Kürt kadın mücadelesinde 'Sê Jinên Azad' (BÖLÜM 8)

09:13

 


'Katliamın hesabını mücadelemizle soracağız'


Asiye Tekin/JINHA


AMED -  Paris'te katledilen Kürt kadın siyasetçileri Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'e sıkılan kurşunun tüm kadınlara sıkıldığını belirten DBP'li belediye kadın eş başkanları, "Katliamın hesabını mücadelemizle soracağız" diyerek, hem yaşamına tanıklık ettikleri Sakine Cansız'ı anlattı, hem de katliamı değerlendirdi. 


Fransa'nın başkenti Paris'te PKK kurucularından ve Kürt Kadın Hareketi öncülerinden Sakine Cansız (Sara), KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan (Rojbin) ve Gençlik Hareketi Üyesi Leyla Şaylemez'in (Ronahi) katledilmelerinin üzerinden iki yıl geçti. Fransa ve Türkiye hükümeti tarafından hala aydınlatılmayan katliama ilişkin DBP'li belediye kadın eş başkanları, JINHA'ya değerlendirmelerde bulundu. Dersim Belediyesi Eş Başkanı Nurhayat Altun, çocukluk yıllarında tanıdığı Sakine Cansız'ı anlattı. Nurhayat, "Çocukluğumda kafamda oluşturduğum bir Sakine Cansız vardı. Çocukken benim gözümde Sakine devrim yapmak üzere bizim eve gelen bir kadındı. Onu öyle tanımlıyordum. Büyüdüğümde ise Sakine siyasi kimliği olan devrimci bir kadın olarak karşıma çıktı" dedi.


'İnsanları kendine çeken bir özelliği vardı'


Sakine'nin devrimci kişiliğiyle anaç yapısını bir bütün olarak ele aldığını ifade eden Nurhayat, daha küçük bir çocukken Sakine'nin çalışmaları nedeniyle evlerinde kaldığını ve o yılların yoğun çalışma temposuna rağmen çocuklarla ilgilenmeyi ihmal etmediğini söyledi. "Sakine her gün önlüğümü giydiren, saçlarımı tarayan, hayranlık uyandıran bir kadındı" diyen Nurhayat, Sakine'nin kendini hiçbir zaman dışarıdan biri olarak görmediğini ve evde yaşayan herkesle ayrı ayrı ilgilendiğini anlattı. Nurhayat, "Onun bu tavrından dolayı ona hayrandım. Bizi sahiplenen tavrı çok sıcak ve samimiydi. Ona duyduğum sevgi, devrimci kişiliğinden öte sıcak bir bağdan kaynaklıydı. Daha sonra hayranlık duyduğum bu devrimci kadını uzun süre göremedim. Yıllar sonra Avrupa'ya annemi görmeye gittiğimde, orada tekrar görüştük. Beni görünce çok şaşırmıştı. 'Sizler bu kadar büyüdünüz mü? Demek biz yaşlandık ama ben yaşlılığı kabul etmiyorum' demişti. Diyalogları çok rahattı. İnsanları kendine çeken bir özelliği vardı" diye konuştu.


'Bu işin peşini bırakmayacağız'


Sakine Cansız'ın tarihinden ve mücadelesinden taviz vermeyen bir Kürt kadını olduğunu kaydeden Nurhayat, "Sakine Kürt özgürlük hareketinin yok edilmeye çalışıldığı bir dönemde Diyarbakır zindanında her türlü vahşete karşı bedel vermiş, direnişinden asla taviz vermemiş ve aynı zamanda PKK'nin kurucuları arasında yer alma cesaretinde bulunmuştur. Bunun yanı sıra kadınları en güzel şekilde temsil etmiştir" sözlerini ifade etti. Sakine ve yoldaşlarına dönük komplonun Kürt direnişinin tarihini silmek üzerinden gerçekleştirildiğinin altını çizen Nurhayat, komplocu güçlerin, Paris katliamını Kürt direnişine dönük bir imha hareketinin başlangıcı olarak değerlendirdiğini vurguladı. Nurhayat, "Fakat Sakine arkadaşın yaşıyorken göstermiş olduğu direnişi, şahadetinden sonra da sürdü. Onun arkasında bıraktığı kadın mücadelesi ve özgürlük mücadelesi sürüyor. Bizlerin bu gün, direniş geleneğini Sakine arkadaşın bıraktığı yerden devam ettirmek gibi bir sorumluluğu var. 2013'ten bu yana dünyanın birçok noktasında ve katliamın gerçekleştiği yerde her hafta nöbet eylemi tutmaya devam ediliyor. Özgür, eşit bir temelde yaşamın inşaası için de onlardan aldığımız özgürlük coşkusuyla mücadelemizi sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.


