Kadın, anne, tutsak, hasta ve sürgün...
09:04
Nurcan Yalçın / JINHA
AMED - Diyarbakır'da katıldığı bir basın açıklaması nedeniyle tutuklanan ve 13 yıl ceza alan solunum yetmezliği hastası kadın tutsak Candan Yürek, dört cezaevine sürgün edildikten sonra en son Gebze M Tipi Kapalı Cezaevi'ne götürüldü. 10 yaşında bir çocuk annesi olan Candan, kilometrelerce öteye sürülmekten kaynaklı çocuğunu ve ailesini göremiyor. Doktorların "Cezaevinde kalamaz" dediği genç kadın tahliye edilmiyor.
Candan Yürek'in yaşam hikayesi, devlet-erkek aile baskısı altında hiçleştirilmeye çalışılan Kürt kadınlarının başkaldırı öyküsüne sadece bir örnek. Gebze M Tipi Cezaevi'ne sürgün edilen 32 yaşındaki Candan genç yaşta evlendirildi. Eşi 3 aylık hamile iken terk etti ve Candan'ın Amara adında bir çocuğu dünyaya geldi. Diyarbakır'da tek başına çocuğunu büyüten Candan, aynı zamanda aktif kadın mücadelesine de girdi ve DÖKH bünyesinde kadın çalışmalarına katıldı. Candan katıldığı bir basın açıklaması nedeniyle hakkında açılan dava nedeniyle Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandı ve 13 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kronik solumun yetmezliği hastalığı bulunan Candan tutuklu kaldığı Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nden bir süre önce Gebze'ye sürgün edildi.
'Hiç hak etmedi'
Sürgün edildiği cezaevinde maddi zorluklar nedeniyle 10 yaşındaki çocuğu ve ailesini göremeyen Candan hakkında doktorlar "Cezaevi koşullarında yaşayamaz" diyor. Candan'ın Barış Anneleri Meclisi aktivisti olan annesi Nazime Yürek, " Kızım 3 aylık hamile iken eşi onu terk etti ve Amara adında bir oğlu oldu. Tek başına oğluna bakmak zorunda kaldı. Zor koşularda büyüttüğü oğlunu 10 yaşına getirdi ve katıldığı bir basın açıklaması gerekçe gösterilerek tutuklandı. Hiç hak etmediği bir şekilde 13 yıl ceza aldı. İki yıldır oğlunu göremiyor. Kızım cezaevinde olduğu için çocuk çok zor günler yaşıyor" diye anlatıyor.
'Torunum kızımı göremiyor'
Candan'ın Diyarbakır, Mardin, Siirt ve son olarak Gebze'ye sürgün edildiğini belirten Nazime, "Doktorlar deniz havasının onun için tehlike olduğunu söylüyor. Tedavisi yapılmıyor, göğsündeki kitlenin iyi ya da kötü huylu olduğunu da bilmiyoruz. Beni her aradığında nefes alamadığını söylüyor. Kızımın bize yakın bir cezaevine getirilmesini istiyorum. Çünkü bende hastayım kalbimden ameliyat olduğum için ve hipertansiyonumda var uzun yolculuk yapamıyorum. Bir kere uçakla Gebze'ye gittim ama yolda fenalık geçirdiğim için bir daha gidemedim. Bir yandan da maddi durumumuz iyi değil oğlunu da gönderemiyorum" şeklinde konuştu.
'Üç çocuğum tutsak'
Candan dışında iki oğlunun da siyasi tutsak olduğunu söyleyen Nazime, iki oğlundan birinin de hasta olduğunu belirtti. Nazime, "Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi'nde olan 16 yıldır hükümlü oğlum Kenan Yürek ise eklem romatizması hastası. Sabah kalktığında vücudu kitleniyor. Doktorları yavaş yavaş kambur olduğunu söylüyor. Bir diğer oğlum ise Ertan Yürek 4 yıldır Sincan Cezaevinde ve hala mahkemesi sürüyor. Üçü de ayrı ayrı cezaevlerinde kalıyor. Üçüne bakmak çok zor geliyor bize. Onları yıllarca göremiyoruz. Eğer bize yakın cezaevlerinde olsalardı onları görme şansımız olurdu. Ben ve eşim de yaş gereği sağlık sorunu yaşıyoruz. Çocuklarımızı göremiyoruz" dedi.
'AKP oyalıyor'
Cezaevlerindeki hasta tutsakların bir an önce serbest bırakılmaları gerektiğini vurgulayan Nazime, "Tüm hasta tutsakların serbest kalmaları gerekiyor. Kızım çok hasta içeride nefes alamıyor. Ağır hasta tutsaklar için geç olamadan serbest bırakılmaları gerekiyor. Hükümetim kalıcı ve somut adımların atması gerekiyor. AKP hükümeti bizi verdiği sözlerle oyalamaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.
(ny-za/zd/fk)

