'Nüfus planlaması devlet gücünü arttırma üzerine'

09:01

 


JINHA


AMED - Hükümetin nüfusun artırılmasını bir planlama dahilinde ele alıp bunuda kadınları istihdamdan kopararak yapmasının, "Devlet gücünü artırma" ve "Ucuz iş gücü yaratmak" için olduğunu belirten DTK Ekoloji Komisyonu Üyesi Şehbal Şenyurt, "Mesele devletlerin nüfus artışı üzerinden yaptıkları güç hesabı meselesidir. Bu paketle kadını eve kapatıp ekonomiden, politikadan, yaşamın bütün alanlarından geri çekilmesini ön görüyor. Diğer açıdan da, yeni köleler yaratıp sistemi besleyen bir dururuma getiriyor" dedi. 


Hükümetin açıkladığı 'Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Programı'na yönelik tepkiler sürüyor. Aynı zamanda "İşsizliğe çare" olarak sunulan ve bir dizi düzenlemeyi içeren programın uzun vadede AKP'nin muhafazakar/neo-liberal politikalarıyla birlikte kadınların eve hapsedilmesine ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olacağını belirten uzmanlar, uyarıyor. DTK Ekoloji Komisyonu Üyesi Şehbal Şenyurt program kapsamında nüfusun arttırılmasının devlet açısından nedenleri, nüfus arttırılmasının günümüz toplumunda yaratacağı zararları ve iktidar anlayışlı dizayn edilmek istenen tüketim toplumunun arttırılmasının ekolojik dengeye olan zararları üzerine konuştu.


'Paketle kadını eve kapatmanın yolları'


AKP'nin kadın eksenli ürettiği politikalara değinen Şehbal, hükümetin kadın ve aile konusundaki gafları ve politikalarının ne kadar yanlış olduğunun defalarca ortaya çıktığını belirterek, "AKP'nin alınan kararlarda özellikle kadını eve kapatma meselesinde çok ısrarcı olduğu, bu programla yeniden ortaya çıktı. Bir halkın refahının ve gücünün, toplumsal varoluşunun, yaşamının devamının nüfusla ilintisi, özellikle bu programdaki gibi ele alınması gerçekten vahim bir nokta. Elbette nüfus bir dinamizmi ifade eder. Ama politikalarda bu dinamizmin korunmasına ilişkin bir koruma içermediğini çok net görebiliyoruz" dedi.


'Nüfus artışıyla devlet gücünün arttırılması amaçlanıyor'


Şehbal, asıl meselenin tüketim toplumunun insanlarını yaratma meselesi olduğunun altını çizerek, "Mesele devletlerin nüfus artışı üzerinden yaptıkları güç hesabı meselesidir. Nüfus şu kadar artarsa şu kadar güçlü olunur ya da genç nüfus artarsa ordu daha da güçlenir, dünyaya bu güç kadar da hükmederiz hesapları var. Bu mantık üzerinden nüfus planlamaları yapmak insanlık için dünya için nasıl bir hayat önerdiğini 5 bin yıldır görüyoruz. Sağlıklı, doğayla birlikte huzur içinde, mutlu yaşayan bireyler ve toplumlar yaratmak asla gündemlerinde yok. Sadece ve sadece güç üzerinden bir nüfus planlaması var" şeklinde konuştu.


'Yeni fabrika işçileri, yeni askerler, yeni köleler'


Şehbal ayrıca bu paketle kadının özellikle doğurganlığını öne çıkarılmak istendiğini söyleyerek, "Bu paketle kadını eve kapatıp ekonomiden, politikadan, yaşamın bütün alanlarından geri çekilmesini ön görüyor. Diğer açıdan bu politikalar, yeni köleler yaratıp sistemi besleyen bir dururuma getiriyor. Bu noktadan baktığımızda bu düzenlemeyle yeni fabrika işçileri, yeni askerler, yeni köleler ortaya çıksın diye bu politikalar üretilmiş. Yeni bir sermayenin, belli bir mutlu zengin kitlenin hayatını kolaylaştırsın diye bir politika oluşturulmuş. Şimdiye kadar var olan insanların hayatında özgürlükler adına ne yaratıldı? Bundan sonra doğurganlıkla çoğalacak bir topluma ne öneriyorlar? Nüfus politikalarında bunları yeniden düşünmek gerekiyor" diye ifade etti.


'Sorun tüketim toplumu yaratmaktır'


Doğa, toplum ve nüfus ilişkisine değinen Şehbal, nüfus politikalarında asıl sorunun ne olduğuna ilişkin yaptığı değerlendirmede tüketim toplumunun yaratılmasına işaret ederek, "Biz ekolojistler olarak nüfus meselesine şöyle bakılması gerektiğini düşünüyoruz; mesele dünyada var olan doğal yaşam imkanlarının tüketmeden hep birlikte birbirini destekleyerek, besleyerek var olması halinde kaynak sorunu yaşamayız. Nüfus meselesi de bununla ilintili. Sorun tüketim toplumu sorunudur. Her şeyi talan edercesine kapitalizmin bize dayattığı nesneleri ihtiyaçmış gibi algılayıp, sürekli bunları satın alma, üretme, üretileni halka ihtiyaç olarak dayatma gibi büyük sorunlarımız var. Halbuki doğal bir yaşam içinde kentleşme ya da doğal bir yaşam içinde bir yaşam modeli öngördüğümüz taktirde, var olan her şey nüfus artsa bile sorun olmaktan çıkabilir" diye belirtti.


'Doğal akış desteklenmeli'


Şehbal, merkezi bir planlamadan çok hayatı özgürleştirerek, doğal hayat yönünde adımlar atarak, doğal akışı içinde açığa çıkarılmasını ön görülmesi gerektiğinin altını çizdi.  Şehbal, "İnsan türü ile doğadaki diğer türler arasında bir ayrım görmüyoruz. Yok olan her bir canlı türü bu dünyada kaybedilmiş bir değerdir. Bu değerlerin kaybolmayacağı şekilde bir insan yaşamı örgütlememiz gerekmekte. Bir zamanlar bu coğrafya ormanlarla çevrili bir coğrafyaydı ve binlerce çeşit bitki ve hayvan vardı. Artık sayıları giderek azalmış türler sayabiliyoruz" dedi.


'Özgür yaşamın inşasına eğilmek lazım'


Konuşmasının sonunda Şehbal şunları dile getirdi: "Özgür, demokratik ve doğayla bir bütün ekolojik yaşamın inşasına güç vermek zaten doğal olarak güvence açısından insanları sağlıklı düşünmeye yönlendirecektir. Bu da doğal bir nüfus dengesini ortaya çıkarabilir. Bu günün kapitalist mantığına baktığımızda devletin ordu gücüne ihtiyacı var, sınırlar, devlet ve güç politikaları çerçevesinden baktığımızda her devlet güçlü olabilmek için en dinamik olan alan nüfustur. Bu sefer nüfus artsın deniliyor. Bunu da sağlıklı bir hale getiremezsek mutlu, huzurlu ve özgür yaşam olmazsa sorunlar doğuyor. Bütün dünya olarak özgür yaşamın inşasına eğilmemiz lazım."


(şg/zd/fk)