'Yeni yaşamı inşa edeceğiz'

16:57

 


JINHA


AMED - İki gün sürecek olan 8. Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) Konferansı, tartışmalar ve faaliyet raporunun okunmasıyla birinci gününü geride bıraktı. Konferansın birinci gününü değerlendiren kadınlar, coşku ve heyecanla başladıklarını kaydederek, "Kürt ve Kürdistanlı kadınlar olarak yeni bir yaşamı inşa edeceğiz. Bu nedenle buradayız" dedi.


Cegerxwîn Gençlik ve Kültür Merkezi'nde sabah açılış konuşmalarıyla başlayan DÖKH 8. Olağan Konferansı'nın ilk günü dolu bir gündemle sona erdi. İki gün sürecek olan konferans açılış konuşmalarının ardından siyasal süreç tartışmalarıyla ilk günü geride bıraktı. Yarın sabah örgütlenme modellerinin tartışılacağı konferansın ilk gününü değerlendiren delegeler kadın hareketinin daha ileri bir aşamaya geçeceğini ifade etti.


'Amacımız bundan sonraki yolumuzu belirlemektir'


Delegelerden Mardin Belediye Eş Başkanı Februniye Akyol, Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'i anarken, faillerin hala bulunmamış olmasını kınadığını dile getirerek sözlerine başladı. DÖKH'ün sekizinci konferansını gerçekleştirdiklerini dile getiren Februniye, amaçlarının bundan sonra izleyecekleri yolu izlemek olduğunu belirtti. Konferansta erkek egemen sistemin, hükümetin eril söylemlerini eleştirdiklerini sözlerine ekleyen Februniye, "Buradan onlara çok büyük bir cevap veriyoruz. En son söylemlerinde 'Kadının görevi, kariyeri anneliktir. Şu kadar çocuk doğurun, sokağa hamileyken çıkmayın' şeklindeki söylemlerini hiçbir şekilde dikkate almıyoruz. Onlara karşı onların zihniyetiyle mücadele ediyoruz" şeklinde konuştu.


'Daha güçlü bir kadın hareketi'


Sözlerinde HDP seçimlerine de değinen Februniye, bu seçimlerde milletvekillerinin yarısının kadınlardan oluşacağına işaret ederek, "Bundan sonra daha güçlü bir kadın hareketi ile karşı karşıya geleceklerini söylemek istiyorum" dedi. Muhataplarının sadece AKP Hükümetinin olmadığını söyleyen Februniye, dünyadaki bütün eril zihniyetle mücadele edeceklerinin altını çizdi. Februniye, mücadelelerinin çok köklü olduğuna değinirken, "Biz dünya kadınlarını özgürleştirmenin mücadelesini veriyoruz" diye belirtti. Februniye son olarak, DÖKH'ün tüm dünya kadınlarını içine alarak kongreleşmeyi hedefine aldığını belirtti.


'Kürdistanlı kadınlar olarak yeni bir yaşamı inşa edeceğiz'


Konferansa İstanbul'dan katılan DÖKH aktivisti Hunav Altun, konferansın coşkulu bir şekilde başladığını ifade etti. Bugüne kadar birçok çalışma yürüttüklerini dile getiren Hunav, bundan sonrası için sürdürecekleri çalışma çizgisini belirlemek ve güçlü bir program çıkarmak amacıyla konferansta buluştuklarını aktardı. "Her zaman 'Direniş kadınlarla güçlüdür' diyoruz. Kadınlar yoksa hiçbir şey gerçekleşemez" diyen Hunav, konferansın ardından alanlarına dönen kadınların, bulundukları yerlerde kadın hareketine öncülük ettiğine dikkat çekti. Hunav, "Kürt ve Kürdistanlı kadınlar olarak yeni bir yaşamı inşa edeceğiz. Bu nedenle buradayız" sözlerine yer verirken, Ahmet Davutoğlu'nun paketine de cevap vererek, "Onların talepleri, söylemleri, bakışları onlara kalsın. Bizler demokratik özerkliği konuşuyoruz. Bu projenin içinde kadınlar ayrı bir yer tutuyor. Onlara göre değil, kendimize göre yaşamı inşa edeceğiz" dedi.


'Konferansta renklilik'


Gerçekleştirilen konferansın Kürt kadın özgürlük mücadelesinin geldiği en üst noktayı gösterdiğine işaret eden DÖKH aktivisti Aynur Aşan ise, "Dört parça Kürdistan'dan, kentlerden, evden işçiler, siyasi parti mücadelesinden kadın arkadaşlar katıldı. Bu nedenle hem renklilik, hem de tek renklilik durumu var. Hepsi toplumun farklı alanlarından, ama hepsi de kadın. Kadının rengi konferansa damgasını vurdu. Bu nedenle coşkusu da çok fazla" ifadelerine yer verdi. Konferansın, kadının özgür geleceği için bir adım olacağını kaydeden Aynur, 9 Ocak'ın Sakine, Fidan ve Leyla'nın katledilişinin yıldönümü olduğunu da hatırlatarak, anmadan çıkıp konferansa geldiklerini söyledi. Bir taraftan hüzün yaşarken, diğer taraftan ise mücadeleyi güçlendirme kararının olduğunun altını çizen Aynur, Kobanê'de direnen YPJ'li kadınların direniş ruhu ve coşkusu ile kongreye doğru gittiklerini vurguladı.


