'Öcalan'a özgürlük toplumsal bir çalışmadır'

12:04

 


JINHA


AMED - "Öcalan'a Özgürlük" kampanyası yürütücüleri ve imzacılarına yönelik son dönemlerde artan gözaltı ve baskılara tepki gösteren Barış İçin Öcalan'a Özgürlük Platformu, "Sayın Öcalan'a ve siyasi tutsaklara özgürlük çalışması bir toplumsal barış çalışmasıdır. Kürt halkı sayısız defa tüm baskı ve tehdit politikalarına rağmen Sayın Öcalan'ı halk önderi olarak belirtti ve bu amaçla 3 buçuk milyon imza toplayarak da bunu deklare etti" dedi.


Barış İçin Öcalan'a Özgürlük Platformu bir yıldır PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için başlatmış olduğu kampanya'ya dönük saldırılara ve gözaltılarına ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Açıklamada, "Yaklaşık olarak 1 yıldır sürdürülen Sayın Abdullah Öcalan'a ve Siyasi Tutsaklara Özgürlük kampanyası son günlerde devlet güçlerinin baskıları ve engelleme girişimleriyle durdurulmak istenmektedir. Özellikle her seferinde bir halk çalışması olduğunu belirttiğimiz, imzacıların da aktivistlerin de gönüllülük temelinde örgütlediği imza kampanyası, Öcalan'a Özgürlük Platformumuzun çalışmalarından biridir" denildi.


'Özgürlük çalışması bir toplumsal barış çalışmasıdır'


"Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan, yaklaşık 16 yıldır, İmralı cezaevinde ağır tecrit koşulları altında bir rehine statüsünde tutulmaktadır" denilen açıklamada, yaşamını demokratik ve özgür toplum mücadelesine adamış birinin tecrit koşullarında kalmasının doğru olmadığına dikkat çekildi. Açıklamaya şöyle devam edildi: "Kendisinin üzerinde geliştirilen esaret politikaları Türkiye'nin de, toplumsal barışın da esaret altında tutulması anlamına gelmektedir. Sayın Öcalan'a ve siyasi tutsaklara özgürlük çalışması bir toplumsal barış çalışmasıdır. Nitekim Sayın Öcalan'ın mücadele kimliği, siyasi ve toplumsal temsiliyeti, devletin İmralı cezaevine gidip, müzakerenin eşiğine gelen bir diyalog geliştirmesini sağlamıştır. Kürt halkı sayısız defa tüm baskı ve tehdit politikalarına rağmen Sayın Öcalan'ı halk önderi olarak belirtti ve bu amaçla 3 buçuk milyon imza toplayarak da bunu deklare etti."


'Demokratik ve meşru bir yöntemdir'


Devletin ve AKP hükümetinin ısrarla gerçeklerden kaçmaya çalıştığının belirtildiği açıklamada, "Bu gerçeklikten kurtulmanın yolu yoktur. Sayın Abdullah Öcalan, bir halk önderidir. Sayın Öcalan'ın içinde tutulduğu esaret koşullarını toplum hiçbir zaman içine sindirmemiş, bunu da her seferinde yansıtmıştır. Bu toplumsal talebin meşruiyeti ve haklılığı 12 Eylül'den kalmış faşist bir anayasa ve yasalar ile izah edilemez. Kaldı ki yasadışı ve illegal bir durum kazandırılmaya çalışılan imza çalışması demokratik ve meşru bir yöntemdir" sözleri ifade edildi.


'Atılan imzalar bugün milyonları aşmıştır'


Açıklamada, özellikle son günlerde içinde belediye eş başkanlarının, il eş başkanlarının, demokratik toplum örgütleri yönetici ve çalışanlarının, öğrencilerin de içinde olduğu birçok kişinin gözaltına alınarak Kürt halkına gözdağı verilmek istendiği belirtildi ve "Toplumun talebi Sayın Öcalan'ın özgürlüğüyken devletin gündemi antidemokratik ve demode yöntemlerle bu talebi bastırmak ve yok etmektir. Ama artık bu gerçeklikten kaçış yoktur. Bu amaçla özgürlüğe bir imza da kendileri atmıştır. Teker teker atılan imzalar bugün milyonları aşmıştır. Devleti ve baskıcı kurumlarını telaşlandıran da bu gerçekliktir" denildi.


'Bu baskılar karşı çalışmamızı güçlendireceğiz'


Açıklamada son olarak, Barış İçin Öcalan'a Özgürlük Platformu olarak devletin bir an önce baskılama politikalarından vazgeçmesi gerektiği vurgulanarak şöyle denildi: "Ne demokrasi ne de barış için tercih edilebilecek bir yöntem değildir devlet baskısı ve şiddeti. Doğru yaklaşım bu açık, şeffaf ve meşru çalışmaya ve sonuçlarına saygı duymak ve gereğini yapmaktır. Bu baskılar karşısında ise imza çalışmamızı daha da güçlendirerek sürdüreceğimizi belirtiyoruz."


 (be/fk/mg