KEİG: Paketten 'annelik kariyeri'ne teşvik çıktı

13:03

 


JINHA


HABER MERKEZİ -  Başbakan'ın açıkladığı Dinamik Nüfus Yapısı'nın Korunması Programı Eylem Planı'na, "Paketten 'annelik kariyeri'ne teşvik çıktı" ifadeleriyle tepki gösteren KEİG, "Kadın istihdamının cinsiyet eşitsizliğini aşındıracak ve 'insana yaraşır' bir hayat standardı sunacak şekilde nasıl arttırılacağını uzun yıllardır haykırıyoruz. Ortaya koyduğumuz gerçekleri göz ardı eden, bu gerçeklere kulaklarını tıkayan bir yürütmenin paketlerden çıkardığı, çıkaracağı sürprizlere karnımız tok. Bu paket baştan aşağı cinsiyetçilikle dolu" dedi.


Kadın Emeği İstihdamı Girişimi (KEİG) dün Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan, Dinamik Nüfus Yapısı'nın Korunması Programı Eylem Planı'na ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Baştan aşağı cinsiyetçi bir yaklaşımın hakim olduğu programda bahsi geçen söz konusu değişimlerin gerçekçi olmadığı belirtilen açıklamada, çocuk bakma işini kadının işi olarak gören hükümetin hazırladığı programda ayrıca, özel kreşlerin kamu kreşlerinin ikamesi olarak görüldüğü ve çalışma yaşamında yapılan değişikliklerde de özel sektörde çalışan kadınların göz ardı edildiği ifade edildi.


'Kreş açma açıklamaları samimi değil'


Daha önce Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam tarafından sıkça dile getirilen ve dün Başbakan'ın da yinelediği, kadınların çalışma hayatına katılabilmesi adına iş ve çalışma hayatının uyumlulaştırılması için belediyelere kreş ve bakımevi açmasına zorunluluk getirileceğine dönük açıklamaların samimi olmadığının kaydedildiği açıklamada, "Başbakan'ın açıklamasının temelini doğurganlığın arttırılması ve aile kurumunun güçlendirilmesi oluşturuyordu. Belediyelerin kreş açmasının zorunlu olması önemli bir adım olacaktır. Hatırlanacağı gibi nüfusu 50 binin üstünde olan belediyelerin kadın sığınağı açması zorunluluğu yakın zamanda sessiz sedasız nüfusu 100 binin üstünde olan belediyeler şeklinde değiştirildi. Üstelik sınır 50 binken bile çoğu belediye bu yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınıyordu ve bu konuda herhangi bir yaptırım da uygulanmıyordu" diye kaydedildi.


'Özel kreşler kamu kreşlerinin ikamesi olarak görülmemeli'


Kreş açma zorunluluğunun tıpkı sığınma evi zorunluluğu gibi, bu uygulamanın sonradan sessiz sedasız bir şekilde kaldırılacağının muhtemel olduğu ifade edilen açıklamada, yine Ayşenur İslam'ın konuşma arasında sıkça devletin bu hizmetleri yerine getirmek yerine özel sektörün teşvik edileceği yönündeki açıklamaları hatırlatılarak, "Hükümet, dar gelirli ebeveynlerin bu ücretleri ödemelerinin imkansız olduğu gerçeğini görmezden geliyor. Hizmetlerin ebeveynlerin ve çocukların ihtiyaçları doğrultusunda çeşitlendirilmesini savunmakla birlikte, önceliğin tüm çocuklar için uluslararası standartlarda kaliteli hizmet veren kamu kreşlerine verilmesi gerektiğini söylüyoruz. Yani, kamunun ikamesi olarak özel kreşlere karşı çıkıyoruz" denildi.


