Ceylan Bağrıyanık: Mücadeleyi yükselteceğiz

11:57

 


JINHA


AMED - Demokratik Özgür Kadın Hareketi'nin (DÖKH) 8. Olağan Konferansı'nın açılış konuşmasını yapan Ceylan Bağrıyanık, özgün ve özerk sistem ile kadının eşit temsiliyetinin sağlanması için mücadeleyi yükselteceklerini belirtti. Ceylan, "Sakine, Fidan ve Leyla'nın özgürlük hayallerini gerçekleştirmek için bir aradayız. Özgürlük koşulları her zamankinden daha yakın. Bize bu koşulları sağlayan Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ı selamlıyorum" dedi.


DÖKH 8. Olağan Konferansı açılışı 300 delegenin katılımı ile Kayapınar Belediyesi Cegerxwîn Gençlik ve Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda devam ediyor. Aralarında milletvekilleri, belediye eş başkanları, DTK, HDK bileşenlerinin ve aktivistlerin bulunduğu yaklaşık 300 delegenin katıldığı konferansın gerçekleştirildiği salona "Bi xwebuna jinê di riya Sakine û Arînê de em ber bi azadiyê ve dimeşin", "Sakine'yle anlamlaşan yaşam Arîn'le zirveleşen direniş kadın örgütlülüğüyle özgürleşecek", "Genç kadınlar Paris katliamının öfkesiyle sömürgeciliği yıkacaktır", "Genç kadınlar olarak Arjînlerden Arînlere aldığımız ışığım tılsım güzelliğiyle DÖKH'ün konferansını selamlıyoruz" pankartları, PKK Lideri Abdullah Öcalan, Arîn Mîrxan, Sibel Bulut, Kader Ortakaya, Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in fotoğrafları asıldı. Konferans, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına "Ey Raqîb" marşı eşliğinde saygı duruşu ile başladı. Ardından seçilen divan adına kısa bir konuşma yapan HDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, gerçekleştirilen konferans ile kadın hareketinin yeni bir aşamaya geleceğini kaydetti. Konuşmasında Paris katliamını da kınayan Ayla'nın ardından, Sakine, Fidan ve Leyla'nın yaşamı ve mücadelesinin anlatıldığı sinevizyon izletildi. Sinevizyon, yine kadınların ayakta alkış ve zılgıtlarıyla son buldu.


'Sakine Fidan ve Leyla'nın özgürlük hayalleri için bir aradayız'


DÖKH adına açılış konuşmasını gerçekleştiren Ceylan Bağrıyanık, delegasyonu, divanı ve basın emekçilerini selamlayarak sözlerine başladı. Ocak ayında konferansın gerçekleştirilmesinin anlamlı olduğunu dile getiren Ceylan, Sakine, Fidan ve Leyla'ya dönük katliamı kınarken, üç kadın şahsında demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anılarına bağlı kalacaklarının sözünü bir kez daha verdiklerini kaydetti. 9 Ocak tarihinin kadınların unutmayacağı ve unutturmayacağı günlerden birisi olduğunu ifade eden Ceylan, Sakine, Fidan ve Leyla'nın özgürlük hayallerini gerçekleştirmek için bir arada olduklarını söyledi. Özgürlük koşullarının her zamankinden daha yakın olduğunu söyleyen Ceylan,"Bize bu koşulları sağlayan Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ı selamlıyorum" dedi.


'Kadının özgün ve özerk sistemi tüm alanlarda gerçekleştirildi'


Erkek egemen zihniyetin yönelimlerine karşı direnen YPG-YPJ güçlerini de selamlayan Ceylan, "Kadının demokratik modernitesinin nasıl geliştirildiğini, savunulduğunu tüm dünyaya gösterdiler. Halkların demokratik, özerk yönetimini de inşa ediyorlar. Bunun için Rojava devrimi bir kadın devrimidir. Bu vesileyle kadınların öncülüğünde gerçekleşen Rojava devrimini sahiplendiğimizi bir kez daha yineliyorum" ifadelerine yer verdi. Uzun soluklu mücadele yolunda yaşanmadık acı kalmadığını sözlerine ekleyen Ceylan, özgün ve özek sistemi tüm alanlarda gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Savaş güçlerine karşı her zaman barışın tarafı olduklarını sözlerine ekleyen Ceylan, kadınların eşit temsiliyetinin sağlanması açısından mücadelelerini yükselteceklerini kaydetti. DÖKH'ün Ortadoğu ve dünyada bir kimlik olarak kabul gördüğünü hatırlatan Ceylan, bu temelde birçok diplomatik çalışma yürüttüklerini ifade etti.


'Özgürleşerek, güzelleşerek büyümek gerekiyor'


Çalışmalarında dünya kadınlarının kendilerinden beklentilerinin ne kadar büyük olduğunu gördüklerinin altını çizen Ceylan, bu nedenle örgütlülüğün yeni bir yapılanma ile daha da büyütülmesi gerekliliğini gördüklerini ifade etti. Toplumun tüm kesimlerini kapsayacak şekilde örgütleneceklerine dikkat çeken Ceylan, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın "Yoldasınız, ama yoldasınız" sözlerini hatırlatarak, mücadelelerini özgürleşerek, güzelleşerek büyütmenin gerekliliğine vurgu yaptı ve "Zindanlarda, dağlarda özgürlük mücadelesi yürüten kadın yoldaşlarımıza Önderliğimizle buluşana kadar direneceğimizin sözünü veriyorum" şeklinde konuştu.


