gerçekleştiren Ömer Güney'in Almanya'da yaşadığını sonrasında Fransa'ya yerleştiğini ve Türkiye ile ilişkileri yoğun olan bir kişi olduğunu belirten Meral, "Tutuklu bulunan şahıs Ömer Güney'in üzerinde Türkiye'ye ait birçok SİM kartı ele geçirildi. Türkiye ile sürekli irtibat halinde. Bu şahsın üç ülke arasında özel bir işi olduğu o kadar açık ki dosyada. Fakat buna rağmen bilinen bir durumu bu güne kadar ortaya koymaktan imtina ediyorlar. Bu işin içinde Ankara, Paris ve Almanya var. Buda olayın ne kadar derinlerde olduğunu istihbaratın üst düzeyde paylaşıldığını aslında ortaya koyuyor" diye anlattı.
Fransa'yı 'Siyasi cinayetler ülkesi' diye tanımlayan Meral, "Daha öncede Cezayirlilere yönelik cinayetler olmuştu. Fransa'da suç işleyen şahıs Fransa ile dost ülkenin vatandaşı ise yargılamayı yapmaktan imtina ediyor. Ama farklı bir ülke ise ilişkileri mesafeli ise dost ülke değilse kendisi yargılayıp ceza verebiliyor. Türkiye-Fransa ilişkilerine baktığımızda hukukun uygulanmadığını görüyoruz. Paris'te davayla ilgili istihbarat bilgilerinin paylaşımı için arkadaşlarımızın talebi reddedildi. Talebimiz istihbarat bilgilerinin paylaşılması" dedi.
'Ömer Güney şahsında dava kapatılmak isteniyor'
Davayla ilgili ortaya atılan iddiaları da değerlendiren Meral, "Hakimin evine hırsızların girdiği ve dosyanın kaçırıldığı iddiası var. Dosyadaki deliller karartılmak isteniyor. Ancak bunun üzerinde olan şeyde Fransa ile Türkiye'nin dost ülkeler olması. Dostluk derken basit bir dostluktan bahsetmiyorum, işbirliğine dayanan bir dostluktan bahsediyorum. Dayanışma ve birlikte bu işi yapma konusunda diyorum. Adli yardım anlaşması ve dostluk neticesinde iki ülke de bu işin faillerini çıkarmıyor, çıkarmak istemiyor. Bunun ucu muhtemelen şuana kadar ortaya çıkarılmadığı için çok daha derin yapılara ve ilişkilere uzanıyor. Bir fail var bu failde Ömer Güney'dir. Komplonun ikinci yılının dolmasına çok az bir süre kaldı. Dosyadaki bu kadar delil ve veriye rağmen hala arkasındaki güçler için bir gelişme olmaması Ömer Güney şahsında davayı kapatma istemini ifade ediyor" şeklinde konuştu.
'Gerçekler aydınlatılmıyor'
Teknolojinin bu kadar gelişkin olduğu bir çağda katliamın arkasındaki güçlerin çıkartılmamasının mümkün olmadığını ifade eden Meral, "Titiz ciddi bir soruşturmayla Ömer Güney'in kimlerle görüştüğü, nasıl görüştüğü, görüşme içeriğinin ne olduğu, arkasındaki güçlerin kim olduğu ortaya çıkarılabilir. Ömer Güney bu katliamdan sonra gidip cenazeye katılabilecek kadar da gözü kara biri. Bu kadar kendine güvenen belki de arkasındaki güce güvenen bir konumda, belki de onu bilerek yem olarak kullandılar. Bunların hepsi bir soru olarak ortada duruyor. Hukuk sistemi bunlara cevap vermiyor değil, vermiyor. Ömer Güney'de belki bilinçli seçildi. Şuanda beyninde tümör olduğu iddiası var, sağlık raporu var. Onu destekleyenler belki de onu cezaevinden çıkarmayı bile düşünüyorlar. Bunların hepsi yanıtlanamayan soru işaretleri" dedi.
