YJA STAR Komutanı: Saldırılara karşı örgütlenmeli
09:06
Rojin Deniz/JINHA
ŞENGAL - YJA STAR Şengal komutanlarından Berfin Nurhak, kadınlara öz savunma çağrısında bulunarak, "Kürdistan'da demokratik bir yaşam inşa ediliyor bu nedenle kadınlar saldırılara karşı kendisini örgütlemelidir. Kadın yaşadığı her yerde; evde, köyde, şehirde kendisini nasıl savunabileceğini bilmelidir" dedi.
YJA STAR Şengal Komutanlığı'nda yer alan Berfin Nurhak, kadın gerillalar olarak DAİŞ'in saldırılarını, ilk geliş süreçlerini, Şengalli genç kadınlarda gelişen savunma bilincini ve özgürlük idaresini ajansımıza değerlendirdi. İlk olarak DAİŞ saldırılarının amacını ve bu saldırıların uluslararası boyutuna dikkat çeken Berfin, "Şengal'e çetelerin saldırısı iki yönlü değerlendirebilir. Ortadoğu ve özetle başta Kürdistan olmak üzere Önder Apo'nun paradigması ile demokratik toplum öne çıkmakta. Ortadoğu toplumunda özgürlük arayışının geliştiğini söyleyebiliriz. Demokratik toplum paradigması 2005 yılında Kürdistan halkının gündemine girdi. Özelikle 2010 yılından sonra demokratik toplum modelinin Rojava başta olmak üzere tüm Kürdistan'da gelişti. Eğer Ortadoğu ve Kürdistan'da demokratik toplum gelişir, halk da bunun için mücadele ederse uluslararası güçlerin buna karşı savaşı geliştireceğini biliyorduk. Biz bütün Kürdistan'da özgürlük hamlesini geliştirdik" diye belirtti.
'Kobanê'de ideolojik bir savaş yaşanıyor'
PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın paradigmasının hayat bulduğunu saldırılarında bu nedenle geliştiğini söyleyen Berfin, "Biz Önder Apo'nun paradigması gerçekleşirse buna karşı saldırıların gerçekleşeceğini söylüyorduk. Kürdistan'da devrimci halk savaşı başlatıldı. Devrimci halk savaşının amacı demokratik bir toplum yaratma savaşıdır. Biz de demokratik toplumun gelişmesine karşı yapılacak saldırıları engellemek için cevap veriyoruz. Her şey birbirine bağlıdır. Hem Ortadoğu'da, hem de Kobanê savaşında her şey görüldü. Şuan Kobanê'de bir yandan toplum ve ekonomik savaş olurken esası aslında ideolojik savaştır. Kobanê'de halk, YPJ/YPG uluslararası güçlere kendi örgütlenme modelini, nasıl yaşamak istediğini gösterdi. Kobanê'de ideolojik bir savaş yaşanıyor, buna bağlı olarak bütün Rojava'da bu savaş yürütülüyor" sözlerini ifade etti.
'DAİŞ özgür halk kimliğine saldırmak istedi'
Şengal'e dönük yapılan saldırıları değerlendiren Berfin, "YBŞ ve YPJ ile Şengal gelişiyor. Uluslararası güçler ve DAİŞ büyük bir saldırı geliştirmek istedi ve Şengal'i hedefe aldı. Rojava'nın genelini zayıflatmak için DAİŞ Rojava'nın sınırını ele geçirmek ve egemenliğini Kürdistan üzerinde geliştirmek istedi. Bundan kaynaklıda Şengal hedef haline getirildi. DAİŞ Kürdistan'da gelişen özgür halk kimliğine saldırmak istedi. Şengal üzerindeki ilk saldırının amacı Rojava Kürdistanı'nda gelişen devrimi zayıflatmaktı. DAİŞ çetecilerini uluslararası güçler ortaya çıkardı. Bu özgür Kürt kimliğine karşı olarak ortaya çıkartıldı. Êzidî kültürü Kürdistan'ın cevheridir. Kürdistan'da özgür Kürdü yok etmek istedikleri için temel ve cevher neresiyse ona saldırı gerçekleştirdiler. Önder Apo savunmalarında 'Êzidî kültürü, Şengal dağları ve Şengal mekanı, Kürdistan tarihinde Kürtlerin cevheridir' diyor. Bu ferman bir soykırımdı. DAİŞ saldırısı ulusalarası güçlerin savaşı ve Önder Apo'nun paradigmasına saldırıdır. Kürdistan açısından Şengal kutsal ve stratejik bir alandır. DAİŞ Kürt kültürünü cevherinden çıkartmak istedi. Kürtlere buradan saldırmak istediler" şeklinde konuştu.
