Mehtap'ın ölümünün ardındaki şiddet tartışılıyor

09:41

 


JINHA


İSTANBUL - Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği; video kaydı bıraktıktan sonra intihar eden trans kadın Mehtap Zengin'in (Eylem Cansın) daha önce bazı trans kadınların tarafından tehdit edildiğinin ortaya çıkmasına ilişkin yaptığı açıklamada; grup içi şiddetin bitirilmesi gerektiğini söyledi.


Video kaydı bıraktıktan sonra Boğaziçi Köprüsü'nden atlayarak intihar eden Mehtap Zengin'in ölümüyle ilgili tartışmalar sürüyor. Mehtap'ın daha önce bazı trans kadınlar tarafından tehdit edildiği ve polise başvurduğunun ortaya çıkmasıyla birlikte gözler toplumda dezavantajlı grupların içinde yaşanan şiddete çevrildi. Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği Mehtap'ı ölüme sürükleyen sürece ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada Mehtap'ın video notunda söylediği "Çalışamadım, bir şeyler yapmak istedim, yapamadım. Bana çok engel oldular" sözlerine değinilerek,  "İstanbul'da bulunan trans kadın seks işçileri, Eylül'ün son dönem içerisinde diğer trans kadın seks işçilerinin bazıları tarafından ciddi şekilde mağdur edildiğini ifade etmiştir. Aynı şekilde, geçmişte yaşanan bazı olaylar dolayısıyla emniyette suç duyurularının bulunduğu ifade edilmektedir" denildi.


'Şiddeti birlikte ortadan kaldıralım'


Her türlü mağduriyetin trans kadınları güvenliksiz alanlarda çalışmaya itmekte olduğunu ve bu durum da şiddet pratiklerinin trans kadınlar arasında doğmasına vesile olacak uygun ortamı yarattığı kaydedilen açıklamada, "Dolayısıyla, trans kadın seks işçilerini çevreleyen koşullar, güvenliksizliğe ek olarak bir yandan da grup içi şiddet deneyimlerinin oluşmasına sebep olmaktadır. Böylesi koşullarda trans kadın seks işçilerinin ortaya çıkan şiddeti benimsemekten ziyade, birbirlerini koruyup kollamaları, dayanışma içerisinde olmaları ve de şiddeti hep birlikte ortadan kaldırmaları gerekmektedir. Bunun zorluğunun farkındayız; ancak her türlü zorluğa rağmen bu şiddeti bitirmek zorundayız. Aksi takdirde, sistemin bizi içine ittiği şiddeti biz yeniden üretir hale geleceğiz" sözleri ifade edildi.


'Devlet seyirci kalmasın'


Grup içi şiddet eylemlerine kesin bir şekilde karşı çıkılması gerektiği belirtilen açıklamada, trans kadınları hedef alan her türlü hak ihlaline ek olarak, trans kadınların kendi aralarındaki şiddetin de derhal ortadan kaldırılması gerektiğinin altı çizildi. Yapılan açıklamada trans kadınların hem cinsiyet kimlikleri/cinsiyet ifadeleri hem de yaptıkları iş dolayısıyla her alanda ciddi şekilde mağdur edildiği belirtilirken, şiddetin faili olan trans kadınların eleştirilmesini, görünür kılınmasını ve bu eylemlerin ortadan kaldırılması talep edildi.  Açıklamanın devamında, devletin trans kadınlara yönelen şiddete seyirci kalmak yerine, trans olsun ya da olmasın, şiddetin faillerini tespit edip cezalandırması gerektiği belirtildi.


Kırmızı Şemsiye'nin 'şiddet' raporu


Kırmızı Şemsiye'nin Aralık 2014'te yayınladığı "Türkiye'de Trans Kadın Seks İşçilerine Yönelik Şiddet: Görünmezlik ve Cezasızlık Kıskacında Bir Varoluş Mücadelesi" raporuna göre, 10 ilde görüşme yapılan 233 trans kadın seks işçisinin yüzde 25'i diğer trans kadın seks işçilerinden fiziksel şiddet gördüğünü, yüzde 48'i ise diğer trans kadın seks işçilerinden psikolojik/duygusal şiddet gördüğünü ifade etmişti.


(şg/fk/mg)