‘En büyük provokasyon bir katili Cizre’ye göndermektir’
16:53
JINHA
ŞIRNEX - Cizre’de polislerce katledilen Nihat Kazanhan’ın taziyesinde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Cizre halkının tek suçunun 92 yılında olduğu gibi bugün de çürüyen siyasete karşı doğru siyaset yolunu göstermek olduğunu belirtti. Figen, Hükümet yetkililerinin provokasyon açıklamalarına tepki göstererek, "En büyük provokasyon bir katili buraya göndermektir" dedi.
Şırnak’ın Cizre ilçesinde binlerce kişi, polisler tarafından katledilen Nihat Kazanhan için kurulan taziyeyi ziyaret etti. DTK Eş Başkanı Selma Irmak, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna, Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Februniye Akyol ve Ahmet Türk, HDK Eş Sözcüleri Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü, HDP’li milletvekilleri Ayla Akat Ata, Mülkiye Birtane, Gülser Yıldırım, Hasip Kaplan ve Faysal Sarıyıldız, DTK Başkanlık Divanı Üyesi Feleknas Uca, HDP ve DBP’li yöneticilerin Cizre ilçe binası önünde gerçekleştirdikleri açıklamanın ardından binlerce kişi yürüyüşe geçti. Yürüyüş Nur Mahallesi’nde bulunan ilçe binasından Kobanê (Nusaybin) Caddesi üzerinden Cudi Mahallesi’nde bulunan Cudi Mahallesi Halk ve Taziye Evi’ne kadar sürdü. Kitle yürüyüş esnasında sık sık “Katil devlet hesap verecek”, “Bijî Serok Apo”, ve “PKK halktır halk burada” sloganları atarken, dev PKK bayrağı da yürüyüş boyunca taşındı.
'Kürt halkı sorumluluklarını fazlasıyla yerine getirdi'
Taziye evinde son bulan yürüyüşün ardından seçilmişler Nihat'ın ailesine başsağlığı dileyerek, dualar okudu. Okunan duaların ardından taziye evi önünde bu kez Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk ve HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ konuştu. İlk olarak konuşan Ahmet, Kürt halkının yürüttüğü özgürlük mücadelesiyle tüm ezilen halkların özgür geleceğinin inşa edileceğini belirtti. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın iki yılı aşkın süredir Kürt halkının özgürlüğü ve Ortadoğu’da barışın tesisi için büyük bir çaba sarf ettiğini dile getiren Ahmet, Kürt halkının da bu süreçte üzerine düşen sorumluluğu fazlasıyla yerine getirdiğinin altını çizdi. Kürt halkının köleliği asla kabul etmeyeceğini vurgulayan Ahmet, “Barış, halkların geleceği için anlamlı ve olmazsa olmazdır. Fakat, bu barışı ortak bir yaşamla kurabiliriz. Gençlerimizi barış için vermeyiz. Bedel ödenecekse hepimiz bedel öderiz. Nihat, Kürt halkının değil tüm Kürdistan’ın şehididir. Şehitlilerimiz Kürdistan’ın yüreğinde yaşayacaktır” ifadelerine yer verdi.
‘Onların yürekleri çocuklarımızınki kadar cesur değil’
Ahmet'in ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ise, “Alnı ak olan çocuklarımıza yaşam hakkı bırakmıyorlar. Onların alınları bizim çocuklarımızın alınları kadar ak değil. Onların yürekleri bizim çocuklarımızın yüreği kadar cesur değil. Onlar bu kadar namert, bu kadar kirli, lanet insanlık dışı bir siyaset sahibidir. İşte bu siyaset günlerdir can alıyor. Bu siyaset günlerdir Cizre’de karanlık tezgahlar ve provokasyonlar çeviriyor” şeklinde konuştu. Figen, Kürt halkının yıllardır olduğu gibi yeniden ölümle sınanmaya çalışıldığını ifade ederek, Cizre halkının bir kez daha sınavı geçtiğine dikkat çekerek, “Bu halkı çocuklarının cenazesiyle teslim alamazsınız. Bunu öğrenemediniz mi? Tarihi boyunca bu halka, evlatlarının ölümüyle diz çöktüremeyeceğinizi hala anlamadınız mı? Bu saldırılar anlamadıklarından dolayı değil. Bu halkın çözümü yaratma gücünden, çocuklarının taşıdığı direnişten korkuyorlar. Bu korkunun ecele faydası yok” diye konuştu.