'Kongrede tüm etnik ve dini kimlikler yer alacak'


"Kongrenin Kürt halkının ve Kürt ve dünya kadın mücadelesinin özgürlüğünü beraberinde getireceğine inanıyoruz" diyen Aynur, kadın hareketinin artık büyüdüğüne ve kimliğini toplumsallaştırdığını ifade etti. Aynur, artık hareketin toplumsal sorunlara ve kadın sorunlarına cevap olamadığını söylerken, hareketten daha büyük bir yapılanma olan kongreleşmenin bulunduğuna dikkat çekti. Kongrede farklı etnik, dini kimliklerin bulunduğunu ve bölgede yaşayan bütün kadınların "demokratik ulus" anlayışıyla yer alacağına işaret eden Aynur, bundan sonraki aşamanın "Kadın Özgürlük Kongresi" olduğunu kaydetti.


'Saldırıların ve direnişin olduğu bir süreçten geçiyoruz'


HDP PM Üyesi Ayşe Berktay da, konferansa katılan herkesin heyecanlı olduğunu söyledi. Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in katlediliş yıldönümlerinin ertesi günü konferansı gerçekleştirdiklerini belirten Ayşe, "Bir taraftan Rojava ve Kobanê'de bir kadın devrimi gündemde, bir taraftan burada ciddi saldırılarla karşı karşıyayız, ama ciddi bir direniş de yazıyoruz" dedi. Küresel ve bölgesel anlamda ciddi değişimlere gebe bir süreçten geçildiğine sözlerinde yer veren Ayşe, böylesi bir süreçte gerçekleştirilen konferansın anlamlı ve önemli olduğuna sözlerinde yer verdi. DÖKH'ün yeni sürecin ihtiyaçlarına göre yeniden yapılanmaya gittiğini kaydeden Ayşe, tüm delegasyonun bunun heyecanı içinde olduğuna değindi.


'Kadınları zorlu ama heyecanlı görevler bekliyor'


"Bir yandan yeni bir yaşam talebiyle özgürlük ve eşitlik anlayışı var ve bu anlayışa denk bir söz söyleme, örgütlenme açığa çıkarma, gidişata müdahil olma göreviyle karşı karşıyayız" diyen Ayşe, bu görevi de sadece Kürt kadınları ile değil, bütün kadınları çalışmanın içine katma perspektifinin olduğuna dikkat çekti. Ayşe, bütün kadınları zorlu ama heyecan verici, önemli görevlerin beklediğini ifade etti. Sözlerinde iktidarın kadınlara dönük yaklaşımlarına da değinen Ayşe, kadınları eşit yaşam hakkına ve yaşam alanına sahip olarak görmediğine değindi. İktidarın kadınları eve hapsetmek istediğine dikkat çeken Ayşe, "İktidar kadınlardan çok korkuyor. Kadınların toplumun yarısı olarak, eşitlik-özgürlük derdi olan, bunu sadece kendi derdi olarak görmeyip toplumun bütün kesimlerinin de özgürlük derdine sahip çıkan bir kesim olarak sokaklara çıkmasını, toplumun içine katılmasını, kamu alanında söz ve karar sahibi olmasını kendi iktidar alanlarına karşı bir tehdit olarak görüyorlar. Bu nedenle de bu mücadelenin önünü kesmek istiyorlar" şeklinde konuştu.


'Konferansa katılamasak da yüreğimizle buradaydık'


Son olarak konuşan SES Bursa Şubesi Temsilcisi Durdu Şen ise, genç bir kadın grubunun içinde bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. AKP Hükümetinden dolayı sendikanın, kadın hareketi anlamında kısmen de olsa bir zayıflama yaşadığını söyleyen Durdu, kadın sayısı olan, ancak dinamik bir sendikal bir hareketlerinin olduğuna işaret etti. Sendikalı kadınların Kürt kadın hareketi ile de buluştuğunu kaydeden Durdu, konferansa ilk defa katıldığını, ancak başarılı bulduğunu dile getirdi. "Konferanslara katılamasak da yüreğimizle buradaydık. Birinci konferanstan son konferansa kadar hep takip ettik. 8'inci konferansa katılmak kısmet oldu" ifadelerine yer veren Durdu, Kürt kadınlarının mücadelesini her zaman desteklediğini ve onların da kendilerini desteklediklerini bildiğini vurguladı.


'Amaç, kadını çalışma yaşamından uzaklaştırmak'


Sözlerine devam ederken AKP'nin çıkardığı yasaların en çok sendikalı kadınları etkilediğine işaret eden Durdu, torba yasada çıkan ve kadına bir armağan gibi sunulan paketin, kadını çalışma yaşamından uzaklaştırmanın amaçlandığını kaydetti. En çok çalışanın sağlık alanında olduğuna da işaret eden Durdu, kadını eve kapatan, anneliği dayatan sözlerin de Sağlık Bakanının ağzından çıktığına dikkat çekti. İktidar zihniyeti ile bireysel olarak mücadele edilemeyeceğine de işaret eden Durdu, konferanstan aldığı heyecanı ve gücü, kendi alanına da yansıtacağını kaydetti. "Hem kadınlar konferansı tetikliyor, hem de konferans kadın hareketini tetikliyor" diyen Durdu, kadın hareketinin Türkiye'ye doğru daha fazla örgütlenmek zorunda olduğunu belirtti. Bir dahaki konferansa bir değil, daha fazla delege ile katılacaklarının altını çizen Durdu, konferansın normal yaşamdan soyut bir çalışma olmadığına işaret etti.


(ekip/fk/mg)