Emine Ayna: Provokatör AKP'dir

14:10

 


JINHA


ŞIRNAK - Cizre'de yaşanılan polis cinayetlerinin ardından ilçeyi ziyaret eden HDP, DTK, DBP ve HDK'lı seçilmişler hükümet kanadının açıklamalarına sert tepki gösterdi. DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna, "Kimse kimseyi kandırmaya çalışmasın. İçişleri Bakanı'nın bu işin içinde parmağı yoksa o plakasız polis aracını içindeki polisleri bulmalıdır. O katillerin yakasına yapışmadığı sürece AKP provokatörün ta kendisidir" dedi.


Şırnak'ın Cizre ilçesinde 27 Aralık'tan bu yana devam eden en son iki gün önce 12 yaşındaki Nihat Kazanhan'ın yaşamını yitirmesiyle süren olayların ardından HDP, DTK, HDK ve DBP'li seçilmişler bugün sabah saatlerinde Cizre'ye geldi. DTK Eş Başkanı Selma Irmak, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna, HDK eş sözcüleri Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü, HDP'li vekiller Ayla Akat Ata, Mülkiye Birtane, Gülser Yıldırım, Hasip Kaplan ve Faysal Sarıyıldız, Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk ve Februniye Akyol, DTK Başkanlık Divanı üyesi Feleknas Uca, HDP ve DBP'li yöneticiler ve belediye eş başkanlarından oluşan heyet ilk olarak Cizre ilçe binasına gelerek, kendi aralarında kısa bir bilgilendirme toplantısı yaptı. HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, ilçede günlerdir yaşanılanlara ilişkin tespitlerini heyetle paylaştı. Toplantının ardından seçilmişler ilçe binası önünde toplanan binlerce kişiye seslendi. Yağışlı havaya rağmen ilçe binası önünde binlerce kişi toplandı.  Açıklama öncesi Ey Raqip marşı eşliğinde Cizre'de yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Açıklamada sık sık "Rêyame berxwadan", "Biji Serok Apo" ve "Selam selam İmralı'ya bin selam" sloganları atıldı.


'Zulüm edenler’


Günlerdir ilçede polis cinayetlerine karşı nöbet eylemleri ve hendeklerle öz savunmalarını geliştiren Cizre halkına ilk olarak DTK Eş Başkanı ve Şırnak Milletvekili Selma Irmak konuştu. Selma, "Yaşamı bize zulum edenlere Mazlum Doğan'ın sözüyle karşılık vereceğiz, 'Yaşamak direnmektir" diyerek, konuşmasına başladı. Selma, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın mesajının Botan halkı tarafından umutla karşılandığı ifade ederek, "Botan halkı Önderinin mesajını yürekten savunuyor. O mesaj ne kadar provokasyonla gelirlerse gelsin sizler duruşunuzla bunları boşa çıkaracaksınız deniliyor. Ama bu mesaj karanlık güçler tarafından boşa çıkartıldı. Ey kan emiciler savaşın da ilkesi var. 12 yaşındaki bir çocuk nasıl hedef alınır. Bu size kalmaz, iyi bilin. Nihat oyun yaşında 12 yaşındaydı. Ama siz o ve bize yaşamı karartınız. Sizler biliyordunuz size burada ekmek kalmadı diye daha miting bitmeden bir çocuğu katlettiniz. Bize 'Alın size barış' dediniz. Buradaki karanlık güçler barış umudumuzu kırmak istiyorlar. Provokasyonlarla yalnız değil operasyonlarla bu süreci bozmak istiyorlar. Botan halkı Önderinin mesajının gereklerini yerine getiriyor" dedi.


'Devlete düşen Nihat'ın katillerini bulmak'


Başbakan Davutoğlu ve İçişleri Bakanı Efkan Ala'ya seslenen Selma Irmak, "Nihat'ın başına isabet eden fişek nereden geldi?" diye sordu. "Kamu güvenliği" tartışmalarına da tepki gösteren Selma, bunun Kürt çocuklarının katledilmesiyle sağlanamayacağını ifade etti. Kürt halkının da buna karşı tavrının olacağını söyleyen Selma Irmak, "Kürt halkı çözüm süreci için üzerine düşen her şeyi yapıyor. Cizre halkı günlerdir ayakta ve çocuklarının tabutlarını taşıyor. Buna rağmen yine barış diyoruz, provokasyonlara gelmiyoruz diyoruz. Botan halkı üzerine düşeni yaptı ve yapmaya devam ediyor. Sizlere sormak istiyoruz. Sizler sürdürmek istiyorsanız Nihat'ın katillerini bulup, cezalandırmalısınız. Nihat'ın katilleri ortaya çıkartılmayana kadar bunun peşini bırakmayacağız. Buradan devlete uyarımızı yapıyoruz" diye konuştu.


