Kürt kadın mücadelesinde 'Sê Jinên Azad' (BÖLÜM 4)
10:24
'Direnen kadın devletin hedefi pozisyonundadır'
Berîtan Elyakut/JINHA
AMED - Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez ve Kader Ortakaya gibi politik kadınları hedef alan eril zihniyetin katliam ve saldırılarını değerlendiren DÖKH aktivisti Sara Aktaş, "Direnen, mücadele eden, iradeleşen kadınlar erkek egemen düşünce ve devlet zihniyetinin hedefi pozisyonundadır. Bu tür saldırılarla kadın hareketinin ve mücadeleci kadınların geriye adım atmasını ya da geriye çekilmesini beklemek büyük bir saf delilik olacaktır" dedi.
Paris'te Kürt kadın siyasetçileri Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez şahsında politik kadınlara yönelik saldırıları değerlendiren Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) aktivisti Sara Aktaş, bütün devletçi uygarlıkların tarihleri boyunca mücadeleci, irade sahibi, muhalif pozisyonundaki kadınlara yönelik saldırılarını sürdürdüğünü belirtti. Sara, Sakine Cansız, Leyla Şaylemez, Fidan Doğan şahsında yapılan saldırının Kürt kadın hareketinin devrimci özüne, enerjisine ve aynı zaman da kadın örgütlülüğüne yönelik bir saldırı olduğunu kaydetti.
'Paris Katliamı çok yönlü mesaj içeriyordu'
Paris katliamının arka perdesini değerlendirecek çok fazla argüman olduğuna dikkat çeken Sara, "Fakat öz itibariyle Kürt kadın hareketi açısından sembolleşmiş isimlere yapılan bu katliamla çok yönlü bir mesaj verilmek istendi. Bu katliamın tetikçileri bütün kapitalist modernite güçlerinin karanlık elleriydi. Kaptalist modernite güçlerinin zihniyetinden ve bu bağlamda erkek egemen düşüncenin saldırısından kopuk ele almak mümkün değildir" şeklinde konuştu.
'IŞİD'in saldırıları kadının iradesini kırmaya dönüktür'
IŞİD çetesinin saldırılarına işaret eden Sara, "Bugün Rojava şahsından kadınlara yönelik saldırılar yine Kobanê saldırılarıyla birlikte gelişen kadın direnişine yönelik saldırılarda aynı zihniyetle gerçekleşmektedir" dedi. Rojava'da gelişen kadın direnişinin öncülüğünü kadınların yaptığını belirten Sara, Kobanê'de kadınların savaşçı bir güç olarak ortaya çıkmalarının kadınları hedef pozisyonuna getirdiğini ifade etti. Sara, "IŞİD'in Kobanê'ye dönük saldırılarıyla birlikte bu barbarlık çetesinin hedefine yine kadınları koymuş olması orada gelişen kadın özgürleşmesini, devrimini, iradesini kırmaya dönük gerçekleşmiştir" diye belirtti.
'Direnen kadın devletin hedefi pozisyonundadır'
Suruç sınırındaki direniş nöbetine katılan DBP MYK üyesi Semra Demir'in hedef gözetilerek vurulduğunu ve ardından Kader Ortakaya'nın asker kurşunuyla katledildiğini hatırlatan Sara, "Direnen, mücadele eden, iradeleşen kadınlar erkek egemen düşünce ve devlet zihniyetinin hedefi pozisyonundadır. Bu tür saldırılarla kadın hareketinin ve mücadeleci kadınların geriye adım atmasını ya da geriye çekilmesini beklemek büyük bir saf delilik olacaktır" şeklinde konuştu.
'Saldırılar eylem gerekçemizdir'
Sara, "Bütün mücadele tarihimiz boyunca bu saldırılar yoğunlaştıkça kadın hareketinin mücadele düzeyini, örgütlülüğünü, iradesini ve kendini büyütmesi bu saldırılarla paralel olarak gelişmiştir. Bu anlamda artık örgütsüz bir kadın hareketinden söz edemiyoruz" dedi. Sara, devletçi zihniyetlerin ve erkek egemen düşüncenin tüm militarist saldırılarının ve katliamcı tutumlarının kadınlar açısından geriye adımın değil, daha fazla mücadeleye yönelmenin, irade olmanın, örgütlü olmanın ve daha güçlü eylemler geliştirmenin gerekçesi haline geldiğine dikkat çekti.
'Kader tercihini halkların kardeşliğinden yana yaptı'
Sara, Kader Ortakaya'nın Suruç sınırındaki katılım biçiminin ve tutumunun devrimci bir kadın şahsında halkların kardeşliğinin aynı zamanda enteryonalist birlikteliğinin erdemli duruşunun ifadesi olduğunu dile getirdi. Kader'in Kobanê mücadelesine katılımını bir tercih olarak değerlendiren Sara, "Kader tercihini halkların kardeşliğinden, özgürleşmesinden ve kadın özgürleşmesinden yana koydu. Elbette bu tercihi yaparken hedefine de devletçi zihniyeti, katliamı, barbarlığı ve zorbalığı koyarak bir mücadele kararı aldı" sözlerini ifade etti.
'Kadınlar daha çok örgütlenmeli ve iradeleşmeli'
Sara, Kader'in Kürt, Türk her kökenden kadının ortak mücadelesinin sembolü haline geleceğini vurguladı. Demokratik Özgür Kadın Hareketi olarak tarihten aldıkları güç ve mirasla bütün devletçi uygarlık sistemine karşı kadınların daha güçlü örgütlenmesi ve iradeleşmesinin önemli olduğunu vurgulayan Sara, tüm kadınları Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez, Kader Ortakaya, Arîn Mîrxan gibi direnişçilerin anısını sahiplenmeye çağırdı.
'Kadınlar ortak noktada birleşmelidir'
Rojava'daki kadın direnişinin tüm dünya kadınlarına ilham kaynağı olduğunu kaydeden Sara, "Saldırıları engelleyebilecek en büyük gücün yine örgütlülükten, bilinçlenmekten, farkındalık yaratmaktan aynı zamanda öznellikten ve mücadelecilikten geçer" dedi. Bilinçlenen kadının, örgütlenen kadının gelişebilecek her türlü saldırıya karşıda en büyük rolünü oynayacağını hatırlatan Sara, "Kadınların ortak paydada birleşmesi ve örgütlenmesi öncelikli çağrımızdır" şeklinde konuştu.
Yarın: HDP İstanbul Milletvekili Sakine Cansız ile HDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak ile 9 Ocak Paris katliamı değerlendirmesi
(be/mg)

