Onlara ne hesap vereceksiniz?

09:05

 


Rozerin Tekin / JINHA


ŞIRNEX - "Devlet dersinde ölen çocuklar ülkesi"nin Cizreli anneleri, "Bizim çocuklarımızı katlederek mi barış yapacaksınız?" diye soruyor. Her birinin ayrı bir yaşam hikayesi ve gelecek özlemi olan çocuklarını anlatırken öfke ve isyanı yüzlerinden okunan annelerden Nihat'ın annesi, "Bisiklet istiyordu, ona bir bisiklet alamadım" derken, Barış Dalmış'ın annesi Zübeyde Dalmış, oğlunun en sevdiği şarkı olan Ahmet Cizîri'nin 'Êdî Bese' stranıyla avunuyor.


Cizre'de son bir aydır devlet ve karanlık güçler eliyle yürütülen katliamlarda Yasin Özel (19), Abdullah Deniz (65), Barış Dalmış (15), Zeki Alar (32), Ümit Kurt (14), Nihat Kazanhan (12) yaşamını yitirdi. Polisin plakasız zırhlı araçlarla mahalle aralarında dolaşarak, çocuk, yaşlı, kadın demeden yurttaşların üzerine gaz bombaları ve gerçek mermilerle saldırdığı ilçede gerginlik devam ediyor. İlçede yaşananlar 90'larda sık sık karşılaşılan devlet-kontra işbirliğini hatırlatıyor. 27 Aralık'tan bu yana polis ya da kontra güçler tarafından katledilen 6 kişinin failleri ise henüz yakalanmadı. Küçük yaşta yaşamları ellerinden alınan çocukların aileleri ise eli kanlı katillerin biran önce bulunup cezalandırılmasını istiyor. 14 Ocak'ta katledilen çocuklardan 12 yaşındaki Nihat Kazanhan, Yafes Mahallesi Tepe Sokak'ta ailesiyle birlikte bir yaşam sürüyordu.


'Evimin gülüydü nasıl kıydılar?'


Katledilen oğlunun ardından ağıtlar yakan 34 yaşındaki Ayşe Kazanhan, zorda olsa oğlu Nihat'ı anlattı. 6 kız, 4 erkek olmak üzere toplam 10 çocuğunun olduğunu söyleyen Ayşe, henüz 6 yaşındayken askerlerce köylerinin yakıldığını ve bu nedenle Siirt'ten Cizre'ye göç ettiklerini belirtti. Oğlu Nihat'ı anlatırken gözlerinden dökülen yaşlara engel olamayan Ayşe, "Oğlum Nihat henüz küçücük bir çocuktu o benim evimin gülüydü nasıl kıydılar?" dedi. Nihat'ın okulu sevmediğini ancak okul müdürü ve öğretmenleri tarafından çok sevildiğini dile getiren Ayşe, "Nihat 6'ıncı sınıfa gidiyordu. Okumayı sevmiyordu o yüzden bir televizyon tamircisinde çalışmaya başladı. Bir gün ona yemek hazırladım ancak yemeği yemedi. Bende neden yemiyorsun diye sorduğumda 'Anne dağdakiler aç o yüzden bende yemiyorum' dedi. Büyüyünce gideceğini söylüyordu. Kürt halkına yapılan haksızlıkları küçük olmasına rağmen görüyor ve biliyordu. Okula gittiği zaman harçlık veriyordum ancak verdiğimiz harçlıktan sadece ihtiyacı olanı alıyordu gerisini yine bana veriyordu. Okulda müdürü ona 'Emanet Nihat' diyordu. Çok güveniyordu Nihat'ıma..." şeklinde konuştu.


'Hep bir bisikleti olsun istiyordu'


Oğlu Nihat'ın hareketli bir çocuk olduğunu söyleyen anne Ayşe, "Nihat hep bir bisikletinin olmasını istiyordu. Ancak maddi durumumuz iyi olmadığı için istediği bisikleti ona alamadım. Ben oğluma çok istediği o bisikleti alamadım" dedi. Oğlunun katillerinin biran önce bulunmasını isteyen Ayşe, "Oğlumun katilleri bellidir. Oğlumu bu devletin polisi öldürdü. Başbakan Ahmet Davutoğlu televizyonlara çıkıp polisin yapmadığını iddia ediyor. Peki polis değilse kimdir? Polis değilse polis aracında ne işi var? Ben oğlumun katillerini istiyorum. Benim yüreğim yandı onlarında yüreği yansın. Benim evimin gülünü kopardılar. Yaşamını elinden aldılar. Ne istediniz küçücük çocuklardan. Hani analar ağlamayacaktı analar ağlamaya devam ediyor. Biz her gün ağlıyoruz ve her gün toprağa bir fidanımızı gömüyoruz" diye belirtti.


Çocuklarını devletin okulundan alacak!


