Erzurum'da kadın tutsaklara 'tecrit' dayatılıyor

09:06

 


JINHA


ERZURUM - Erzurum E Tipi Kapalı Cezaevi'nde kalan kadın tutsaklar, aileleri aracılığı ile maruz kaldıkları hak ihlallerini anlattı. Mektuplarının 'Şikâyet içerin cümle var' gerekçesiyle imha edildiğini, dilekçelerinin 'Devleti küçük düşürüyor' dinelerek işleme alınmadığını belirten kadın tutsaklar, avukat görüşlerinin engellendiğini ve her türlü iletişim haklarının engellendiğine dikkat çekerek, duyarlılık çağrısı yaptı.


Hak ihlallerinin üst boyutlarda olduğu Türkiye ve Kürdistan cezaevlerinde tutsaklara tecrit dayatılıyor. Erzurum E Tipi Kapalı Cezaevi'nde kalan kadın tutsaklar uğradıkları hak ihlallerine ilişkin aileleri aracılığı ile açıklama yaptı. Her türlü iletişim haklarının keyfi olarak engellendiğine dikkat çeken tutsaklar, yaşadıkları hak ihlallerine dair şikayette bulunma haklarının da ellerinden alındığını söyledi. Tutsaklar, yaşadıkları sorunlara ilişkin defalarca gönderdiği mektup ve dilekçelerin ise "şikayet içeren cümle ya da ibare" bulunduğu gerekçesiyle imha edildiğini belirtti.


'Mahkum olduğunuz için siyaset yapamazsınız' politikası


Aileleri aracılığıyla aktardıkları sorunların, yaşadıklarının sadece az bir bölümü olduğuna da değinen tutsaklar, Kobanê direnişine destek vermek amacıyla 15 Ekim tarihinde başlayan ve  E Tipi Cezaevi'nden 4 tutsak kadının da katıldığı açlık grevi eylemi kapsamında, ülkede yaşanan sorunların da giderilmesi amacıyla Uluslararası Af Örgütü, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve BM'ye gönderilen "duyarlılık" içerikli bütün faksların "T.C. devletini küçük düşürüyorlar" gerekçesiyle el konulduğuna dikkat çekti. Yine AKP Hükümeti ve yargıyı eleştiren bir mektubun dahi cezaevinden çıkmadığını da aktaran tutsaklar, cezaevi yönetiminden kendilerine "Siz mahkum olduğunuz için siyaset yapamazsınız" şeklinde yaklaşımın olduğuna işaret etti.


İstedikleri kanlı veriyorlar


Tutsak kadınlar, eleştiri içerikli tek bir cümlenin dahi olduğu bütün mektuplara el konulacağı sözleriyle tehdit edildiklerini vurgularken, bir başka sorun olarak sadece cezaevi yönetiminin istediği kanalların televizyonlara verildiğini kaydetti. Kadın tutsaklar defalarca dilekçe ile başvuru yapmalarına rağmen tüm cezaevlerinde yayınlarına izin verilen, İMC TV ve benzeri kanalları izleyemediklireni söyledi.


İletişim hakkı engelleniyor


Cezaevine gelen kitap, dergi gibi kaynakların da kendilerine verilmediğini ya da aylarca denetime tabi tutulduğunu ifade eden tutsaklar, mektup gibi yazılara el konulduğunu kaydederken, iletişim haklarının tamamen ellerinden alındığına vurgu yaptı. Tutsaklar, cezaevine yeni gelen ikinci müdür tarafından cezaevinde yaşanan sorunların basın ve medyaya yansımaması konusunda kesin talimatının da bulunmasına dikkat çekerken, yaşadıkları bir diğer sorunun ise, avukatların müvekkilleri ile görüşmek için cezaevine geldikleri zaman avukat görüş hakkı bitmediği halde "Görüşme hakkınız bitmiştir" denilerek avukatların geri gönderilmesi olduğunu aktardı. Kadın tutsaklar iletişim ve her türlü görüş haklarının elinden alındığını ve tecrit dayatıldığını belirtti.


Kadın tutsaklar insan hakları kuruluşlarına duyarlılık çağrısı yaptı.


(nt/gk/fk)