'MİT'in bu olayda olduğunu biliyoruz'
Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) ait olduğu iddia edilen kayıtların kamuoyuna daha önce yansıdığını hatırlatan Meral, "Ömer Güney ve MİT arasında gerçekleşen telefon görüşmeleri, belgeler ve ses analizleri kamuoyuna yansıdı. Buna dair biz Ankara Savcılığı'na defalarca başvuru yaparak MİT'ten bunun araştırılmasını ve bilgilerinin verilmesini istedik. Şuana kadar Başbakanlık ve MİT'e yazılan yazılara ilişkin hiçbir yanıt alamadık. MİT'in bu olayda olduğunu biliyoruz çünkü MİT bunu reddetmedi. Bu belgeler, ses ve evraklar bize ait değil demedi. Hatırladığım kadarıyla MİT 'biz bunun nerden kaynakladığını araştırıyoruz. Soruşturmamız devam ediyor' dediler. Bu soruşturma bitmedi mi? Aradan yıllar geçti. Bu konuda Başbakan ve AKP hükümetinin acil bir şekilde cevap vermesi gerekiyor. MİT bağlantısına ilişkin veriler nedir? Bu iş niye böyle olmuştur? sorularına cevap vermeliler" şeklinde belirtti.
'AKP olayı paralele yükleyerek kendisini aklamaya çalışıyor'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 19 Mart konuşmasına dikkat çeken Meral, "Tayyip Erdoğan 19 Mart 2014 konuşmasında 'Oslo görüşmelerini askıya almak için uğraşanlar Paris cinayetini işleyenlerdir' dedi. Hükümet işin içinden çıkmaya çalışırken yaptığı işleri de paralele yüklüyor. AKP hükümeti cinayeti paralele yüklemek istiyor ve kendisini aklamaya çalışıyor" dedi. AKP'nin 'paralel yapı' dediği Gülen Cemaati ile o dönemki ortaklığına da dikkat çeken Meral, "Bu ortaklığı unutarak bazı sorular soralım; Peki siz hükümetsiniz bu devletin bütün organları yürütme olarak sizin elinizde. Birçok alana hükmettiğinizi görüyoruz. İstediğiniz de herkese yönelik operasyon yapabiliyorsunuz ve bunu başbakan, cumhurbaşkanı, bakanlar düzeyinde savunuyorsunuz. Bu mesele de niye yapmıyorsunuz? Mademki paralel yapı yaptı diyorsunuz o halde sizin de bunu ortaya çıkartma sorumluluğunuz var. Hükümet eğer Paris cinayetini başka güçlere yüklüyorsa bundan kurtulamaz, kurtulması için bunun faillerini ortaya çıkartması gerekiyor. O belgeleri aydınlatması, açıklaması gerekiyor. Davanın taraflarına bizlere kamuoyuna ve ailelere böyle bir açıklama yapma mecburiyetleri var. Şuana kadar susmayı tercih ettiler" diye kaydetti.
'Üç devrimci kadının mücadelesi asla aksamayacak'
Meral konuşmasının devamında şunlara yer verdi: "Bu komploda hedeflenen sadece üç kadın değil, tüm Kürt kadınlarıdır. Belli bir siyasi arka plana sahip olan kadınlar ve devrimci kadınlardır. Bu komploda hedeflenen şey kadınların özgürlük yolundaki adımlarını aksatmak, kadınlara güç kaybettirmek, kadın mücadelesini kesintiye uğratmaktır. Kadınlar bu ve benzeri müdahalenin önemli bir yerinde duruyor. Paris katliamında yaşamını yitiren üç devrimci kadının mücadelesi asla aksamayacak. Onların mücadelesini engellemeye çalışanlara karşı Kürt kadınlarının mücadelesi büyüyerek devam ediyor. Kadın özgürlük mücadelesi hiç kimsenin tahmin etmediği bir ortam ve atmosferde büyük bir inançla devam ediyor ve devam edecek."
Yarın: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan: Direnişin adı Sakine…
(at/sg/mg)

