KESK: AKP'nin planı kadını toplumda flulaştırmak

09:21

 


Berîtan Elyakut / JINHA


AMED - AKP'nin son dönemlerde kadına yönelik artan cinsiyetçi söylemleri ve "Annelik  kariyeri vaad ediliyor" diye tepki çeken 'Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Programı Eylem Planı'na tepki gösteren KESK'li kadınlar, iktidarın kadın cinsiyetçiliğini toplumda ören kurgu hedeflediğini belirterek, "Kadınları eşlerinin işini yapan, çocuklarına bakan, arka planda olması gereken sözler üzerinden kadını tamamen flulaştıran sadece cinsiyet olarak gören, nesnelleştiren bir anlayışla karşı karşıyayız. Kadının özne olma gibi bir rolü söz konusu değildir" dedi. 


AKP'nin kadına yönelik son dönemlerde artan cinsiyetçi söylemleri dikkat çekiyor. Kadınlar tarafından "Kadını eve hapsederek sadece annelik kimliğine hapsediyorlar. Kadın bedeni üzerinden siyaset yürütülüyor" diyerek eleştirdiği söylemlerin başını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdogan çekiyor. Başbakan olduğu dönemde, "3 çocuk doğurun", "Her Kürtaj bir Uludere'dir" sözleriyle kadınları hedef alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdogan'ı AKP'nin bakanları takip etti. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın ahlak ve kadınların iffetiyle ilgili sözleri de tepkilerin odağı oldu. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun "Annelerin, annelik kariyerinin dışında bir başka kariyeri merkeze almamaları gerekir" sözleri kadınlar tarafından eleştirilirken, son olarak Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan "Dinamik Nüfus Yapısı'nın Korunması Programı Eylem Planı" tartışma yarattı. Kadınlara annelik kariyeri dışında başka bir alan tanımayan plan, altın vaat ederek onlara evlenmeyi ve çocuk doğurmayı, yani eve kapatılmayı program, çeyiz parasından, bebek başına paraya, bebek doğum izinlerinin uzatılmasına kadar bir çok vaad öneriyor. AKP'nin kadına yönelik söylemlerine ve son olarak açıklanan projeye sendikalardan tepki geldi.


'İktidarların tüm kurgusu kadın cinsiyetçiliği üzerine'


İktidarın birinci ağızlarından kadına dönük yapılan açıklamaları değerlendirenlerden Eğitim Sen Eş Başkanı Dilek Adsan, iktidarların tüm kurgusunun kadın cinsiyetçiliğini toplumda ören bir yaklaşım olduğunu ifade ederek, "Kadını dar bir alana sıkıştırarak siyaseti, toplumu düzene sokma durumlarını, onun işini görmeyip 'sadece anne olabilir' tarzında görüyor. Kadınları eşlerinin işini yapan, çocuklarına bakan, arka planda olması gereken sözler üzerinden kadını tamamen flulaştıran sadece cinsiyet olarak gören, nesnelleştiren bir anlayışla karşı karşıyayız. Kadının özne olma gibi bir rolü söz konusu değildir" dedi. Dilek, cinsiyetçi rolleri benimseyen ve bu roller içinde kadına yaşama hakkı tanıyan bir anlayışıyla tüm alanlarda karşılaşabildiklerini söyleyerek, bu söylemleri ise AKP Hükümetinin vekillerinin, başbakanının ve bakanlarının hayata geçirdiğini söyledi.


'Yazdıkları kaderi bizler yeniden yazacağız'


Dilek, cinayetlere karşı tepki gösteren ve sokaklara çıkan kadınların olumsuz bir güç olarak görüldüğünü ve bu kadınlara yönelim olduğunu ifade etti. "Bu muhafazakar, kadını ikinci cins olarak gören anlayış kadına herhangi bir özgürlük alanı sunmuyor sadece kadın kıyımını hayata geçirip görünmez kılıyor" diyen Dilek,  tüm örgütlü alanlarda bulunan kadınların militarist, cinsiyetçi yaklaşımları asla kabul etmeyeceklerini ve karşısında her zaman mücadele halinde olacaklarının vurgusunu yaptı. Dilek, "Yazdıkları kaderi bizler yeniden yazacağız. İktidarların koyduğu kalıpların içerisine asla girmeyecek, reddedecek ve söylemlerin tümünü boşa çıkaracağız. İktidarlar politik kadınlardan korktukları için kadınları sadece annelikle kutsuyorlar. Artık örgütlülüğünü, düşünsel gücünü yaratan kadınların üzerinden bu söylemleri hayata geçiremeyecekler" şeklinde konuştu.