'Kadınların ödeyeceği bedel gözardı ediliyor'


Açıklamada, Başbakan'ın nüfusun hızla yaşlandığını, aile kurumunun güç kaybettiğini söylerken kadınların yarı zamanlı çalışıp tam ücret alacağını ve işveren maliyetinin yarısının devlet tarafından karşılanacağı yönündeki açıklamalarına dikkat çekilerek, "doğum borçlanması", "çeyiz parası", "doğan çocuğa altın" gibi uygulamalarla kadınların ödeyeceği bedelin göz ardı edildiği yeni bir programın uygulamaya konulacağı belirtildi.


'Kadın nüfus trendine kurban ediliyor'


Açıklamada, "Erken çocukluk bakım ve eğitim hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve erkeklerin çocuk bakım sorumluluğunu paylaşması için herhangi bir düzenleme yine yok. Başbakan'ın hükümetin tükenmek bilmeyen propagandasına rağmen insanların 3 çocuk yapmamasını bir yoksulluk sorunu ya da tercih olarak görmeyip trend olarak açıklayan yaklaşımı, ataerkil ailenin yarattığı sorunları evlilik öncesi eğitim programlarıyla cahilliğin üstesinden gelerek aşmaya çalışan bakış açısı, programın insanların birikim yapamamasını israfın önlenmesi üzerinden çözmeyi önceleyen önerileri, yapısal çözümler yerine sonucu tedavi etmeye heveslenen girişimlerin olduğu bir paketle karşı karşıya olduğumuzu; devletin tembel, israfçı ve cahil olarak gördüğü halka yönelik kibirli çözümlerin ötesinde bir girişimde bulunamadığını ortaya koyuyor" diye kaydedildi.


'İşverenin kadın işçi tercih etmemesi sürpriz olmaz'


Başbakan'ın açıklamasında kadınlara yarı zamanlı çalışma imkanı tanıyacaklarına ve ücretlerin de tam olarak verileceğine dönük söylemlerinin de eleştirildiği açıklamada, "Yarı zamanlı çalışmaya tam maaş, kamu kuruluşlarında geçerli hale getirilebilir belki. Ancak, çoğunluğun özel sektörde olduğunu göz önüne aldığımızda işveren için bir çalışanın tam zamanlı çalışmaması, o işin tamamlanamaması anlamına gelecektir. Bu durumda işin tamamlanması için başka bir işçiye ihtiyaç duyulacaktır. Bu işçinin tüm haklarıyla maliyeti, izindeki işçinin maliyetinden fazla olacaktır. Bu farkı kim karşılayacak? Böylesi bir durumda işverenin kadın işçi tercih etmemesi sürpriz değildir" denilerek, kamusal bir hak olarak bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılmadığı sürece, bahsedilen uygulamaların ancak belirli sayıda çalışan için geçerli olacağını ve bu anlamada da söz konusu uygulamanın kadınlar için kökten çözüm olmayacağının altı çizildi.


'Hükümet cinsiyet eşitsizliğini derinleştiriyor'


Hem Bakan Ayşenur İslam'ın hem de Başbakan'ın konuşmalarında, hane bireylerinin bakımının yalnızca kadınların sorumluluğu olduğu ön kabulü ile hareket edildiğinden ve çizilen resmin içerisinde erkeklerin "adı" olmadığından cinsiyet eşitsizliğinin derinleşmesine katkı yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, kadınların işgücüne katılmasını desteklemediğinin ortaya çıktığının vurgusu yapıldı.  Açıklamada son olarak, "Şimdiye kadar, paketlerce 'müjdenin' kadınların toplumdaki ikincil pozisyonunu değiştirecek herhangi bir araç, olanak sunmadığını biliyoruz. Kadın istihdamının cinsiyet eşitsizliğini aşındıracak ve 'insana yaraşır' bir hayat standardı sunacak şekilde nasıl arttırılacağını uzun yıllardır haykırıyoruz.  Ortaya koyduğumuz gerçekleri göz ardı eden, bu gerçeklere kulaklarını tıkayan bir yürütmenin paketlerden çıkardığı, çıkaracağı sürprizlere karnımız tok" denildi.


(zd/fk/mg)