'Siz kimsiniz ki sizden korkalım'


İlçede yaşanılanlara ilişkin "Provokasyon" değerlendirmelerine de tepki gösteren Selma, "Provokasyon Nur Mahallesi'nde halkın üzerine kurşun yağdıranlardır. Tepede bekletilen panzerlerdir. Katillerden neden hesap sormuyorsunuz. Provokasyon bunlardır" diyerek, devlet ve hükümet yetkililerine yalan açıklamalarda bulunmamaya davet etti. Selma Irmak, "Ölümden korkmuyoruz. Siz kim oluyorsunuz da sizden silahlarınızdan korkalım" diyerek, devam ettiği konuşmasını "Nihat, Ceylan ve Uğur gibi katledilen kahraman çocuklarımız gibi yüreğimizde yaşıyor" diyerek, Kürt halkına, ailesine ve Cizre halkına başsağlığı dileyerek konuşmasını tamamladı.


'Öldürdükleri gençlerin faturasını Cizre'ye kesiyorlar'


Ardından HDK Eş Sözcüsü Ertuğrul Kürkçü konuştu. Ertuğrul Kürkçü, "Ankara, Mersin, İzmir ve Adana, Türkiye'nin devrimcileri Cizre halkının yanındadır, sizleri yalnız bırakmıyorlar" diyerek konuşmasına başladı. "Bir cinayete daha asla ama asla izin vermeyeceğiz" diyerek konuşmasının sürdüren Ertuğrul, "Bu Kürt halkının iradesine tahammül edemeyenlerin zulmüdür. Bunları provokasyon diye cemaati göstermeyin. Onları yakalamıyorsanız onlarla birliktesiniz. Öldürdükleri gençlerin faturasını Cizre halkına mal etmeye çalışıyorlar. 'Biz Nihat'ı öldüren silahları kullanmadık' diyorlar, bunun yalan, yalan yalan olduğunu biliyoruz. Bunu ispat edeceğiz. Nihat polislerin yeni kullandığı bir gaz bombasına ait kapsülle öldürüldü. O silahı siz biliyorsunuz. O mermileri sokaktan topluyorsunuz" dedi. Ertuğrul Nihat'ın ölüne neden olan kapsülün benzerini halka göstererek, kapsülün polise ait olduğunu söyledi.


'Zalimlere asla teslim olmayacağız'


"Katil devlet hesap verecek" sloganlarının ardından konuşmasına devam eden Kürkçü, şunları söyledi: "Türkiye ve Kürdistan'da bu zalimlere asla ama asla teslim olmayacağız. Türkiye halkı Kürtlerin 30 yıllık mücadelesinden büyük bir ders aldı. Bunu yeni yaşamla tüm Türkiye'ye yayacağız. Erdoğan imparatorluğunun yıkılmasından korkuyor. Onun imparatorluğunu yıkacağız. Barış temin edilecek diye Kürt halkı bugüne kadar sürdürdüğü özgürlük mücadelesinden geri adım atmaz. Biz hiçbir diktatörlüğü kabul etmiyoruz. O nedenle Sayın Öcalan'ın açtığı yoldan sonuna kadar gidilecek ya da hükümet istemiyorsa çıkıp açıkça bunu söyleyecek. O zaman öncekilerin başına ne geldiyse bu hükümetin de başına o gelecek" dedi.


'Nihat son kayıp olmayacaksa hükümet her şeyini kaybedecek'


"Nihat son kayıp olmayacaksa hükümet her şeyini kaybedecektir" diyen Ertuğrul, bunların hesaplarının da sorulacağını söyledi. Hesap divanının mutlaka kurulacağını ve katillerin hesap vereceğini ifade eden Ertuğrul, "Kobanê'de olduğu gibi bütün insanlığın onurunu IŞİD çetecilerine karşı savunmuş bir halk var. Bu halk çeteciler karşısında kendi onurunu sahiplenirken siz onlara silah ve cephaneyle geliyor. Biz bunları asla unutmayacağız" diye konuştu.


'Provokatörün kendisi İçişleri Bakanı'dır'


DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna, halka seslendi. Emin Ayna, şunları söyledi: "Provokatörler yaptı deniliyor, o provokatörler polis araçlarının içerisinde ise İçişleri Bakanı'nın provokatörün ta kendisidir. Başkan Öcalan'a verdikleri mesaj 'Biz barış istemiyoruz' dur. Gereğini yaparız sözünü geri almalıdır. O katillerin yakasına yapışmadığı sürece AKP için provokatörün ta kendisidir demeye devam edeceğiz. Karşılarında yüzlerce yıldır mücadele ve direniş geleneği olan bir halk var. 90'ların kirli savaşların içinden büyük bir direniş gücüyle yaşamaya devam eden kocaman bir Kürdistan halkı var karşılarında. Kimse kimseyi kandırmaya çalışmasın. İçişleri Bakanı'nın bu işin içinde parmağı yoksa o plakasız polis aracını içindeki polisleri bulmalıdır. Onlara söz veriyoruz. Başkan Öcalan özgür olacak. Onlara söz veriyoruz Kürdistan halkı özgür olacak, özgür yaşamı yaratacağız."


Açıklamaların ardından binlerce kişi Nihat Kazanhan için Cudi Mahallesi'nde kurulan taziye çadırına doğru yürüyüşe geçti.


(ekip/hd/fk)