Almina'yı ırkçı-cinsiyetçi yasalar öldürdü

15:11

 


JINHA


İSTANBUL - Sınır Tanımayan Kadınlar Platformu ve Göçmen Kadınlarla Dayanışma Grubu; İzmir Geri Gönderme Merkezi'nde Kamerun'lu Amina Tau Cady'nin ölümünün ırkçı ve ayrımcı yasalar tarafından şekillenen hapishanelerdeki insan haklarına aykırı ve toplumsal cinsiyete duyarsız uygulamaların sonucu olduğunu belirtti.


Kamerun'lu Amina Tau Cady'nin İzmir Geri Gönderme Merkezi'nde hayatını kaybetmesi Sınır Tanımayan Kadınlar ve Göçmen Kadınlarla Dayanışma Grubunun öncülüğünde birçok kadın kurumu ve LGBTİ örgütünün de imzacı olarak yer aldığı eylemle protesto edildi. Kumkapı Geri Gönderme Merkezi'nin önünde bir araya gelen kadınlar, "Bu hastalık değil cinayet" dövizini açarak sık sık "Kadın cinayetleri sınırları aşıyor" ve "Göçmenlere yönelik ırkçılığa son" sloganlarını attı. Kadınlar adına yapılan açıklamada sınır dışı edilmek üzere göçmenlerin tutulduğu Emniyet Genel Müdürlüğü Yabancılar Şubesine bağlı olan Geri Gönderme Merkezleri'nin insanlık dışı koşullarının pek çok defa belgelendiği hatırlatıldı.


'Amina hamile halde tecride alındı'


"Hastanelerde kötü muameleye maruz kalan göçmen kadınlar bu cezaevlerinde de ayrımcılık ve tecritle karşı karşıya kalıyor. Daha öncede ölümlerin yaşandığı bu merkezlerden birinde hayatını kaybeden Kamerun'lu Amina Tau Cady'nin ölümü de diğerleri gibi tesadüf değildir" denilen açıklamada Amina'nın hamileyken alıkonulduğu İzmir Geri Gönderme Merkezinde, HIV virüsü taşıyıcısı olduğu gerekçesiyle, bebeğiyle birlikte karanlık bir bodrum katında tecride alındığı kaydedildi.


'Tecrit ayrımcılık ve insan hakkı ihlalidir'


Nisan 2014'te yürürlüğe giren Yabancılar ve Uluslararası Kanunu, toplum sağlığı ve düzeni bahanesiyle göçmenlerin haklarının ihlal edilmesine zemin hazırlandığının ifade edildiği açıklamada yasalar sayesinde polisin, herkeste olabilen hastalıkların toplum düzenini bahane ederek göçmenleri gözaltına aldığı belirtildi. Açıklamada göçmenlerin hiçbir savuna fırsatı verilmeden ya da tedavi imkanı sağlamadan sınır dışı edildiği bilgisi verilirken, HIV virüsü taşıyıcısının aynı odada yaşayan diğer insanlara hastalığı bulaştırma riskinin olmadığının bilinmesine rağmen Amina'nın HIV virüsü taşıyıcısı olduğu için tecrit edilmesinin bir ayrımcılık ve insan hakkı ihlali olduğu vurgulandı.


Kadın ve LGBTİ bireyler savunmasız kalıyor


Açıklamada kısaca şunlara yer verildi: "Yasalar karşısında hukuki durumu ne olursa olsun göçmenlere ve özellikle kadınlara karşı devlet eliyle yürütülen bu ayrımcı politikalara bir an önce son verilmelidir. Göçmenlik konumuna ek olarak, özellikle kadın ve LGBTİ bireylerin taciz, tecavüz ve her türlü sömürüye karşı daha da savunmasız oldukları dikkate alınarak, özel önlemler, başvuru ve destek mekanizmaları bir an önce hayata geçirilmelidir."


(dk/fk/mg)