Fatma ve Şükriye'nin yoksullukla örülü hikayesi...

09:02

 


JINHA


AMED - Yoksulluğun kol gezdiği Sur ilçesine bağlı Hasırlı Mahallesi'nde 7 çocuk büyüten Fatma nine, şimdi anneleri ölen babaları ise akli dengesini yitiren 3 torunu için mücadele ediyor. Torunlarının geleceğinden endişe eden Fatma nine, ilgililerden destek bekliyor. Aynı mahallede cips satan Şükriye Kızılkaya'da torunlarına bakıyor ve günlük ihtiyaçlarını kazanabildiği 2-3 TL ile karşılıyor.


Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yoksulluğun kol gezdiği Hasırlı Mahallesi'nde her kadın ayrı bir hikaye. Bu kadınlardan ikisi çocuklarını büyüttükten sonra şimdi de torunları için mücadele eden Fatma Özgezici (58) ve Şükriye Kızılkaya (56). Fatma ve Şükriye'nin yaşamında pek çok ortak nokta var. Köyleri yakıldığı için zorla göçertilen ve yoksulluğu derinden yaşayan iki kadın çeşitli sebeplerle anne ve babalarından ayrılan torunlarına hem anne hem de babalık ediyor.


Cips satarak geçiniyor


Hasırlı Mahallesi'nde Sokak başında yere serdiği kartonun üzerine serdiği cipsleri satan Şükriye, yoksulluğa karşı direnişi sürüyor. 7 çocuk annesi Şükriye 25 yıl önce köyü yakıldığı için evini köyünü bırakarak, Diyarbakır'a gelmiş. Köyünden zorla göçertildikten bir süre sonra eşi de yaşamını yitirdi. Yaşam mücadelesinde tek başına kalan Şükriye, mevsimlik işçilik dahil bir çok işte çalışarak çocuklarını yetiştirdi. Şükriye şimdi de günlük ihtiyaçlarını kazanabildiği 2-3 TL ile karşılıyor.


'Her işte çalıştım'


Şükriye'nin yaşam öyküsü, "Her kadın bir hikayedir" sözünü haklı çıkaracak nitelikte. Hala geçmişin köyünün özlemi ile yaşayan Şükriye, topraklarından çıktıktan sonra yoksulluğa mahkum olduklarını söylüyor. Şükriye özlemini, "Köyümüzde güzel bir yaşantımız vardı. Hiç bir şey yokken geldiler, yakıp yıktılar. Tüm varımız yoğumuz talan edildi. Hiç bir şeyimiz kalmadı, öylece sürgün edildik. Diyarbakır'a yerleştik. O gün bugündür yoksulluk içindeyiz" şeklinde anlatıyor. Fakirlikle ve yoksullukla mücadele ettiğini dile getiren Şükriye, "Köyümüz boşaldıktan sonra çok sıkıntı yaşadık. Her türlü işte çalıştım. Mevsim işçiliği de yapıyordum.  Bugün de dahil hala aç kalmamak için çabalıyorum" diye konuştu.


3 torununa bakıyor


Fatma, emanet olarak aldığı 3 torununa hem annelik hem de babalık yapıyor. Tek başına 7 çocuğunu büyüten ve onları evlendiren Fatma'nın bir oğlunun eşi hastalıktan yaşamını yitirdi. Ardında babaları akli dengesini yitirdi.  3 torunun annesiz bırakmamak için yanına alan Fatma, Erkan (7), Suna (5), Özgül'ü (3) sevgiyle büyütüyor. Sokağa çıkarken bile çocuklarını yalnız bırakmayan Fatma, "Anneleri öldükten sonra benden başka bakacak kimseleri kalmadı. Bende onları yanıma aldım ve onlara gözüm gibi bakıyorum" diyerek torunlarına olan bağlılığını dile getirdi. Ayakta durması gerektiğini dile getiren Fatma nine, "Gelinim öldükten sonra, eşinin ölümüne dayanamayan oğlum akli dengesini kaybetti. Çocuklarına bakacak durumda değil. Torunlarım kadar onun da bana ihtiyacı var. Eşim ise benden daha yaşlı ve hasta. Bende hastayım ama güçlü durmak zorundayım. Kendimi unutmuşum artık onların derdindeyim" diyor.


'Bana bir şey olursa onlar perişan olur'


Destek beklediğini söyleyen Fatma nine, "Evde çalışanımız yok. Tek gelirimiz benim üç ayda bir aldığım 400 TL'lik yaşlılık maaşım. Bu parayla geçim çok zor" sözleriyle ilgililerden destek istiyor. "Bana bir şey olursa bu çocuklar ne olacak?" kaygısını taşıyan Fatma nine, "Ömrüm yettiğince bakacağım da bana bir şey olursa onlar perişan olur. Yarın öbür gün okula gidecekler, eğitim masraflarını hangi parayla karşılarım. Onlar büyüdükçe ihtiyaçları da artacak" dedi.


'Özgül Suna'yı annesi yerine koyuyor'


Tek başına hem anne hem baba hem nine hem de Fatma nine, çocukları da birbirine bağlı bir şekilde büyütmeye çalışacağını söyledi. Fatma Nine, "Suna henüz 5 yaşında Özgül ise 3 yaşında. Anneleri öldükten sonra birbirlerine çok bağlandılar. Asla kavga etmezler, çocuk olmalarına karşı aralarındaki bağ çok kuvvetli. Özgül Suna'yı annesi yerine koyuyor, yemeği bile onun elinden yiyor.  Yarın öbür gün ben olmasam da onlar birbirlerine bağlı kalsın" dedi.


(za/fk/mg)