'Çocukların yeri mezar değil okuldur'
09:32
Bacı Anuk / JINHA
WAN - Cizre'de 27 Aralık'tan bu yana süren ve 5'i çocuk 7 kişinin katledildiği olaylara ilişkin Türkiye ve bölgeden tepkiler yükselmeye devam ediyor. Cizre'de gerçekleştirilen provokasyonlara dikkat çeken Eğitim Sen Van Şube Eş Başkanı Gülcan Kaçmaz Sağyiğit, çocuklarının yerinin mezar değil okul olduğunu belirtti. DBP Van İl Eş Başkanı Hamiyet Şahin ise provokasyonlara karşı halka duyarlılık çağrısında bulundu.
Bölgede Kürt çocuklarına dönük katliam, işkence, fişleme politikalarının son örneği Diyarbakır ve Şırnak'ın Cizre ilçesinde görüldü. Diyarbakır'da 872 öğrenci İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü ortaklığı ile fişlenirken, 27 Aralık 2014 tarihinden bu yana Cizre'de süren devlet politikaları ise 5'i çocuk 7 kişiyi katletti. Cizre'de çocukların polis kurşunuyla katledilmesi ise, devletin çözüm sürecini sabote girişimlerini pekiştirir nitelikte sürdü. Eğitim Sen Van Şube Eş Başkanı Gülcan Kaçmaz Sağyiğit ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Van İl Eş Başkanı Hamiyet Şahin, çocuk hakları yasasının Türkiye'de uygulanmadığını, aksine çocukların hedef gösterildiğine dikkat çekti.
'Türkiye'de çocuklar devlet kurşunuyla öldürülüyor'
Eğitim Sen Van Şube Eş Başkanı Gülcan Kaçmaz Sağyiğit, sadece Nihat Kazanhan ile değil, yıllardır Türkiye'de izlenen politikanın bir şekilde herkes tarafından görülmesi gerektiğini kaydetti. "Türkiye öldürülen, fişlenen çocuklar ülkesi olma durumunda" diyen Gülcan, tüm duyarlı kesimlere çağrıda bulunarak, katliamlara karşı tepkilerini dile getirmeye davet etti. Türkiye'de son zamanlarda belirgin bir şekilde çocuk katliamlarının arttığına ve bu durumun son çıkarılan "İç Güvenlik Yasası"ndan bağımsız olmadığına dikkat çeken Gülcan, çocukların olması gereken yerin okul olduğuna işaret ederek, "Çocukların sokak ortasında hedef gözetilerek tek kurşunla öldürülmesi, çocuk haklarına da aykırı bir durumdur. Çocuk hakları yasasının 6'ıncı maddesine göre her çocuğun yaşama hakkına sahip olduğu ve devletin de bu çocukların yaşamını ve gelişimini güvence altına alması gerektiği ifadesi vurgulanıyor. Maalesef Türkiye'ye baktığımız zaman bu çocuklar devlet kurşunuyla öldürülüyor" şeklinde konuştu.
'AKP'nin iktidarı bu çözümü istemiyor'
Gülcan, "Kürt halkı daha önce gösterdiği gibi yine demokratik tepkilerini ortaya koymalı, pratik eylemler düzenlemeli" diye konuştu. Çözüm sürecine dikkat çeken Gülcan, "AKP iktidarı şu an bu çözümü istemiyor. Çünkü çözüm istenmiş olsaydı, bununla ilgili gerçekten somut adımlar atılırdı. Cizre'de son süreçlerde iktidarın istediği, orada halkın gözünü korkutmak ve oradaki insanları sindirmektir. Çocukların yeri mezar değil okuldur. Çocukların olması gereken yer okul sıraları. Orada eğitimlerini görmeleri gerekiyor ve devletin bu konuda her çabayı göstermesi gerekiyor" dedi.
'Nihat'ın ölümü barış sürecini sabote etmiştir'
Kürt halkının, kontrgerillanın 1990'lı yıllarda yaptığı gibi polis ve Hüda-Par işbirliği ile teslim alınmaya çalışıldığını dile getiren DBP Van İl Eş Başkanı Hamiyet Şahin, "Cizre halkı tavrını radikal bir duruşla göstermiştir" sözlerini ifade etti. Son iki haftada Cizre'de yaşanan olaylarda katledilenlerin çoğunun çocuk olduğuna vurgu yapan Hamiyet, katledilen çocuklardan Nihat Kazanhan'ın ölümünün manidar olduğuna işaret ederek, "DTK heyetinin halkla buluştuğu ve çözüm sürecine dönük Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın uyarı ve mesajlarının yapıldığı gün olması nedeniyle barış sürecini sabote etmiştir. Bu katliamların tek sorumlusu AKP hükümetidir. DTK heyetinin verdiği mesajlardan biri de Önderliğin 'Milim dahi barış umudu varsa ben bu masadan kalkmayacağım' mesajıydı. Bu mesaj bizim açımızdan çok anlamlıdır" şeklinde konuştu. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun aynı gün "Fikrin konuştuğu yerde şiddet olmaz" sözlerine de atıfta bulunan Hamiyet, fikirleriyle barış sürecini ortaya koyan tarafın PKK Lideri Abdullah Öcalan olduğuna dikkat çekti.
'Akrebin çocukların oyun alanında ne işi vardı?'
"Çocuk katliamları, halka yönelik baskılar, zulümler, plakasız ortalıkta dolaşan zırhlı araçlar... Kısacası şiddet ve katliam yapan sizlersiniz" ifadelerine dikkat çeken Hamiyet, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın, Nihat Kazanhan'ın polisin silahıyla ya da gaz bombasıyla öldürülmediğini söyleyerek, inkar ve imha politikalarını sürdürdüğünün altını çizdi. Nihat'ın polis tarafından öldürülmeme durumunda faillerin nerede olduğunu soran Hamiyet, "Çocukların oynadığı alana yakın bir yerde akrebin ne işi vardı? Akrepten çıkan polisin ne işi vardı? Polislerin çocukların oynadığı alanlarına doğru ateş etmeleri neyin nesiydi?" sorularını yöneltti. Gün geçtikçe sürece ilişkin endişelerinin de arttığını dile getiren Hamiyet, "Bu provokasyonlara karşı halkımızın tepkisini ve öz savunmasını ortaya koyma hakkı vardır. Bu provokasyonları kınıyor ve lanetliyoruz" dedi.
(gk/zd/mg)

