Kayıp yakınları bu hafta da adalet talep etti

13:58

 


JINHA


HABER MERKEZİ - İHD ve kayıp yakınları tarafından "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" talebiyle her hafta gerçekleştirilen eylemlere bu haftada Diyarbakır, Batman ve Cizre'de devam edildi. Kayıp yakınları, adalet talebini yinelerken, Cizre'de 14 yaşında çocuğun polis tarafından katledilmesini ve Paris'te Charlie Hebdo mizah dergisine yönelik saldırıyı kınadı.


İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınlarının "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" sloganıyla her hafta düzenlediği oturma eylemlerinin 310'uncusu Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde devam etti. Eyleme İHD üye ve yöneticilerinin yanı sıra, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Fırat Anlı, MEYA-DER, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, Mezopotamya Hukukçular Derneği üyeleri, İnsan Hakları aktivistleri ve kayıp yakınları katıldı. İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, Paris'te mizah dergisi Charlie Hebdo'da yönelik gerçekleşen saldırıda 12 kişinin katledilmesine değinerek, bu katliamı kınadığını ve bunun insanlığa yapılan bir katliam olduğunu vurguladı. Raci, Cizre'de yaşanan olaylara da değinerek, "Bu Kürdistan topraklarında yaşanan ilk katliam değildir. Hükümet tüm kirli politikalarını Kürt halkı üzerinde gerçekleştiriyor" dedi.


Hasan Çiçek nerede?


Raci'den sonra İHD üyelerinden Abdullah Zeytin, kayıp Hasan Çiçek'in hikayesini şu şekilde anlattı; "Dersim'in Hozat ilçesine bağlı Boydaş Köyü Dereköy Mezrası'nda ikamet eden Hasan Çiçek köylerini boşaltmaları yönünden birçok kez tehditlere maruz kalmıştır. Köyü boşaltmamakta kararlı olan Hasan, 10 Ekim 1994 tarihinde 'Yol göstermesi' bahanesiyle askerler tarafından evinden alındı. Hasan'ın eşi Zeynep Çiçek, eşinin götürüldüğü istikametten silah sesi duydu. Bu tarihten sonra eşinden bir daha haber alamadı. Eşini bulmak için her yola başvuran Zeynep, olaydan bir ay sonra yakılmış bir ceset bulunduğu haberini aldı. Eşi olabileceği düşüncesiyle teşhis etmek için cesedi görmeye giden Zeynep, cesedin üzerinde bulunan kol düğmelerinden eşi olduğunu tespit etti. Ancak cesedin Hasan'a ait olduğu ispatlanamadığı için kayıtlara kayıp olarak geçti. Dava dosyası mahkemeler arasında uzun yıllar gidip, geldi. Zeynep, 1999 yılında başvurduğu Hozat Adliyesi Hukuk Mahkemesi de, Hasan'ın kayıp olduğu kararını verdi." Kayıp Hasan Çiçek ve tüm kayıplar için gerçekleştirilen 5 dakikalık oturma eyleminden sonra etkinlik sona erdi.


Ömer Ölker'in akibeti soruldu


Şırnak'ın Cizre ilçesinde 90'lı yıllarda "faili meçhul" cinayetlerle kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak için 316'ıncı haftasında soğuk havaya rağmen Sanat Sokağı'nda bir araya gelen Dayikên Şemîyê, adalet taleplerini sürdürdü. Yine kaybedilen ve katledilenlerin fotoğraflarının taşındığı eyleme MEYA-DER, İHD, KURDİ-DER ve Barış Anneleri Meclisi üyeleri de katılarak destek verdi. Her hafta bir kayıp öyküsünün anlatıldığı eylemde bu hafta 1994 yılında Şırnak'a bağlı Şeh Hesen köyünde askerler tarafından zorla gözaltına alınıp, katledilen Ömer Ölker'in öyküsü anlatıldı. Ölker'in öyküsünü kardeşi Hülya Ölker anlattı. Evli ve iki çocuk babası olan ağabeyinin o dönem Silopi'de bir berber dükkânı olduğunu anlatan Hülya Ölker, bir gün dükkanına malzeme almak için gittiği Şırnak merkezde dönerken askerler tarafından alıkonulduğunu söyledi. İki gün sonra ağabeyinin cesedini bulduklarını dile getiren Hülya, "Ağabeyimi devlet öldürdü. Kanımızın son damlasına kadar faillerin peşinde adalet arayışımızı sürdüreceğiz. Devlet, katlettiği insanların hesabını verecek" sözleriyle adalet istedi.


'Devlet çocuklardan korktuğu için öldürüyor'


İHD Batman Şubesi ile kayıp yakınları tarafından yapılan "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" eylemi Yılmaz Güney Parkı önünde 309'uncu haftasında devam etti. Eylemde, "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" pankartı ile kayıpların fotoğrafları taşındı. Eyleme, sivil toplum örgüt temsilcileri yanı sıra kayıp yakınları katıldı. Açıklamada konuşan İHD Batman Şube Mehmet Bağatır, "Çocuklara biçilen bu değer onları katledenler üzerinde caydırıcılık etkisi olmadığı için geçtiğimiz günlerde 14 yaşındaki Ümit Kurt güvenlik kuvvetlerince katledilmiştir. Devlet güçleri korktuğu için bir çocuğu öldürme cesaretini geçmişte olduğu gibi yine kendinde görmüştür. Kürt barışı adına atılan her adımı destekliyoruz. Herkesin bu mücadelede barıştan yana saf tutmasını temenni ediyoruz" dedi.


(ekip/fk/mg)