Emine Ayna: Hükümet hesabını vermek zorunda

09:09

JINHA


ŞERNEX - Cizre'de yaşananlara ilişkin konuşan DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna, "Böyle devam ederse bu halk ne zamana kadar sabredecek, ne kadar sineye çekecek. Hükümet bu katliamların hesabını vermek zorundadır. Provokatörler yapmış diyerek sıyrılamazsın. Eğer bu halkı kendi yurttaşı olarak görüyorsa, benim halkım diyorsa bu katliamları çözmek zorundadır. Beklenen budur " dedi.


Şırnak'ın Cizre ilçesinde, 27 Aralık'ta başlayıp 12 yaşındaki Nihat Kazanhan'ın yaşamını yitirmesiyle devam eden olayların ardından HDP, DTK, HDK ve DBP heyetiyle Cizre'ye gelen DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna, Cizre'de 5'i çocuk 6 kişinin katledilmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Cizre'nin sadece Kuzey Kürdistan'ın değil, tüm Kürdistan'ın kalbi olduğunu söyleyen Emine, geçmişten bu güne yüzyıllardır gelişen tüm serhildanlarda tüm baskılarda, tüm haksızlıklara karşı yürütülen mücadelelerde Cizre'nin hep direnişin kalesi olduğunu ifade etti. Emine, "Tabi bunu Kürdistan'ın dört parçasındaki devletlerde biliyor.  Kendine has direngen bir yapısı var. Bu yüzden Kürtlere karşı yürütülen tüm baskı ve yönelimler Cizre ve Şırnakt'an başlıyor. Bu gün aynı durumu yine yaşıyoruz. 90'larda yine böyleydi. Çözümün tartışılığı bir dönemde yine böyle. Düşünün ki savaşın en boyutlu yaşandığı dönemde burada hiçbir legal siyasi partinin çalışma yürütülmesine izin verilmiyordu" diye konuştu.


'Geçmişte bu katliamları yapanlardan hesap sorulmadı'


Türkiye ve Kürdistan'ın birçok yerinde tüm siyasi partilerin yönelimlere rağmen çalışmalarını yürütebildiğini ancak Şırnak'ta bir türlü bu çalışmanın yürütülemediğine dikkat çekerek, "Gözaltılarda bile açık bir şekilde buradaki güvenlik güçleri, gizlisi-açığı, derini-derin olmayanı 'Burası Şırnak Cumhuriyeti' diyorlardı. Gözaltında, işkencelerde Allaha dua edenlere 'Burada Allah yok, burada Allah biziz' denilen bir yer. Bu katliamların halen burada sürüyor olmasının nedeni çözüm süreci diyen AKP hükümetinin geçmişte bu katliamları yapanlardan hesap sormamasıyla alakalıdır. Darbe yapanların cezalandırmasından söz ediliyor ancak halkları katledenlerden hesap sorulmadı. Geçmişte bu şahıslar ödüllendirildi, bu gün de ödüllendirilmeye devam ediliyor" dedi. 


'İnsanlarda ciddi bir güvensizlik var'


Yaklaşan milletvekili seçimlerine de dikkat çeken Emine, "Barış mı diyorsunuz seçimler yaklaşıyor herkes bu barış söylemlerinin bir seçim oyalaması olmadığını görmek istiyor. Halkta AKP'ye karşı başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı ciddi bir güvensizlik var. Hep yaptığı gibi seçimden önce sanki bir şeyler yapılacakmış gibi bir hava yaratmak istiyor. İnsanlar 'Hükümet eğer samimiyse seçimden önce adım atsın' şeklinde bir beklentisi var. Günlerdir burada gençler çocuklar katlediliyor ancak Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tek bir cümle kullanmıyor. Recep Tayyip Erdoğan 'Kadında olsa çocukta olsa icabına bakarız' söyleminin hala arkasında duruyor. Her şeyin ötesinde öldürme yetkisini yasallaştırıyor, yasal güvenceye bağlıyor" şeklinde ifade etti.


'Katleden polis değilse polis aracında ne işi var?'