'Katliamın hesabını mücadelemizle soracağız'


Paris katliamını tüm kadınlara sıkılmış bir kurşun olarak ele aldığını ifade eden Nurhayat sözlerine şöyle devam etti: "Yoldaşının katledildiği haberini almak çok kötü bir duygu. O an daha güçlü bir şekilde mücadele etme sistemi yaratma sözünü kendine defalarca veriyorsun. Sakineleri katletmenin hesabını bu şekilde soracağım diyorsun. Bu uğurda şehit düşen arkadaşların yaşıyorken üzerimizde bıraktı etki ve yaşamını yitirdikten sonra bıraktığı etki de çok güçlü. Arkadaşlarımız böylesine anlamlı ve değerli bir mücadelenin yarattığı kimliklerdir. Elbette ki bu kimliklerin, insanın üzerinde bıraktığı büyük bir etkisi var. Onların bıraktığı etki her defasında kendine, 'devrimci bir kimlik olarak ben de bu mücadelenin içerisinde olamaya devem edeceğim' sözünü vermeye neden oluyor. Sakine ve Sakine gibi arkadaşların bende yarattığı duygu bu" dedi."


'Yaşamının her anında bir tecrübe vardı'


"Sakine Cansız'ın yaşamı tarih kokuyordu" diyen Uludere Belediye Eş başkanı Zeynep Üren ise, "Sakine arkadaşın yaşama karşı duruşu hem coşkulu, hem resmi, hem de heyecanlıydı.  Yaşamının her anında bir tecrübe vardı. Yaşamı çok seviyordu. Yaşamı bir disiplin içerisindeydi. Her an harekete, yoldaşlarına hizmet etmeye hazırdı. Hantal bir kadın değildi. Yaşamındaki bütün deneyimlerini hareketin ve yoldaşlarının hizmetine sokmak istiyordu. Titiz bir kadındı gençleri çok severdi. Biri daraldığında zorlandığında hemen onu toparlıyordu.  Mücadeleye yeni katılan gençlere ve kadınlara büyük bir örnekti" sözlerini ifade etti.


'Koşmayı çok seviyordu'


Yaşadığı bütün acılar ve işkenceler Sakine Cansız'da büyük bir coşku yarattığını söyleyen Zeynep, "Sakine yürümeyi ve koşmayı çok seviyordu. Sabah erken ve akşamları spor yapardı. Estetik bir kadındı, vücudunu ve nefsini terbiye etmeyi çok iyi bilirdi. Kendi nefsini terbiye ettiği kadar yoldaşlarınınkini de terbiye ederdi. Ben hep Sakine heval şehit düşmezse uzun bir hayat yaşayacak diyordum. Mücadeleyi yeni tanıyanlar için onun yaşamı büyük bir örnektir. Çok olgun bir kadındı, aynı zamanda bir çocuk coşkusu vardı onda. Kadınlar ve çocukların sigara içmesini istemezdi. Her insanın başta kendi vücudunu sevmesi gerektiğini söylüyordu" dedi.


'Sakine kadın mücadelesinin ruhunu ortaya çıkarttı'


Zeynep, "Sakine, kadın tarihiydi, kadın tarihinin hakikatiydi, o kadın mücadelesinin ruhunu ortaya çıkarttı. Bundan dolayı bu katliamı gerçekleştirenlerde kadın düşmanıdır. Kadın öncülüğünü ve özgürlüğünü istemeyenler bu katliamı gerçekleştirdi. Sakine arkadaş bir tarihti tarihimizi katletmek istediler. Sakine zindan direnişinin gerçeğiydi, onun şahsında zindan direnişini yok etmek istediler. Kürt özgürlük hareketinin yaşam tarzı şehitlerin yaşam tarzıdır. Sara, Rojbin ve Ronahi arkadaşların yaşam tarzı bizde binlerce Sakinenin yaşam tarzı oluyor. Bu gün doğan çocuklara Sara, Sakine ismi veriliyor. Doğan çocuklar onun ahlakıyla büyüyor. Komplocu güçler, onları katlederek yaşam tarzlarını öldürmek isteseler de önderliğin kadın şahsında yarattığı yaşam yok olmayacaktır" şeklinde kaydetti.


'Sakine bizim için aydınlık ve hakikattir'


Zeynep konuşmasının devamında şu sözlere yer verdi: "Sakine, hiçbir zaman kendisini yaşamda geri çekmedi. Biz kadınlarında kendimizi mücadeleden geri çekmememiz gerekiyor. Kürt kadın hareketinin mücadelesine layık olmak gerekiyor. Önderlik, Kürtler ve değerlerimiz üzerine yapılan katliamları büyük bir aydınlığa çevirmiştir. Bu gün Sakine, bizim için aydınlık ve hakikattir. Bizde onların hayallerini ve yaşamlarını büyütme sözü veriyoruz" dedi.


'Katliamın hesabı sorulacak'


Kumçatı Belediye Eş Başkanı Özlem Kutlu da, yaşatılan katliamın genel bir mesaj olduğuna dikkat çekerek, "Bu katliam hem kadın, hem de genel harekete dönüktü. Kadınları üç arkadaş şahsında düşürmeye çalışıyorlar. Bu güne kadar failler yargılanmadı, bu bilinçli bir şekilde yapılıyor. Eğer isterlerse hemen failleri bulup yargılarlar" diye konuştu. Tüm kadınlara ortak mücadele çağrısında bulunan yapan Özlem, "Ortak mücadeleye devam edelim. Yine tüm uluslar arası hukuka sesleniyoruz.  Bu olay nerede olursa olsun hesabı sorulacak ve hesabı verilecektir" diye kaydetti.


Bitti.


(at/zd/mg)