'Hrant için demokrasinin karikatürünü değil kendisini istiyoruz'

17:59

 


JINHA


İSTANBUL -  Binler Hrant Dink'i katledilişinin sekizinci yılında Taksim'den Agos gazetesi'ne yürüyerek andı.  Hrant'ın vurulduğu yerden düzenlenen anmada konuşan Murathan Mungan, " Dersim, 6-7 Eylül, Sivas'ın failleri birdir. Roboski'yi bombalayan kişiler, zihniyetler aynıdır. Yerini bulmamış adalet, katillerini ve kurbanlarını çoğaltır. 'Edirne'den Ardahan'a bölünmez' dedikleri vatan, Susurluk'tan Roboski'ye parça parça edildi, ediliyor. Bu yüzden Hrant için sekiz yıldır haykıranlar artık demokrasinin karikatürünü değil kendisini istiyor" dedi.


Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 19 Ocak 2007'de uğradığı silahlı saldırı sonucu katledilmesinin 8'inci yıl dönümünde binler katliamı yürüyüşle protesto etti. Divan Otel'den Agos Gazetesi önüne doğru gerçekleşen yürüyüşe binlerce yurttaşın yanı sıra HrantDink'in ailesinin ve arkadaşları, Gezi Direnişi'nde katledilen Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan ve annesi Gülsüm Elvan, HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş, HDK Eş Sözcüleri Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile HDP millettekileri katıldı. Büyük bir kortej halinde Agos gazetesinin önüne gelen kitle, her yıl olduğu gibi "Hepimiz Hrant'ız hepimiz Ermeniyiz", "Katil devlet hesap verecek" "Faşistler vuruyor AKP koruyor", Yaşasın halkların kardeşliği"  sloganları atarken Ermenice, Kürtçe, Türkçe ve daha birçok dilden"Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz" yazılı dövizler taşıdı. Agos Gazetesi önünde "Yüzleşin! Hrant'la, soykırımla" yazılı dev pankart asılırken, Hrant'ın katledildiği yere ise Hrant'ın fotoğrafları, mumlar ve karanfiller bırakıldı. Anma etkinliği Hrant Dink şahsında 1915 Ermeni Soykırımı ile özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenleri anma adına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. 


'Hrant'ın ölüsünü unutkanlığın zalim ellerine teslim etmeyeceğiz'


Etkinliğin ilk konuşmasını 'Hrant'ın Arkadaşları' grubu adına şair ve yazar Murathan Mungan yaptı. "Cinayetin arkasındaki en büyük örgüt" başlıklı yazısından bir bölüm okuyan Murathan Mungan, "Bu ülkede ölenler, öldürülenler, katledilenler biz onlardan sonra bir kaç kelime daha söyleyebilelim diye katledildi" sözlerine yer vererek "Baskıcı iktidar korkunun bulaşıcı olduğunu bilir ancak onların bilmediği cesaretin de bulaşıcı olduğudur" dedi. Hrant Dink'in katledilmesinin üzerinden 8 yıl geçtiğini ve o yıl doğan çocukların dillendiğini ve okumayı söktüğünü vurgulayan Murathan, "Oysa Hrant Dink'in ölüsü, gerçek hikâyesi aydınlatılmamış bir cinayetin kurbanı olarak hâlâ bu kaldırımda yatıyor. Dünyayı kaybıyla ıssızlaştıranlar, hatıraları ve emanetleriyle çoğaltırlar ve emanetin başını bekleyen bizler sekiz yıldır burada toplanıp adalet ve hakikat arayışımızı dillendiriyor, Hrant'ın ölüsünü unutkanlığın zalim ellerine teslim etmeyeceğimizi haykırıyoruz" ifadelerini kullandı.


'Her yeni kurbanla birlikte bu kaldırım da bir kez daha öldürülüyor'


Hrant Dink cinayetini kendi siyasi projeleri için araçsallaştırmaya çalışanların emellerine terk etmeyeceklerini sözlerine ekleyen Murathan, "Sekiz yıl boyunca adalet yerinde sayarken pek çok şey söylendi, yazılıp çizildi. Bugüne, bana varıncaya dek sözler seyrelip azaldı belki, ama acılar azalıp seyrelmiyor. Yerini bulmamış bir adaletin sancısı yüreklerde zonklamasını sürdürüyor, vicdanları sızlatmayı, aklımızı acıtmayı sürdürüyor. Dahası, o günden bu yana adlarını tek tek sayamayacağım her yeni kurban ve her yeni ölümle birlikte, Hrant Dink bir kez daha burada, bu kaldırımda vurulup öldürülüyor" vurgusu yaptı.