Geçtiğimiz günlerde ifadesi alınan bir polisin sarf ettiği sözlere dikkat çeken Emine, "Polis çok açık söylüyor 'ben yasalardan aldığım güçle öldürdüm' diyor. Geçmişte yargılanabileceği durumlar için bu gün yargılanamayacak durumdadır. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cizre'de 12 yaşındaki Nihat Kazanhan'ın katledilmesiyle ilgili kullanılan silahın av tüfeği olduğunu belirtiyor. Biz kullanılan silahı sormuyoruz ki o silahın kimin kullandığı ortadadır, tetiği çeken polistir. O silahın av tüfeği olması onu kullananın polis olma gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Polis değilse polis aracında ne arıyor? Polis aracından iniyor çocuklara 'sizi öldüreceğiz sizi öldürmeye devam edeceğiz' diyor. Polis olmayan güçler devletin resmi aracına binip halkı katlediyorsa, ateş edebiliyorsa demek bu hükümet bütün gücünü kaybetmiş. O zaman hükümet etme yetkisine, yeterliliğine sahip değildir" diye konuştu.


'Davutoğlu katledilen 12 yaşındaki çocuğun yasını tutmalıydı'


"Ahmet Davutoğlu gerçekten Başbakan mıdır? Gerçekten o polisler İçişleri Bakanlığı'na bağlımıdır?" diye soran Emine, konuşmasının devamında şunları belirtti: "Ahmet Davutoğlu o polisleri soruşturmak görevden almak zorundadır. Eğer çözümü esas alıyorsa burada katledilen 12 yaşındaki çocuğun Davutoğlu yasını tutmalıdır. Kara kara düşünmelidir. Eğer kendisi bu provokasyonun arkasında değilse... Davutoğlu, böylesi bir provokasyonun böylesi bir süreci heba edebileceği konusunda düşünmelidir. Provokatörler Cizre'de cirit atıyorsa Başbakan Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gece uyuyamaması gerekiyor. Böyle devam ederse bu halk ne zamana kadar sabredecek, ne kadar sineye çekecek. 'Bu tür süreçte böylesi provokasyonlar yaşanır' diyorlar Her gün bir Kürt evladını katledilecekler ve biz sessiz mi kalacağız? Evet derin güçler bir şeyler yapmak isteyebilir ancak hükümetin görevi bunu engellemektir. Daha ilk ölümde İçişleri Bakanı burada olmalıydı ve Cizre halkına 'biz bunları yapmıyoruz yapanları bulacağız. Biz çözeceğiz' demeliydi. "


'Hükümet bunun hesabını vermek zorundadır'


Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Cizre'de yaşanan katliamlarla ilgili yurtdışına çıktığı bir sırada konuyla ilgili açıklama yaptığını söyleyen Emine, "Uçakta açıklama yapmak ne demek ayıptır. Burada her gün cenaze çıkıyor. Kim bu cenazenin yükünü, sorumluluğunu taşıyacak. Davutoğlu Allah'a inanıyorsa eğer, 12 yaşındaki çocuk Davutoğlu'nun yakasına yapışacak ve 'sen beni öldürdün' diyecek.  'Benden önce Cizre'de 4 kişi öldürüldü kılını kıpırdatmadın benim ölümüme neden oldun' diyecek" diye belirtti. Emine, "Hükümet bunun hesabını vermek zorundadır. Eğer bu halkı kendi yurttaşı olarak görüyorsa, benim halkım diyorsa bu katliamları çözmek zorundadır. Provokatörler yapmış diyerek sıyrılamazsın. Sen nesin hükümetsin, başbakansın" dedi.


'Provokatörler niye  AKP'liyi değil de Kürdü vuruyor?'


Emine son olarak şunları belirtti: Provokatörler niye gidip AKP'li vurmuyor da gelip Kürdü vuruyor. Eğer senden güç almıyorsa eğer sana yaslanmıyorsa... Bu süreci götürmek istiyorsa çözmek zorundadır. O araca binen o araçtaki polislerin kim olduğunu tek tek tespit etmek zorundadır. O silahın kimin kullandığını tespit etmek zorundadır. Ve kesinlikle hem çözüm açısından, hem çözüm sürecine verdiği zarar açısından, hem de çocuklar katlediliyor ve öldürüyor diye bunun hesabını vermek, sormak zorundadır. Beklenen budur, Başbakan olmanın, hükümet olmanın gereği budur."


(mg-rt/fk)