'Mücadele devam edecektir'
Berfin konuşmasının devamında Şengal halkının savunmasız bırakıldığını ifade ederek, "Egemenlerin savaş diyalektiğinde zayıflatıp saldırma vardır. Önce zayıflatıyorlar ardından zayıflattıkları yerlere saldırı gerçekleştiriyorlar. Ondan kaynaklı insan Şengal halkına baktığında çok savunmasız bırakıldığını görecektir. Savunmasız bırakılan bir halka saldırı olduğunda orada saldırganlar sonuç alabilir. Bir ferman daha çıkarmak istediler ancak bunun önü alındı. Katliam girişimi amacına ulaşmadı. Ve bu mücadele devam edecektir" sözlerini ifade etti.
'İnsanlar bize büyük bir umutla bakıyordu'
Berfin, Şengal'e ilk gelişlerinde karşılaştıkları tabloyu anlatarak, "Biz YJA STAR ve HPG gerilla güçleri olarak Şengal'e geldiğimizde Önder Apo'nun perspektifi doğrultusunda geldik. İlk geldiğimizde bir acı yaşadık. Çünkü bu kadar koşulların var olduğu bir dönemde bu halk nasıl savunmasız bırakılmış, insan bunun acısını yaşıyor. İnsanlar bize büyük bir umutla bakıyordu. Biz yüzlerce arkadaşla buraya geçtik. İnsanlar onları hemen kurtarmamızı bekliyordu. Şengal'den çeteleri hemen çıkartıp Şengal'i kurtarmamızı istiyorlardı. YJA STAR ve HPG gerilla güçleri olarak ferman anında gelip halkı kurtarma iddiasında bulunmamız hem toplumsal, hem de kadın açısından derinlikli bir şekilde ele alınması gerekiyor. Sosyolojik olarak derin tahlil edilebilir. Saldırılar çok şiddetliydi, bu halkı, Şengal'i kurtarmak zaman istiyordu. Halk da bizimle konuştuğunda onları hemen kurtarmamızı istiyordu, biz onlara da söylüyorduk, kurtuluş zaman istiyor ve örgütlenmemiz gerekiyor diye. Bundan kaynaklı hem bir kadın gerilla olarak, hem de diğer arkadaşlarımız da bu acıyı yaşadık. Şuan Şengal merkezinde de çatışmalar devam ediyor. Biz de Şengal'in bir an önce kurtulmasını ve Şengal'in çetelerden temizlenmesini istiyoruz" diye konuştu.
'Kendimizi ve halkı da koruyabiliriz'
Bir diğer acının ferman zamanında kadınların kaçırılıp öldürülmesi ve tecavüz edilmesi olduğunu belirten Berfin, "Eğer bir halk tamamıyla ortadan kaldırılmak isteniyorsa o zaman en etkili kesim olan kadına saldırılır. Ondan kaynaklı bu çete kadınlara saldırdı. Biz Şengal'e ilk geldiğimizde gördük ki kadınlar halktan daha fazla savunmasız bırakılmış. Kadınlar kendi durumlarının farkındaydı, belki dile getirmiyorlardı ancak insan gözlerinden, yaklaşımlarından bunu anlayabiliyordu. Yaklaşık yüz kadın gerilla olarak buraya geldik, buraya gelişimiz kadınlarda düşünceye yol açtı. Kadınları raxtlı ve silahlı görünce birçok kadında kendi cinsine güven açığa çıktı. Bir görüntü ortaya çıkıyor tabi; ilk görüntü çok rahat bir şekilde savunmasız bırakılan, kaçırılan kadınlar ve diğer görüntü olarak ise raxtlı, silahlı ve kendinden emin kadınlar Şengal dağında dolaşıyor. Bu kadınlar da Êzidî kadınlarını savunmak için geldiğini söylüyor. Bu her iki görüntü artık Êzidî kadınlarında bir çelişki yarattı. Artık kaçırılan kadınların durumuna düşmemek için, kadın gerillalar gibi silahımızı alıp savaşabilir, kendimizi ve halkı da koruyabiliriz diyorlar" dedi.