‘Cizre halkının tek suçu doğru siyaset yolunu göstermektir’
Çözümsüzlük politikalarının çöktüğüne işaret eden Figen, şunları dile getirdi: “Ölmüş, çürümüş bir siyaseti hala bütün Türkiye halklarının tepesinde bir zorbalık gücü olarak uygulamaya çalışıyorlar. Bu halk da onların çürüyen bu siyasetine en güçlü cevabı veriyor. Cizre halkının tek suçu, doğru siyasetin yolunu göstermektir. Yanlış yoldan giden siyasi iktidara, barışın ve çözümün düşmanlarına doğru yoldan gidileceğini göstermektir.”
‘En büyük suç halkın önüne evladının cenazesini koymaktır’
Figen, “Cizre halkı o karanlığın en koyu olduğu dönemlerde, insanlık değerlerinin mumla arandığı o 90’lı yıllarda 92’de de doğruyu yaptı. Bugün de aynı şeyi yaptı” ifadelerine yer verirken, Cizre halkının eyleminin meşru olduğuna vurgu yaptı. “Bu hareketi ve eylemi gayri meşru ilan etmeye çalışanlar esas suçlulardır. Suç bu topraklarda çocuk canına kastetmektir. Suç bu topraklarda bütün acılara rağmen çözüm için sorumluluk gösteren bir halkın önüne evladının cenazesini koymaktır" açıklamalarında bulunurken, bu suçu işleyenlerden her koşulda hesap soracaklarına vurgu yaptı. Figen, "Katledilen evlatlarımızın çocuklarımızın hesabını sormak için hesap sorma mücadelesinin en önünde olacağız” dedi.
‘Onların siyaseti ve haysiyeti yerlerde sürünüyor’
Konuşmasında Cizre halkının yalnızlaştırılmaya çalışıldığına da yer veren Figen, “Aylar önce Kobanê içinde kirli tezgahlar planlar yapmışlardı. Aradan aylar geçti. Düşecek dedikleri Kobanê ve oradaki direniş dimdik ayakta. Onların haysiyeti ve siyaseti yerlerde sürünüyor. Sizde bir parça hasiyet varsa, bu halkın direnişi ve taleplerini görün. Nasıl Kobanê’de bu halkın haklılığını ortadan kaldıramadıysanız, direnişini kıramadıysanız; bugün Cizre’de bunu asla başaramayacaksınız” ifadelerini kullandı. AKP Hükümetine ve yetkililerine “Cizre’de işlediği suçtan derhal vazgeçmelidir” uyarısında bulunan Yüksekdağ, “Bu zamana kadar çok canımız gitti. Kan ve kıyıcılık trafiği üzerinden çözümsüzlüğü derinleştirmekten vazgeçmelidir. Cizre’de ‘provokasyon var, karanlık eller, paralel güçler ve polisler Cizre’de tezgah kuruyorlar’ diyorlar. Ben sizlere söyleyeyim. Provokasyonun en büyüğü Hrant Dink cinayetinin sorumlusunu emniyet amiri diye buraya yeni katliamlar gerçekleştirmek için göndermektir. Bu katliamlara ve çözümsüzlüğe yol açan siyasetin önünü halkımızın birleşik gücüyle keseriz” diye konuştu.
Taziye ziyaretinde son olarak MEYA-DER Başkanı Kasım Yiğit konuşarak, aileye ve Kürt halkına başsağlığı diledi.
(ekip/hd/gk)