'AKP kadın mücadelesini düşürmek istiyor'


KESK Platformu Genel Sekreteri Gülistan Atasoy ise, "Devletli, sınıflı ve hiyerarşik bir politika üreten AKP Hükümeti yeni bir sistem değil" diyerek, cinsiyetçiliği AKP ile başlatmanın doğru olmayacağını, ancak var olan yeni rejim yöntemiyle AKP'nin yükselen kadın mücadelesini geriye düşürmek amacıyla daha çok baskı altına almak istediğini ifade etti. Gülistan, son dönemlerde Cumhurbaşkanının, Başbakanının ve Sağlık Bakanının birbirini takip eden cinsiyetçi söylemlerle kadın mücadelesinden korktuklarını gösterdiğini dile getirdi.


'AKP politik kadınları hedef alıyor'


Gülistan, "Kadını eve kapatmak, kadını sadece görünmez emeği üzerinden toplumda yeni bir ucuz iş gücü üretmek adına nesne olarak gören bir yaklaşımdır bu söylemler. Daha çok politik, sokağa çıkan ve sokağı örgütleyen kadınları hedef almaları bu noktada çok manidardır" dedi. Gülistan, AKP Hükümetinin yönetimlerde kadınların yer almamasını, eve kapanmasını, itaat etmesini, kahkaha atmamasını ve gebeliği bir sokağa çıkmama nedeni olarak gösteren bir noktaya geldiğini söyledi.


'Söylemlere karşı sokağa çıkarak cevap olunacaktır'


"Özelikle bugün Diyarbakır'da bu söylemleri değerlendirmek anlamlıdır. Bu topraklarda yüz yıllardır var olan bir ezilme biçimine başkaldırının yükselen bir biçimi yaşanıyor" diyen Gülistan, hem Kobanê'de, hem Rojava'da, hem de Bölge'de yükselen kadın mücadelesinin, örgütlü kadının her gün sokağa daha güçlü biçimde yansımasının çok kıymetli olduğuna dikkat çekti. Gülistan, "Buradaki inanç ve kadın iradesi diğer tüm halklardan emekçilerle ve kadınlarla buluşarak güçlenecektir. Bu noktadan sonra kadının geriye düşmesi söz konusu olamaz. Söylemlere karşı daha çok eylemle daha çok sokağa çıkarak cevap olunacaktır" diye konuştu.


'AKP kadını aile ile var olan bir varlık olarak kabul etti'


Eğitim Sen Genel Sekreteri Sakine Esen Yılmaz ise, AKP Hükümetinin kadına dönük söylemlerini üç aşamada değerlendirileceğini dile getirerek, bunlardan birincisinin AKP'nin ideolojisi ile ilgili, ikincisinin AKP'nin nüfus politikaları, üçüncüsünün ise kadınların geldiği özgürlük süreciyle ilgili olduğunu vurguladı. Sakine, "AKP Hükümeti başa geldiğinden beri birçok icraatı oldu. Kadın Bakanlığı'nı kaldırıp, yerine kadını aile içinde tanımlayan ve onu birey olmaktan çıkaran bir nesneye dönüştürdü. AKP, kadını sadece aile ile var olan bir varlık olarak kabul etti. Kadını bu tanıma sığdırmasının en büyük nedeni özgürleşen, birey olmayı başaran, politikleşen kadından korkmasından kaynaklanıyor" ifadelerinde bulundu.


'Örgütlenerek bu söylemleri boşa çıkaracağız'


"Ülkede özellikle Kürt kadın hareketi başta olmak üzere çok ciddi mücadeleler verildi" diyen Sakine, kadınların belli kazanımlar elde ettiğini belirtti. Kadın örgütleri açısından bu kazanımların bir sinerji yarattığını ve AKP Hükümetinin korktuğunu ifade eden Sakine, "AKP Hükümeti itaat eden kadınları çevresinde görmek istiyor. İtaat eden kadın kedisine biçilen misyona uyarak kendisinden istenen daha çok çocuk ile kendi bedeniyle ve emeğiyle AKP'nin hizmetine daha çok girecek ve bu sayede AKP, kadınlar üzerinden bir plan yürütecek. AKP Hükümeti çok çocuk söylemiyle ucuz iş gücü yaratmayı hedefliyor. Her alanda örgütlenerek bu tür söylemleri boşa çıkaracağız" açıklamalarında bulundu.


(be/gk/fk)