Kadını koruyacak mekanizma yok!

09:11

 


Handan Tufan-Ceren Karlıdağ/ JINHA


İZMİR - Her aşamada etkili kadını koruma mekanizmaları oluşturulmadığı taktirde kadın cinayetlerinde azalma olmayacağını belirten Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu aktivisti Avukat Aysu Yazıcıoğlu, "Yargıda hakim ve savcıların öldürülenlerin ailelerine tavrı katilleri cesaretlendiriyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanmadığı sürece bu cinayetlere yenisi eklenecek. Bir an önce koruma kanunu ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmalı" dedi.


Günde ortalama 5 kadının katledildiği Türkiye'de yapılan araştırmalara göre son on yılda kadın cinayetleri yüzde 100 artış gösterdi. Kadınları korumak için yeterli önlemleri almayan AKP hükümeti ise kadın cinayetlerinin duyulmasından şikayetçi. Daha önce "Kadınlar devlet koruması altında öldürülmüyor" açıklaması yapan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, geçtiğimiz günlerde ise kadın cinayetlerini erkeklere havale ederek, "Almanya'daki kadın cinayetlerini hiç duymuyoruz ama Türkiye'dekini sağır sultan bile duyuyor" ifadesini kullanmıştı. Eşitliği sağlayacak mekanizmalarda, yargı ve kollukta kadını koruyan düzenlemelerin yeterince olmadığına dikkat çeken Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu aktivisti Aysu Yazıcıoğlu, bu haliyle cinayetlerin önlenemeyeceğini dile getirdi.


'Aileler her duruşmada acı çekiyor'


İzmir'deki kadın cinayetlerine müdahil olarak katılan Aysu, kadın katliamlarının sebebinin toplumsal eşitsizlik olduğuna ve bunun tepeden aşağıya toplumun tamamını etkilediğine dikkat çekerek, katillerin aldığı ağır cezaların bu eşitsizlik durumu ortadan kalkmadığı sürece yetersiz kalacağını vurguladı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu vekili olarak pek çok davayı takip ettiklerini dile getiren Aysu, "Türkiye'de yargı sistemi oldukça yavaş işliyor. Dosyaların adli tıpa gönderilmesi ayları buluyor. Aileler her duruşmada katillerin ceza almasını ümit ediyor. Fakat yavaş işleyen yargı onların acısını tekrarlatıyor. Mahkeme sonunda bayılan, sinir krizi geçiren, sürekli ağlayan aileler görmek mümkün" dedi. Hakimlerin sanıklara ve mağdur ailelere olan tavrının da çok belirleyici olduğunu söyleyen Aysu, geçtiğimiz günlerde Adana'da bir hakimin 'Kızınıza sahip çıksaydınız' diyerek öldürülen kadının ailesine kızmasını örnek göstererek, bu tür davranışların sanıkları cesaretlendirdiğini vurguladı.


'Eşitlik sağlanmazsa yenileri eklenecek'


Son dönemlerde katillerin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alması ve iyi hal indirimi, haksız tahrik indirimi gibi indirimlerden yararlanamamasının sevindirici olduğunu fakat yetersiz olduğunu dile getiren Aysu, "Ne yazık ki bu cezalar yeterli değil. Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanmadığı sürece bu cinayetlere yenisi eklenecek. Fakat biz bu konuda ileri gideceğimize geriye gidiyoruz. Kadın kendi bedeni ve geleceği hakkında kararlar alamıyor bu şekilde cinayetlerin son bulacağını düşünmüyorum" dedi.


'Koruma kanunu'


Kadın cinayetlerinin önlenmesi için koruma kanununda ki eksiklerin tamamlanması gerektiğini vurgulayan Aysu, bu işlemin de kadın örgütlerinin taleplerine göre şekillenmesini ve tüm kamusal yapılar tarafından sahiplenilmesi gerektiğini söyledi. Kendine yeni bir yaşam kurmak isteyen ve sığınma evlerinde kalan kadınların orada kaldıkları süre boyunca herhangi bir yerden yardım alamamasının yeni yaşam kurma çabalarını engellediğini söyleyen Aysu "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na gittiğinizde size sadece üzerinde derneklerin isimlerinin bulunduğu bir liste verip yolluyorlar. Bir müvekkillerim bu şekilde kendini dilenci gibi hissettiğini söylemişti. Valiliğe gittiğinizde ise yalnızca 50 TL para veriyorlar. Bu şekilde kadın korunmaz" dedi.


Kadın sığınma evinden ayrılan kadınların yardım almaya devam etmesi gerektiğini dile getiren Aysu, ayrıca kadınların bu evlerde kaldıkları süre boyunca meslek edinmesi gerektiğini ancak bu şekilde yeni bir yaşam inşaa edebileceklerini belirtti.


(fk/mg)