Makbule'yi katledenlerin yargılanması istendi
14:14
JINHA
HABER MERKEZİ - Faili meçhul cinayetlerle katledilen ve gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sormak ve sorumluların yargılanmasını talep etmek için kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları her hafta olduğu gibi bu hafta da alanlardaydı. Cizre, Batman'da "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" talepleri yinelenirken, Diyarbakır'da ise 1991 yılında çocuklarının gözü önünde polis aracına bindirildikten sonra bir daha haber alınamayan Makbule Ökden için adalet talep edildi.
AMED
Gözaltında kaybedilen ve faili meçhul cinayetle katledilenler için adalet talebiyle İHD ve kayıp yakınları tarafından başlatılan oturma eylemi 308. hafta da Diyarbakır Koşuyolu Parkı Yaşamanıtı önünde devam etti. Kaybedilenlerin fotoğraflarının taşındığı eyleme kayıp yakınlarının yanı sıra İHD Şube Başkanı Raci Bilici, Barış Anneli Meclisi üyeleri ve TUHAD-DER'liler katıldı. Bu haftaki eylemde 1991 yılında Cizre'de silahlı kişilerce evinden alınarak polis aracına bindirildikten sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Makbule Ökden'in kaybediliş hikayesi anlatılarak, akibeti soruldu ve sorumluların yargılanması istendi. Basın açıklamasından önce konuşan İHD Şube Başkanı Raci Bilici, "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" talebiyle 308 haftadır adalet talep ettiklerini hatırlattı. Yürütülen barış sürecine de değinen Raci, "Yaptığınız katliamlarla yüz yüze gelmediğiniz sürece onurlu bir barış olmayacaktır. Türkiye devletine sesleniyoruz artık barış için süreç için adım atmanız gerekiyor" dedi.
Makbule Ökden nerede?
Ardından haftanın basın açıklamasında Makbule Ökden'in kaybediliş hikayesi anlatıldı. İHD Kayıplar Komisyonu üyesi Avukat Abdullah Zeytun, "Makbule evinini önünden alınarak polis aracına bindirildi. Aradan birkaç gün geçtikten sonra Makbule'nin Ceyhan'da yaşayan ailesine haber verildi ve hemen Cizre'ye geldiler. Anne Sitti Tanrıverdi Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek, "kızım kayboldu, çocukları ortada kaldı" şeklinde ifade verdi ancak herhangi bir cevap alamadı. Makbule'nin çocukları henüz nüfusa kayıtlı değildi. Ailesi çocukları nüfusa anne, babaları üzerinde kaydettirmekte sorun yaşadılar. Nüfus Müdürlüğü anne ve babanın gelmesi gerektiğini söylüyordu. Bir yıl boyunca dedeleri bununla uğraştı. En sonunda o dönemde Cizre'de görevli bir kadın memur yardımcı oldu ve çocuklar anne-babalarının nüfusu üzerine kaydettirilebildiler. O dönemde Ökden ailesi maddi olarak da karşılayamayacaklarını düşündükleri için herhangi bir avukat tutmadı. 3 Eylül 2009 tarihinde Şırnak'ın Cizre İlçesi'ne bağlı Basisk (Kuştepe) Köyü yakınlarında yol yapım çalışması sırasında iki insana ait olduğu tahmin edilen kemikler ve kemiklerin yanında kadın giysileri, puşi ve yöresel kıyafetler bulundu. Savcılık tarafından yapılan ilk incelemenin sonunda 2 kişinin uzun namlulu silahla ve başlarından tek kurşunla öldürüldüğü tespit edildi. O dönemde savcılık başvurusu olan Sitti Tanrıverdi savcılığa çağrıldı. Altın kaplama dişinden ve yapılan DNA testinden sonra kemiklerin Makbule Ökden'e ait olduğu anlaşıldı ve Ökden'in kemikleri ailesine teslim edildi. Sonrasında tekrar ifade için savcılıktan çağrıldılar. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca 2009/1591 dosya numarasıyla açılan soruşturma 2009/430 numaralı soruşturmayla birleştirilerek tanıkların ve diğer ilgililerin ifadeleri alındı. Aralık 2012 itibariyle soruşturma devam ediyor" dedi. Açıklamanın ardından adalet talebiyle 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi.
BATMAN
İHD Batman Şubesi ve kayıp yakınlarının "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" sloganı ile gerçekleştirdiği oturma eyleminin 308. haftasında, kayıp yakınları, İHD yöneticileri ve sivil toplum örgütleri Atatürk Parkı'nda bir araya geldi. Kayıp yakınları adına açıklamayı yapan İHD Batman Şube Başkanı Mehmet Bağatır, 25 yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen, kayıp yakınlarının açtığı davaların sonuçlanmaması için zaman aşımına uğramasının beklendiğini belirtti. Mehmet, geçmişte yaşanan kaybedilmelerin sistematik olarak sivil insanlara karşı işlendiğini ifade ederek, "Faili Meçhul' cinayetleri işleyen kişi ve yasadışı yapılardan hesap sorulamadığından başat toplumsal sorunlarımızdan olan 'Kürt Meselesi',Katılımcı Demokratik Bir Anayasa gibi sorunların çözümü gecikmekte ve bir bütün olarak toplumun geleceğini tehdit etmekle kalmamakta benzer olayların tekraren yaşanmasına zemin hazırlamaktadır" dedi.
CİZRE
Şırnak'ın Cizre ilçesinde 90'lı yıllarda "faili meçhul" cinayetlerle kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Sanat Sokağı'nda bir araya gelen Dayikên Şemîyê, bu haftada soğuk hava ve yağışa rağmen eylemlerini sürdürdü. 315'inci haftasını geride bırakan Dayikên Şemîyê, eylemde yakınlarının fotoğrafını taşıdı. Her hafta bir hikâyenin anlatıldığı eyleme, MEYA-DER, İHD, KURDİ-DER ve Barış Anneleri Meclisi üyeleri de katılarak destek verdi. Bu hafta, 1994 yılında Şırnak'ın Silopi ilçesine bağlı Ortaköy'de tarlada çalışırken askerlerce götürülüp bir daha kendilerinden haber alınamayan Sabri ve Abidin Polat kardeşlerin kaybediliş hikâyesi, Abidin Polat'ın çocuğu Fehime Oktar tarafından yazılan mektupla anlatıldı. Polat ailesi adına mektubu okuyan İHD üyesi Abdulkerim Pusat, 18 yıl önce korucu olmaları için askerler tarafından zorlanan Polat kardeşlerin koruculuğu kabul etmeyerek, Uludere'nin Kiron köyünden Silopi'nin Ortaköy köyüne göç etmek zorunda kaldığını belirtti. Pusat, şöyle devam etti: "Burada da devlet baskısı ve zorbalığı aileyi rahat bırakmadı. Asker ve sivil giyinen JİTEM elemanları tarafından Polat kardeşler tehdit edilmeye başlandı. JİTEM tarafından gözaltına alınan kardeşler 3 gün süren işkencenin ardından serbest bırakıldı. Aynı kişilerce aradan geçen birkaç günün ardından Polat kardeşler zorla tekrar gözaltına alındı ve bir daha kendilerinden haber alınamadı." Yapılan açıklamaların ardından oturma eylemi gerçekleştirildi.
(za/fk)

