Neoliberal politikalar ve annelik sarmalında kadın
09:06
Eylem Daş/JINHA
İSTANBUL - Başbakan tarafından aile ve nüfusun korunmasına yönelik bir dizi yasal düzenlemeyi içeren programa kadınların tepkisi sürüyor. Avukat Züleyha Gülüm, " Bu planla kadınları evde tutmanın ve çok çocuk doğurmasının önü açılıyor bu şeklide de dışarıda ucuz iş gücü olması isteniliyor" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Programı" başlığı ile aile ve nüfusun korunmasına yönelik bir dizi yasal düzenleme, program ve projeyi geçtiğimiz günlerde açıkladı. Açıklanan düzenlemeler arasında annelerin izin günlerinin artırılması, babaya doğum izni verilmesi, annelere doğum yardımı, kreş ve gündüz evlerinde yenilikler, evleneceklere çeyiz hesabı desteği gibi maddeler yer alıyor. Büyük tepki çeken programa ilişkin kadın örgütleri, "Kadını eve hapsedecek, ileride tehlikeli sonuçlar doğuracak" diyor. Konuya ilişkin konuştuğumuz Avukat Züleyha Gülüm, "Bu gibi planlar açıklanırken kadını, annelik yükünden kurtaracak mekanizmalar kuruyoruz deniliyor. Aslında AKP'ye ve dünyadaki neoliberal politikalara baktığımız zaman uygulanılmak istenen bu politikalarla kadınların esnek, düşük ücretli ve sigortasız çalıştırılmak istenildiğini görüyoruz" dedi.
Kadın olmak, çocuk doğurmak ve ucuz iş gücü olmak anlamına geliyor
Züleyha, "Plan sunulurken bir yandan anneliğin, ailenin korunması gözetiliyor bir yandan da nüfusun gençleştirilmesi politikaları ile genç nüfusun çalışma alanına girilmesi amaçlanıyor" diyerek devletin, sermayenin ve erkek egemen sistemin ihtiyaçları doğrultusunda hareket ettiğini vurguladı. Züleyha, kadını aile içerisinde tutmak ve erkek egemenliğinin kadına biçtiği sermayenin de onay verdiği sistemi devam ettirmek için bu politikaların uygulanılmaya çalışıldığını ifade ederek erkek egemenliğinin korunmaya çalışıldığını belirtti. İktidarın planı açıklarken dahi kullandığı dilin aslında uygulanmak istenilen politikayı özetlediğini söyleyen Züleyha, " Bu plana, kadınlarının annelik ve ev işleri görevi ile dışarıdaki işlerinin uyumlaştırılması politikası deniliyor. Kadınları evde tutmanın ve çok çocuk doğurmasının önü açılıyor bu şeklide de dışarıda ucuz iş gücü olması isteniliyor" sözlerine yer verdi.
'Kadınlar üzerinden nüfus politikalarının uygulanılması amaçlanıyor'
"Kadınlar doğum yaptıktan sonra yarım gün çalışmaları halinde, kalan yarım günü devletin ödemesi, olumlu bir uygulama gibi görünse de bu politika, pratikte kadınları niteliksiz işlere mahkûm etmek anlamına geliyor" vurgusu yapan Züleyha, bu uygulamanın kadınların işlerinde yükselmesinin önünde bir engel teşkil ettiğini ve yine asıl olarak kadınlara "Sizin asli göreviniz anneliktir, ailedeki konumunuzdur, bunların dışında kalan zamanınızı da sermayeye ucuz iş gücü olarak hizmet edeceksiniz" denilmek istenildiğini söyledi. Züleyha, AKP'nin kadın cinayetlerine karşı hiçbir şey yapmamasına ve yargı ile berber top yekun kadını hedef alan politikalar yürütmesine rağmen boşanmaları engelleyemediğine dikkat çekerek son istatistiklere bakıldığında boşanmak isteyen kadınların sayısının arttığına işaret etti. "Bütün bu tedbirlere rağmen "aile"yi istediği gibi tutamayan AKP, 3 çocuk doğurun gibi söylemler kullanıyor. Kadınları çocuk doğurmaya teşvik ediyor. Ancak tüm bu politikalar uygulanırken, istatistiklerde görülüyor ki, çocuk doğurma oranı her sene git gide düşüyor" vurgusu yapan Züleyha, AKP'nin bu sebeple kadınlar üzerinden nüfus politikalarını da geliştirdiğini kaydetti.
Nüfus ve üretim yaşlanıyor haydi kadınlar doğurun!
Türkiye'de işsizlik oranının yüzde 9' lara ulaştığının altını çizen Züleyha, bu kadar işsizliğin olduğu bir ülkede yeni gençliğin nerede iş bulacağının sorusunu sorarak aslında bu planın ucuz iş gücünü yaratma modeli olduğunu söyledi. "Nüfus yaşlanıyor, üretim yaşlanıyor endişesi ile nüfusu ve üretimi gençleştirmek amaçlanıyor" sözlerine yer veren Züleyha, nüfus planlaması adı altında böyle bir program sunulduğunu kaydetti. Züleyha, "Bugünkü koşullardan bile daha geri koşullara çekilen ve çok fazla işçi hakkının yok edildiği bir çalışma alanı haline getirilmeye çalışılan bir ülke haline getiriliyoruz" ifadesini kullanarak çocuk doğurma teşvikinin de kadınlar üzerinden gittiğine işaret etti. Çocuk doğuran anneye her çocuk için altın verilecek açıklamalarını da değerlendiren Züleyha, çocukların bir altınla hayatlarının kurtulmayacağına dikkat çekerek evlendirmeye teşvik ile de yine aileyi koruma amacının güdüldüğünü vurguladı.
(fk)

