'Kız Kardeşlik Köprüsü' kampanyası devam edecek
09:04
Dilan Karamanoğlu / JINHA
İSTANBUL - Gülsuyu-Gülensu Kadın Dayanışma Evi tarafından başlatılan İstanbul'dan Kobanê'ye 'Kız Kardeşlik Köprüsü' kampanyası devam ediyor. Kampanya kapsamında topladıkları ve ürettikleri yardımları Suruç'taki kadın ve çocuklara ulaştıran dernek çalışanları, kampanyanın süreceğini belirtti.
İstanbul'un emekçi semtlerinde kurulan kadın dernekleri, IŞİD vahşeti sebebiyle Suruç'taki çadır kentlerde yaşamını devam ettiren kadın ve çocuklar için yardım kampanya başlatarak, dayanışma örneği gösteriyor. Gülsuyu-Gülensu Kadın Dayanışma Evi çalışanları, topladıkları yardımları Suruç'taki kadın ve çocuklara ulaştırdı. Dayanışma Evi çalışanları, Suruç'taki izlenimlerini aktararak kampanya sürecini devam ettireceklerini ifade ettiler.
'Kadınlara yün ipler dağıtıldı'
Gülsuyu-Gülensu Kadın Dayanışma Evi Başkanı Sevgi Delibaş, savaşlarda en çok kadın ve çocukların mağdur olduğunu ifade ederek, kadın derneği olarak oradaki kadınlara nasıl yardımlarda bulunabileceklerini düşünmeleri üzerine kampanyayı başlattıklarını söyledi. Mahalledeki kadınlara, göç eden kadın ve çocuklar için yün ipler dağıttıklarını ifade eden Sevgi, "Bulunduğumuz mahallede ve bağlı olduğumuz ilçenin esnaflarını dolaşarak yardım topladık. İlaç temin edebilmek için sağlık ocakları ve eczaneleri dolaştık. Elimizden geldiğince oradaki kadın ve çocuklar için ihtiyaçları doğrultusunda mama, bez, süt, kadınsal ihtiyaçları toplamaya çalıştık ve bunlarla Suruç'a gittik" şeklinde konuştu.
'70 koli yardımla Suruç'a gittik'
Havaların soğumasıyla birlikte yaşam koşullarının da zorlaştığını dile getiren Sevgi, "Bizde elimizden geldiği kadar onları ısıtacak şeyler götürmeye çalıştık. Sadece bir kolide çocuklara örülen süveter, patik, bere ve atkılar yer alıyor" dedi. Diğer kadın dernekleriyle birlikte topladıkları yardımları Suruç'a ulaştırdıklarını kaydeden Sevgi, "Yaklaşık 70 koli yardımla birlikte 30 kadın Suruç'a gittik" dedi.
'Eksiklikler giderilmeli'
Gülsuyu-Gülensu Kadın Dayanışma Evi Başkan Yardımcısı Zehra Demir, Suruç'ta çadırlarda kalan kadınlarla görüştüklerini belirterek, çadır kentte biraz daha yerleşik hayata geçildiğinin bilgisini verdi. "İhtiyaç malzemeleri daha düzenli dağıtılabilir. Yardımlardan yararlanamayan kadınlardan bahsediliyor. Biraz daha insana ihtiyaç var diye düşünüyorum" diyen Zehra, organizasyon kısmındaki kişi eksikliğinin giderilmesi gerektiğine dikkat çekti.
'İnsanların umudunu ve direnişini gördüm'
Dayanışma Evi ile birlikte Suruç'a giden lise öğrencisi Dilan Sultan Armutlu ise, Suruç'a otobüsün girdiği anda çocukların etraflarını sarmasından çok etkilendiğini dile getirdi. Dilan, ilk Suruç'a gitme fikri kendisine geldiğinde çok heyecanlandığını anlatarak, "Oradaki insanların umudunu, direnişini gördüm ve buradan oraya yardım götürmenin vermiş olduğu durum bambaşkaydı benim için. Çocukların bize olsan sevgisini ve ilgisini gördüm" şeklinde konuştu. Dilan, oradaki kadınların kendilerini sahiplenmesini çok önemli bulduğunu ifade ederek, "Bir genç kadın olarak oraya gittiğinde etkileniyorsun ve yardım götürmenin vermiş olduğu duygu bambaşka oluyor. Eksikliklerin olduğunu gördük ve bu kampanya bitmedi daha yeni başlıyor diyebiliriz. Kampanya artarak devam edecek" diye belirtti.
'İhtiyaçlar doğrultusunda kampanya devam edecek'
Dayanışma Evi yöneticilerinden Gülten Üzüm ise, "Kız Kardeşlik Köprüsü" kampanyasının bundan sonraki ayağının belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda gideceğini söyleyerek, "Oraya gitmekle birlikte eksiklikleri daha net gördük. Temizlik malzemesi, çocuk bezi ve çocuk maması, kadın pedi gibi ihtiyaçlar çok fazla. Bundan sonraki çalışmamızda bunlara ağırlık vereceğiz" dedi.
'Savaşın psikolojisi üretimle atlatılıyor'
Suruç'ta kurulan kadın atölyesine değinen Gülten, kurulan atölye ile birlikte oradaki kadınların üretime katıldığını belirtti. Gülten, "Savaşın psikolojisini atlatmak bakımından kadınların orada üretime katılması çok önemli ve iyi bir durum. Aynı zamanda oradaki insanlara da yararları oluyor. Orada açılan bir kreş var bunlar orada hayatlarına devam ettiklerini gösteriyor. Bir çadır kentte yaşamak çok zor" diyerek Suruç'ta bulunan kadınların ve kendi topraklarına dönmek istediklerini ifade etti. Çadır kentlerdeki kadınların savaşın artık bitmesini istediklerini dile getiren Gülten, "Kadınlar, hükümetin duruma el atmasını, eğer barış süreci meselesinde ciddiyse bunu uygulaması gerektiğini söylediler. Ayrıca devletin hiçbir desteğinin olmadığını Suruç Belediyesi'nin kendi imkanlarıyla destekte bulunduğunu, diğer yerlerden yapılan yardım kampanyalarıyla destek geldiğini belirttiler " diye konuştu.
(mg)

