'Sosyal Medya ve Azınlıklar' projesi başladı

14:47

 


JINHA


İSTANBUL - Gayrimüslimlerin sosyal medyayı nasıl kullandıkları ve ne tür engellerle karşılaştıklarına ilişkin proje hazırlayan Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfı Cezayir Toplantı Salonu'nda yaptığı toplantı ile hazırladıkları projeye ilişkin bilgileri basın mensuplarıyla paylaştı.


Günümüzde sosyal medya hem bilgi edinme hem iletişim için en popüler araç. Farklı kesimlerden birçok insan da sosyal medya aracılığı ile haberleşiyor ve kendini ifade ediyor. Gayrimüslimler de sosyal medyayı kullanan kesimlerden bir tanesi. Peki, onlar sosyal medyayı nasıl kullanıyor ve ne gibi engellerle karşılaşıyor? Bu konuya ilişkin proje düzenleyen Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfı'nın yürütücülüğünü üstendiği " Sosyal medya ve azınlıklar" projesinin ilk basın toplantısı Cezayir Toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya katılan Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfını Yönetim Kurulu Başkanı LakiVingas, Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden Ulaş Karan, Hrant Dink Vakfı "Medyada Nefret Söyleminin İncelenmesi" Projesi'nden Zeynep Arslan, prje koordinatörü Cemre Baytok ve avukat Rita Ender proje hakkında bilgi verdi.


'Türkiye'de ilk kez bir cemaat vakfı AB'den proje aldı'


Toplantıdan ilk olarak konuşan Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfını Yönetim Kurulu Başkanı Laki Vingas, Sosyal Medya ve Azınlıklar Projesi'nin AB Bakanlığı tarafından yürütülen Sivil Toplum Diyaloğu kapsamında AB ve Türkiye Cumhuriyeti finansmanıyla hayata geçirildiğini söyleyerek,  Türkiye'de ilk kez bir cemaat vakfının Avrupa Birliği'nden proje aldığını vurguladı.  Projenin içeriğine ilişkin konuşan Laki, proje ortaklarından Yunan Avrupa ve Dış Politikalar Kuruluşu'nun ( ELIAMEP) Yunanistan'daki Hristiyan olmayan azınlıklarla benzer çerçevede araştırma yapacağını, projenin birdiğer ortak Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuk Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin ise AB standartları ile karşılaştırılmalı olarak Türkiye'deki yasal düzenlemeleri değerlendireceğini kaydetti.


'İfade özgürlüğü artarken nefret söylemi de aynı oranda artıyor'


Laki'nin ardından söz alan avukat Rita Ender ise araştırma şirketi KONDA ile azınlık toplumlarının birey ve kurumsal olarak sosyal medyayı nasıl kullandıklarını ve hangi hak temellerinde bulunduklarını inceleyeceklerini belirtti. Rita'nın ardından konuşan Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden Ulaş Karan da, projenin önemli bir parçasının sosyal medya ile ilgili yasal çerçeve olduğunun altını çizerek, sosyal medya alanındaki yasaların henüz belirlenmediğini ve bu bakımdan incelemesi zor bir alan olduğunu ifade etti. Ulaş, Türkiye'de son yıllarda sosyal medyanın kullanımın artmasıyla birlikte azınlıklarında bu mecraları yaygın olarak kullandığını ve ifade özgürlüğünün daha fazla görünür olduğunu söyleyerek aynı zamanda üçüncü şahıslar tarafından azınlıklara dönük nefret söylemi, ayrımcılık ve hakaretinin de aynı oranda arttığına işaret etti. Proje kapsamında atölye çalışmalarının da olacağının altını çizen Ulaş, hukuki açıdan azınlıkların haklarının ve sosyal medyaya ile ilgili yasal mevzuatın inceleneceğini kaydetti.


'Azınlıklar, kendilerini ifade etmek için sosyal medyayı kullanıyor'


Ulaş'tan sonra konuşan Hrant Dink Vakfı "Medyada Nefret Söyleminin İncelenmesi" projesinden Zeynep Arslan, Hrant Dink Vakfı çalışmaları ve bu projenin ortak noktasının nefret söylemi, ayrımcılık ve demokratik talepler üzerinde yapılan çalışmalar olduğuna dikkat çekti. Zeynep, vakıf olarak 2009'dan beri yazılı basında çıkan etnik, dini ve ulusal kimliklere yapılan nefret söyleminin üzerinde çalıştıklarının altını çizerek yapılan nefret söylemlerine ilişkin gayrimüslimlerin kendilerini ifade edecek geniş alanlarının olmadığını gözlemlediklerini belirtti. Bu sebeple azınlıkların sosyal medyayı bir araç olarak kullandıklarına işaret eden Zeynep, bu mecralarda azınlıkların ifade alanlarını genişlettiklerini ve ülke gündemine ilişkin görüşlerini de ifade edebildiklerini aktardı.


'Sosyal medyanın her yönüyle değerlendirilmesi önemli'


Kültür Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Rezal Koç da söz alarak gelişen teknolojiyle beraber bireylerin kendilerini ifade edecek alanların da değiştiğine dikkat çekerek sosyal medyanın da kendini ifade etmede bunlardan bir tanesi olduğunu söyledi. İfade ve tepkiler anlamında sosyal medyanın ortam hazırladığına vurgu yapan Rezal, bu mecraların olumlu ve olumsuz açıdan nasıl değerlendireceğine dönük çalışmaları önemsediklerini kaydetti.  Proje koordinatörü Cemre Baytok da yaptığı konuşmada proje ilgili 2 ay sürecek anket çalışmasına başlayacaklarını dile getirdi. Proje kapsamında azınlıklara haklarını bilip bilmediklerini, yapılan nefret söylemlerine ilişkin aldıkları tutumu ve yasal düzenlemelerinin içeriğine dair çalışma yürüteceklerini söyledi.


Toplantı, soru cevap kısmı ile sona erdi.


(ödk-ed/fk)