'Êzidî kadınlarına Şehîd Xanê Akademisi'ni açtık'
Kadınların ve halkların kökeninde köleliğe yer olmadığını söyleyen Berfin, "Kadınlar küçük bir imkan bulursa özgürlük arayışına başlıyor. Özgürlük arayışı çok zayıf da olsa her zaman kadının ve toplumun doğasında vardır. YJA STAR gerillaları olarak biz bu gerçekliği görüp Şengalli kadınlara imkan sunmak istedik. Neydi bu imkanlar; ilk önce kadınlar kendi varlığını koruyabilmeliydi. Bu esaslar üzerinden Şehîd Xanê Akademisi'ni oluşturduk. Bu çok büyük bir imkandı. Êzidî kadınları bu imkanı hemen değerlendirdi ve gerçekten istekliydiler. Biz çok kısa bir sürede eğitim verdik. Fakat Êzidî kadınlarda şu gerçekliği gördüm; bu ferman demek ki çok etki yapmış, özgürlük arayışı güçlenmiş ve kendilerini örgütlemek istiyorlar. Eğitim kısa da olsa bunlardan kaynaklı sonuç aldı. Êzidî genç kadınları çok kısa bir sürede şunu söylediler; 'Eğer Êzidîlerin başına 73 defa ferman gelmişse biz kendimizi öz savunma temelinde örgütlemediğimizdendir. O zaman kendimizi örgütleyelim ve kendimizi savunalım ki bu ferman Şengal üzerine gerçekleşmezdi'. Bu bilinç çabuk gelişti. Biz de bunun gelişmesi için koşul ve perspektif oluşturduk. Bu eğitim devrelerinin sonuç aldığını görünce de YBŞ güçleri içinde genç kadınların katıldığını gördük" diye konuştu.
'YPJ güçlenirse DAİŞ yenilir'
Êzidî kadınların örgütlenmesinin öneminden ve öz savunmaları için verdikleri destekten bahseden Berfin, "DAİŞ çetesiyle savaşırken YJA STAR güçleri olarak eylemlerde, keşifte, operasyonlarda yer aldık. Ancak bu yetmiyordu. Sadece DAİŞ'e karşı silahlı mücadele yetmiyordu. En büyük ve radikal mücadele bu genç kadınları örgütlemekti. Eğer YPJ Şengal kendini büyütür ve örgütlerse o zaman DAİŞ'e karşı mücadele sonuç alıyor demektir. YPJ Şengal'in bu iddiada olması gerekir. YPJ Şengal için perspektifimiz de bu esaslarda oldu. YPJ Şengal kendisini nasıl örgütleyecek, kendisini nasıl savunacak, nasıl savaşacak, nasıl silah öğrenecek? Biz de perspektif, fikir ve 40 yıl içinde gelişen tecrübelerimizi sunduk. YJA STAR güçleri olarak YPJ Şengal'e imkan ve destek vermek istiyoruz. Ancak şunu söyleyebiliriz ki YPJ Şengal içinde kadınlar savunma iradesine ulaşmış ve savaşabiliyorlar da. YJA STAR gerillaları olarak bu gerçekliği gördükçe de mutlu oluyoruz" ifadelerine yer verdi.
'Şengal'de 40 yıllık mücadele tarihimizden güç aldık'
Kürdistan'da kadın özgürlük mücadelesinin geldiği aşamayı ve demokratik bir toplum için kadın örgütlülüğü ve kadın savunmasının öneminden bahseden Berfin, son olarak şunları belirtti:
"YJA STAR kadının ve toplumun savunma gücüdür. 40 yıldır Kürdistan'da yürüyen bir mücadele var. Bu mücadelenin başından beri de kadının kendini savunması ve örgütlenmesi esastı. Ancak 2010 yılından sonra Önder Apo'nun da perspektifiyle devrimci halk savaşı başlatıldı. Tabi buna karşı uluslararası güçlerin saldırıları da şiddetlendi. Kürdistan'da savaş sadece dağlarda olmuyor. Köyde, ovada, şehirde genel olarak her yerde savaş var. Eğer her yere yayılmış bir savaş varsa o zaman toplum içinde önemli bir yeri olan kadının kendini her yönüyle örgütlemesi gerekiyor. Eğer kadın, özgürlük mücadelesi yürütüyorsa ilk önce kendisini savunması gerekir. Kürdistan'da demokratik bir yaşam inşa ediliyor. Kadın bu şiddetli saldırılara karşı kendisini savunup örgütleyerek ancak başarabilir. Kadının yaşadığı her yerde; evde, köyde, şehirde kendisini nasıl savunabileceğini bilmelidir. Çünkü kadın kendisini nasıl savunursa toplumu da savunduğunun bilincine varmalıdır. Biz Şengal'e ilk geldiğimizde 40 yıllık mücadele tarihimizden güç aldık ve Êzidî kadınlarına, halkına savaşın her yerde olduğunu söyledik ve ona göre kendilerini savunmaları gerektiğini belirttik."
(şg/mg)

