'MEB'in ilk yarıyıl karnesi kırıklarla dolu'
15:03
JINHA
AMED - Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi, MEB'in karnesinin kırıklarla dolu olduğunu belirterek, "TOEG yerleştirmelerinin işkenceye dönüştüğü, eğitimde bilimden çok dini referanslara göre düzenlemelerin hayata geçirildiği, siyasi iktidarın eğitime ve topluma yönelik dayatmacı ve baskıcı uygulamalarının zirve yaptığı bir dönem oldu" dedi.
Eğitim-Öğretim yılının ilk yarısı 23 Ocak Cuma günü sona erecek. 17 milyon 397 bin öğrenci ve 896 bin 222 öğretmen yarıyıl tatiline girecek. Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi, 2014-2015 eğitim öğretim yılının ilk yarıyılında Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) faaliyetlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada ilk yarıyılın çocuklar için işkence haline geldiği belirtilerek, TOEG yerleştirmelerinin işkenceye dönüştüğü, eğitimde bilimden çok dini referanslara göre düzenlemelerin hayata geçirildiği, siyasi iktidarın eğitime ve topluma yönelik dayatmacı ve baskıcı uygulamalarının zirve yaptığı bir dönem olduğunun altı çizildi.
'Sınıfsal çelişki derinleşti'
Milli Eğitim Bakanlığı'nın eğitim alanında attığı her adımda öğretmen, öğrenci ve velileri mağdur etmeyi sürdürdüğü ifade edilen açıklamada, paralı eğitim uygulamalarının arttığı, toplum içindeki sınıfsal çelişkilerin eğitim sistemi üzerinden daha da derinleştiği kaydedildi. Açıklamada, 2014'te öğretmen ve derslik açıkları, atama bekleyen öğretmenler, laik-demokratik eğitim anlayışıyla temelden çelişen uygulamalar, anadilinde eğitim taleplerinin yok sayılması, kalabalık sınıflar, taşımalı eğitim, okulların altyapı eksiklikleri ve bütçe yetersizliği gibi acil çözüm bekleyen birçok sorunun çözümsüz bırakıldığı ifade edildi. Uygulan politikalar sonucu çocukların özel liselere, imam hatibe, meslek liseleri ve açık liselere mahkum edildiğinin altı çizilen açıklamada, on binlerce çocuk ve gencin okul sıralarında olması gerekirken tarlalarda, sanayi sitelerinde, fabrikalarda çalışmak zorunda bırakıldığının vurgusu yapıldı.
'Tekçi anlayışta ısrar sürüyor'
Siyasi iktidarın her türden dini inancı istismar ederek çocukları ve toplumu "tek din, tek mezhep" anlayışı üzerinden "tek tip" hale getirme çabalarını sürdürdüğü kaydedilen açıklamada, "Okullarda mescit açılması zorunlu hale getirilmesi, reşit olmayan kız çocuklarının başörtüsü ile derse girmeye başlaması, karma eğitim karşıtı söylem ve kampanyaların artması, bilim düşmanı uygulamalar, anadilinde eğitim taleplerinin yok sayılması, farklı inanç, kimlik ve kültürlerin dışlanması gibi çok sayıda uygulama ile eğitimde yıllardır benimsenen 'tekçi' anlayışın ısrarla sürdürüldüğünü göstermiştir" denildi.
Açıklamada son olarak, "Yıllardır toplumsal yaşamın her alanında sürekli kamplaşma ve kutuplaştırma yaratmak üzerinden siyaset yapanlar, benzer bir bölünmeyi okullarda öğrenciler, öğretmenler ve veliler arasında oluşturmaya çalışmış ve bunda kısmen de olsa başarılı olmuşlardır. Eğitimde siyasal kadrolaşma uygulamalarının yukarıdan aşağıya doğru organize bir şekilde gerçekleştirilmesi, okullarda yaşanan şiddetin artması, öğretmenlere yönelik saldırıların engellememesi gibi durumlar, okulların fiilen kışla ya da cezaevi haline getirilmesini beraberinde getirmiştir" sözlerine yer verildi.
(zd/mg)
