MŞÜ'deki baskıcı uygulamalara karşı mücadele çağrısı

17:11

 


JINHA


MUŞ - Eğitim Sen Muş Şubesi, Muş Alparslan Üniversitesi'ndeki uygulamalar ve bu uygulamaların yol açtığı hak ihlallerini kınayarak, MŞÜ'deki uygulamaların çağdaş ülkelerde görülmeyecek ve neredeyse darbe dönemlerini aratan, sıradan, baskıcı, bilimsellikten uzak ve başka amaçları olan bir yaklaşım olduğuna dikkat çekildi.


Eğitim Sen Muş Şubesi, Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) öğretim üyeleri, çalışanları ve özel güvenlikçilerin öğrencilere karşı baskıcı ve yasakçı tutumlarına ve son olarak 26 Aralık 2014 tarihinde Roboski Katliamı'nın Tiyatral Anması'na biber gazlı ve TOMA'lı müdahalelerini kınamak amacıyla yazılı bir basın açıklaması yayınladı. Açıklamada, MŞÜ'de yaşananların kente büyük zarar verdiği kaydedilerek, "Eğitim Sen olarak faşizme, yeni yetme faşistlere, artık sabrımızı taşıran sahte kabadayılara yönelik bu açıklama kaleme alınmıştır" denildi.


'Baskılar darbe dönemlerini aratıyor'


Eğitim Sen olarak eğitim kurumlarının ehil kişilerce yönetilmesi gerektiğini vurgusunun yapıldığı açıklamada, "Çünkü her türlü çekişmenin ötesinde, eğitim kurumlarında bu ülkenin gençleri eğitim görmekte ve bu sürecin olması gerektiği gibi yürümesi, öncelikle yöneten kişilerin zihniyeti, yeterliliği, önem kazanmaktadır" sözleri ifade edildi. Gençlerin siyasal hesaplara kurban edilmemesi gerektiği ifade edilen açıklamada, üniversitelerin de çağdaş normlarına yakın olması gerektiği ve bu noktada mücadelenin eğitim alanında mücadele yürüten bir sendikanın da temel görevi olduğu ifade edildi. MŞÜ'deki uygulamaların çağdaş ülkelerde görülmeyecek ve neredeyse darbe dönemlerini aratan, sıradan, baskıcı, bilimsellikten uzak ve başka amaçları olan bir yaklaşım olduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Düşünün ki adı geçen üniversiteye biz sendika yöneticileri girmek için müthiş çaba göstermek zorunda kalıyoruz. Oraya her gidişimiz üniversite yönetimi tarafından terörize edilmektedir" diye kaydedildi.


'Rektörün planıyla öğrencilere saldırı gerçekleşiyor'


Açıklamada, HDP'li vekil Demir Çelik ve Sırrı Sakık'ın 17 Aralık günü üniversiteye alınmak istenmemesine de tepki gösterildi. Eğitim Sen olarak gerek bilim emekçileri ve gerekse de öğrenciler üzerinde 12 Eylül artığı zihniyete karşı mücadele edildiğinin belirtildiği açıklamada, "MŞÜ rektörünün geçtiğimiz hafta basınla paylaştığı bilgilerin gerçeklikten uzak, tamamen yalan ve hayal ürünü, düzmece senaryolardan ibaret olduğunu biliyor ve gerçekleri kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Üniversite öğrencileri Roboski Katliamı'nda katledilenleri anıyorlar. Anma öncesi sayın rektör, kütüphaneye jandarmaları dolduruyor. Etkinlik gayet normal seyrinde devam ediyorken, sayın rektörümüzün planı devreye giriyor ve gençlerimize saldırı gerçekleşiyor. Gaz bombaları, coplar, tazyikli sular… Bu yetmiyormuş gibi planın ikinci aşaması da devreye giriyor. Güya rektörün odası basılacak, sınavlar sabote edilecek deniliyor" denildi.


'Görevini kötüye kullandığı mahkemece tescilleniyor'


Eğitim Sen üyesi araştırma görevlisi Deniz Kimyon'un rektörün hak, hukuk tanımayan, otoriter, baskıcı ve diktatöryal yaklaşımlarından dolayı işten atıldığının altı çizilen açıklamada, "Bu arkadaşımız yargı kararıyla tekrar işinin başına dönmüştür. Yani MŞÜ rektörünün keyfi tutum takındığı, yetki ve görevlerini kötüye kullandığı mahkemece tescilleniyor. Şimdi de arkadaşımıza karşı yıldırma, bezdirme, istifaya zorlama, yalnızlaştırma, değersizleştirme gibi çirkef yaklaşımlar sergilenmektedir. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, arkadaşımızın ODTÜ' de yapmakta olduğu doktora eğitimi engellenmek isteniyor" şeklinde ifade edildi.


Topyekün mücadele çağrısı


Üniversiteyi F Tipi'ne dönüştüren bir yaklaşımın olduğu ifade edilen açıklamada, "Binlerce öğrenci F tipi anlayışının olduğu yere gitmek istemiyor. Bizler Eğitim Sen olarak 12 Eylül artığı despotik, hastalıklı bir zihniyetin bu kentin adını kirletmesine fırsat verilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Halkın çocuklarına düşmanlık yapan, adeta her defasında kışkırtan, şizofrenik senaryolarla onları tuzağa düşürmeye çalışan, çalışanlar üzerinde terör estiren, yalanla, hukuksuzlukla, kendi genelgelerini bile çiğneyen zihniyete karşı topyekün mücadele çağrısı yapıyoruz" ifadelerinde bulunuldu.


(sg/mg)