Meral Danış Beştaş: Hükümet sessizlik istiyor
15:28
JINHA
İSTANBUL - 'İç Güvenlik Paketi'nin ardından yaşanan yargısız infazları ve son olarak Cizre'de polisler tarafından katledilen Ümit Kurt'u hatırlatan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, "Bu paket, gerçekten tarihsel arka planla birlikte değerlendirilmeli. Bu kadar yargısız infazın olduğu bir ülkede polise gözaltına alma yetkisi veriliyor. Hükümetin atadığı valilere yargı yetkisi veriliyor. Bu da yeni gözaltında kayıplar anlamına geliyor. Yine polise, müştekilerin evine giderek sorgu yetkisi ve kendisine silah kullandığı iddiasıyla öldürme yetkisi veriyor. Hükümet sessizlik istiyor" dedi.
Çağrıcıları arasında HDK Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, sanatçılar Meltem Cumbul, Kadir İnanır, Menderes Samancılar, Türkiye İnsan Hakları Vakfı Genel Başkanı Şebnem Korur Fincancı, TMOBB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Genel Sekreteri mimar Mücella Yapıcı, insan hakları savunucusu Akın Birdal, yazar Murathan Mungan'ın da bulunduğu çok sayıda siyasetçi, yazar, sanatçı ve akademisyen, polise geniş yetkiler veren ve sokak infazlarının artıracağı belirtilen "İç Güvenlik Paketi"ne ilişkin Taksim Hill Otel'de basın toplantısı gerçekleştirdi.
Meral: Polise öldürme yetkisi verildi
Toplantının yapıldığı salona, "Demokrasi ve barış yasaklarla olmaz!" pankartı asılırken, ortak açıklamayı avukat Levent Pişkin yaptı. Ardından konuşan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, paketin geçmişe ve sıkıyönetime dönmeyi ifade ettiğini belirterek, geçmişte yapılan katliam ve işkenceleri hatırlattı. Dün Cizre'de polisler tarafından katledilen Ümit Kurt'un da katledilmesini hatırlatan Meral, paketle hükümetin Türkiye'nin batısında da sessizlik istediğini kaydetti. Meral, "Bu paket, gerçekten tarihsel arka planla birlikte değerlendirilmeli. Bu kadar yargısız infazın olduğu bir ülkede polise gözaltına alma yetkisi veriliyor. Hükümetin atadığı valilere yargı yetkisi veriliyor. Bu da yeni gözaltında kayıplar anlamına geliyor. Yine polise, müştekilerin evine giderek sorgu yetkisi ve kendisine silah kullandığı iddiasıyla öldürme yetkisi veriyor" dedi.
Şebnem: Biliyoruz ki korkuyorlar
TİHV Genel Başkanı Şebnem Korur Fincancı da, paketin BM'deki işkence tanımına birebir uyan bir paket olduğuna dikkat çekerek, "Amacı zaten toplumu sindirme ve korkutmadır. Siyasi irade bunu gerçekleştirmektedir. Biliyoruz ki korkuyorlar bunun için bu diktatöryal yöntemlerini kullanıyorlar" diye belirtti.
Mücella: Hayır demeliyiz
TMOBB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Genel Sekreteri mimar Mücella Yapıcı, bu günlere gelmenin temellerinin 12 Eylül 1980 darbesinde atıldığını söyleyerek, "Artık bıçak çocuklara dayandı. Hala Berkin'in katilleri ortada yok. Ethem'in, Ali İsmail'in katili ortada yok. Emeğimizi, geleceğimizi korumak için topyekûn ses çıkarmamamız lazım. Dün, hukuku kaybetmiş, adaleti olmayan bir ülkede gençlerin kendilerini öldürdüklerine şahit olduk. Bu yüzden, bu paketten başlayarak bu sisteme 'hayır' demeliyiz" diye konuştu.
Sebahat: Suç işleyenler yargılanmadı
HDK Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel ise, AKP hükümetinin sadece kendi iktidarlarını korumak için saraylar yapmadığını kendi iktidarlarını koruyacak bir hukuk düzeni yarattıklarını ifade ederek, şunları söyledi: "Biz de bir kanun teklifi hazırlıyoruz. AKP iktidarında, kamu eşittir devler. Bizim kanun teklifimizde kanun dediğimiz toplumdur. Çünkü, halk güven içinde değilse oradan kamudan bahsedilemez. Kanun teklifimizde 2006 yılında polise çıkarılan yetkinin kaldırılması teklifi var. 'Mitinglere eylemelere polis silahla gelemez' diyoruz. Örneğin, bu ülkede kamu adına katliam yapanlar yargılanmıyor. Devlet adına suç işleyenler hiçbir zaman yargılanmadı. Bizim kanun teklifimizde Bağımsız Denetleme Kurumu var. Yapmamız gereken şey bize dayatılan bu zor düzene hayır demektir."
Konuşmaların ardından STK ve siyasi parti temsilcileri söz alarak pakete ve zorba sisteme karşı birlikte mücadele çağrısı yaptı.
(dk/fk/mg)