'Yerini bulmamış adalet, katillerini ve kurbanlarını çoğaltır'


Murathan, 1938 Dersim Katliamı, 6-8 Eylül olayları, Sivas ve Roboski katliamı ve Cumartesi Annelerinin adalet arayışlarını hatırlatarak, "Bu ülkenin değişmeyen karanlık gerçeği bizi her seferinde aynı sözlerin tekrarına mahkum ediyor. İktidarlar değişiyor ama katliamcı merkezi devlet zihniyeti aynı kalıyor. Dersim, 6-7 Eylül, Sivas'ın failleri birdir. Roboski'yi bombalayan kişiler, zihniyetler aynı" dedi. "Yerini bulmamış adalet, katillerini ve kurbanlarını çoğaltır. Gene öyle oluyor" diyen Murathan, tetiği çeken parmaklar değişse de, cinayetin arkasındaki en büyük örgütün aynı olduğuna işaret etti. Murathan, " Adı faili meçhul, ama kendisi faili belli onca cinayetin işlendiği bu ülkenin değişmeyen kara gerçeği, bizi her seferinde aynı sözleri tekrara mahkûm ediyor" diyerek iktidarlar ve koltuk sahiplerinin maskelerinin değişse de hiç değişmeden süren merkezi despot devlet geleneğinin ellerinin her seferinde gene aynı karanlık oyunu tezgâhladığının altını çizdi.


'Geçmişin hayaletlerinden korkmamalı yüzleşmeli'


Hrant Dink'in katledilişinin sekizinci yılının aynı zamanda 1915 Ermeni Soykırımı'nın yüzüncü yılı olduğuna dikkat çeken Murathan, Ermeni soykırımının reddi ve inkârının Türkiye'nin yüzyıllık yalnızlığı olduğunun altını çizerek, "Tarihte, hafızada, akılda, vicdanda ve dünyadaki yalnızlığıdır. Türkiye'nin bu yüzyıllık yalnızlığı artık son bulmalıdır. Bu ülke geçmişin hayaletlerinden korkmayarak tarihiyle yüzleşmeli, geçmişte yaşananlara ilişkin sorumluluklarını üstlenmeli ve bu karanlık mirasın kahredici ağırlığından kurtulmalıdır" sözlerine yer verdi. Türkiye'nin bunu, dünyanın azarlayan bakışları ya da başkalarının onayları için değil, kendisi için istemesi gerektiğini kaydeden Murathan, "Geçmişten günümüze işlenen bunca cinayetin seyircisi bir toplum olmaktan kurtulmanın bir yolu da budur. Çünkü biliyoruz ki, mücadele edilmesi gereken halklar, uluslar değil, zihniyetlerdir" ifadelerine yer verdi.


'Demokrasinin karikatürünü değil, kendisini istiyoruz'


Uzun bir süredir ülkede sistemli olarak ve giderek tırmanan bir biçimde toplumsal kutuplaşmaların yaratıldığını ve düşmanlıkların körüklendiğini kaydeden Murathan, bizzat devleti yönetenlerin şiddet amigoluğu yaptığını söyledi. "Oluşturulan bu alacakaranlık kuşağını andıran siyasal iklimle, Türkiye adeta adım adım Enver Paşalarla, Talat Paşalarla gecikmiş randevusuna sürükleniyor. 'Edirne'den Ardahan'a bölünmez' dedikleri vatan, Susurluk'tan Roboski'ye parça parça edildi, ediliyor" diyen Murathan, bu yüzden Hrant için, adalet için sekiz yıldır haykıranların artık demokrasinin karikatürünü değil, kendisini istediklerini söyledi.


Anmanın ardından kitlesel bir şekilde Taksim Meydanı'na yürümek isteyen kitle, meydan girişinde TOMA'lar ve polisler tarafından engellendi. Polisin anmaya katılanların meydana girmesine izin vermemekte ısrar etmesi üzerine yaşanan kısa süreli gerginlik, barikatların kaldırılması ile sona erdi.


(mt-ed/zd)