'Paris katliamı Kürt kadın hareketine dönük gerçekleşti'


Ardından konuşan HDK Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ise, 9 Ocak 2013 tarihinde Kürt kadın hareketi şahsında Kürt özgürlük hareketine dönük saldırının gerçekleştiğini hatırlatarak, bu katliamın sorumlularının hesap vereceklerinin altını çizdi. Kürt sorununun çözümü konusunda PKK Lideri ile yapılan görüşmenin ardından katliamın gerçekleşmesinin basit olmadığını kaydeden Sebahat, "İkinci Dersim katliamı olarak tanımlanması boşuna değildir. Sakine yoldaşın yoldaşları bugün Kobanê'de direniyor. Selam olsun Sakinelerden Arîn Mîrxan'lara" dedi. Türkiye'nin failleri bildiğini, ancak ortaya çıkarmadığının altını çizen Sebahat, "Bu mücadele devam ediyor. Ancak her gidiş bir kayıptır. 3 arkadaşımızın yeri doldurulamaz. Onlar bizim mücadelemizde, kalbimizde yaşıyor. Onların mücadelelerini bir adım daha ileriye taşıyoruz" ifadelerine yer verdi. 10 Ocak Dünya Gazeteciler Günü nedeniyle Maxmur'da IŞİD tarafından katledilen Deniz Fırat ve Chrlie Hebdo'da katledilen gazetecileri de anan Sebahat, konferansta iki günün ardından önemli kararlar alınabileceğini ifade etti.


'Bütçe toplumu rüşvete bağlamak için kullanılıyor'


Sisteme karşı ideolojik olarak büyük bir mücadele verme sorumluluğuyla karşı karşıya olduklarını dile getiren Sehabat, Türkiye'nin cinsiyet eşitliği konusunda her geçen yıl daha da gerilere gittiğini hatırlattı. Sebahat, Türkiye'de günde 5 kadının katledildiğini hatırlatırken, her geçen yıl kadın katliamlarının ve kadına yönelik şiddetin de arttığına işaret etti. Çocukların yaşadıkları sorunların daha vahim olduğunu belirten Sebahat, en çok bütçesi olan bakanlığın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olduğunu, ancak bakanlığın bu bütçelerin çoğunu, toplumu rüşvete bağlayan uygulamalarla karşı karşıya olduğunun altını çizdi. Kadınlara dayatılanın 3-5 çocuk olduğuna işaret eden Sebahat, ayrıca kadınlara ideolojik ve politik bir yaklaşımın ürünü olarak sadece anneliğin dayatıldığını söyledi.


'YPJ kadınsız yaşamın olamayacağını söyledi'


Kadın hareketinin kadınları sokağa çıkarmayı, özgürleştirmeyi, direnmeyi istemesi nedeniyle iktidar tarafından öfke duyulduğunu kaydeden Sebahat, erkek egemen şiddetin kadın üzerinden kendisini nasıl sürdürdüğünü, Şengal'de, Maxmur'da, Kobanê'de gördüklerini ifade etti. Sebahat, bütün dünya kadınlarını kendileri ile mücadele etmeye çağırarak, IŞİD'in kadın üzerinden sürdürdüğü politikalarını hala devam ettirdiğine dikkat çekti. YPJ'nin direnişi ve duruşunun bütün dünyaya kadınsız yaşamın olmadığını gösterdiğini söyleyen Sebahat, kadınların öncülük ettiğini söylemenin nedeninin, kadınların kadın-erkek eşitliği temelinde yeni bir toplumu inşa etmesinden kaynaklandığını söyledi. Rojava devriminin sistemin sınırlarını yıktığını kaydeden Sebahat, Kobanê'nin düştüğünü söyleyenlerin bunu başaramaması sonucunda, Kürt kadın hareketi önünde eğildiğini söyleyerek, bu söylemlerin sahiplerinin Arîn Mîrxan'in eylemiyle karşı karşıya kaldığını söyledi.


'Sürecin izleyeni değil aktif militanı olacağız'


Kürt kadın hareketinin ortaya çıkardığı ideolojinin, bütün dünya kadın hareketlerinin dikkatini çektiğini dile getiren Sebahat, yapamadıklarını da yaptıklarını da konferansta ifade ederek gelişimi yaratacaklarını vurguladı. PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın, sürecin başarıya ulaşması konusunda kadınlara büyük görev düştüğünü hatırlattığını kaydeden Sebahat, DÖKH olarak sadece sürecin izleyeni değil, aktif birer militanı, sahiplenicileri olacaklarının vurgusunu yaptı. AKP hükümetinin, Demokratik Özgür Kadın Hareketi'nden bir üyenin de İmralı görüşme heyetine girmesine dönük engelleri de değerlendiren Sebahat, "Kadın özgürlüğü ile barışın çok alakası var. Toplumun yarısını kadınlar oluşturuyorsa, bu sürecin kurucuları arasında da yer alacağız. Barış sürecini AKP değil, Kürt halkı ve kadınları belirleyecektir" dedi.


'Biz kadınlar barajı yıkıp geçeceğiz'


HDP'nin parti olarak seçimlere girmenin de çok önemli olduğunu değinen Sebahat, baraj olduğunda daha çok parası, gücü olan kişilerin seçildiğini kaydederek, "Biz kadınlar barajları yıkıp geçeceğiz" dedi. "Bizim için en büyük kariyer, erkek egemen zihniyeti yerle bir ettiğimizi de olacak" diyen Sebahat, iki dönemdir parlamentoda olmalarının, parlamentonun dilini, üslubunu da değiştirdiğini ifade etti. Sebahat, DÖKH olarak konferanstan, seçimlere güçlü olarak girmek amacıyla karar çıkması gerektiğini dile getirdi. Sebahat son olarak, erkek egemen sistemi alaşağı etmek için daha çok güçleneceklerinin altını çizdi.


Açılış konuşmalarının ardından konferans, basına kapalı olarak devam ediyor.


(ekip/fk/mg)