Çocuklarından 5'inin okuduğunu belirten Ayşe, "Her 5 çocuğumu da okuldan alacam. Hiçbirini bu devletin okuluna göndermeyeceğim. Çocuğumun katili bu devlettir ve bu ben bu devlete çocuklarımı emanet etmeyeceğim. Bize bu acıları yaşatan devlete çocuklarımı teslim etmeyeceğim. Benim çocuğumu katleden devletin okuluna nasıl çocuklarımı göndereyim. Bu devlet önce benim çocuğumun katilini ortaya çıkarsın ve cezalandırsın. Sonuna kadar adalet arayışımı sürdüreceğim ve bu olayın peşini bırakmayacağım. Yeter artık dökülen bu kanlar. Biz barış dedikçe onlar katlediyor. Hani çözüm süreciydi barış olacaktı? Katliamlarla mı barış yapacaksınız? Bizim artık bu devlete güvenimiz kalmamıştır. Geçmişte de insanlar katledildi ve halen katlediliyor. Kadın, çocuk, yaşlı, genç demeden katlediyorlar" diye kaydetti.


'Ümit melek gibi bir çocuktu'


Cizre'nin Cudi Mahallesi'nde 6 Ocak tarihinde polislerin zırhlı araçlardan gençlerin üzerine ateş açması sonucu 14 yaşındaki Ümit Kurt katledildi. Anne Nafiye Kurt (46), henüz 15 yaşındayken evlendiğini ve 10 çocuğunun olduğunu söyledi. Aslen Hakkarili olduklarını kaydeden Nafiye, 35 yıldır Cizre'de yaşıyor. Ümit'in üçüncü çocuğu olduğunu belirten Nafiye, "Ümit maddi imkansızlıklar nedeniyle lise birinci sınıfta okulu bırakarak boyacılığa başladı. Ümidim oturaklı uysal bir çocuktu. Hiç kimseye bir zararı olmamıştı. Tüm mahallede sevilen bir çocuktu. Ümit katledildikten sonra mahalleli bizden daha çok üzüldü, ağladı. Sevilen sayılan bir çocuktu. Herkesin yardımına koşardı. Melek gibi bir çocuktu. Ümidimi katlettiler. Oğlumu benden aldılar. Ben şimdi nasıl dayanacağım onun yokluğuna. Madem bir çözüm süreci var bu katliamların anlamı nedir? Kürtleri katlederek mi çözüm sürecini getirecekler? Oğlumun katillinin bulunmasını ve gereken cezayı almasını istiyorum" dedi.


'Hani tüm yurttaşlar eşitti?'


Olayların başladığı gün olan 27 Aralık'ta Yasin Özel katledildi. Yasin, günlerce ateş altında olan Nur Mahallesi'nde yaşıyordu. Demir ustası olan Yasin de diğer çocuklar gibi maddi imkansızlıklar sonucu okula gidemeyenlerden. Gözü yaşlı anne Zahida Özel, Yasin'in ahlaklı güzel huylu bir çocuk olduğunu dile getirdi. Yasin'in Ortaokulu bitirdikten sonra okula devam etmediğini ifade eden Zahida, "Çevresindeki insanları çok severdi. Güzel huylu olmasından dolayı insanlar da onu çok severdi. Oğlum henüz gençliğinin baharındaydı ve halen onun öldüğüne inanmıyorum, inanamıyorum. Doğurduğum, binbir emekle büyüttüğüm çocuğumu elimden aldılar. Ben onsuz nasıl bir yaşam sürdüreceğim" sözlerini ifade etti. Cizre'de 6 kişinin katledildiğini ancak hiçbir devlet yetkilisinin 'Cizre'de bu insanları kim katlediyor?' diye sormadığını dile getiren Zahida, "Hani tüm yurttaşlar eşitti? Neden bir devlet ve hükümet yetkilisi Cizre'ye gelmedi, neden bu katliamlar araştırılmıyor, neden müdahale edilmiyor?" diye sordu.


'Barış, Ahmet Cizîri'nin Êdî Bese şarkısını çok severdi' 


Cizre'de katledilen çocuklardan 15 yaşındaki Barış Dalmış ta katledilenler arasında. Siyasi nedenlerden dolayı babası cezaevinde olan Barış'ın bir abisi de PKK saflarında. Barış, ortaokulu bitirdikten sonra maddi imkansızlık nedeniyle dolmuş muavinliği yapmaya başlamış. Oğlu Barış'ın arkadaş çevresinde sevilen biri olduğunu kaydeden Anne Zübeyde Dalmış, "Barış çok cesaretli bir çocuktu. Çevresinde sevilen bir çocuktu. Barış için varsa yoksa arkadaşlarıydı. Arkadaşlarını çok seviyordu. Evde pek konuşmazdı sakin biriydi. Sürekli müzik dinlerdi. En sevdiği müzik Ahmet Cizîri'nin 'Êdî Bese' şarkısıydı" dedi. Zübeyde'nin de diğer anneler gibi tek isteği katillerin biran önce bulunup yargı önüne çıkarılması.


(mg-rt/fk)