Kadınlar kendi topraklarında çalışmak istiyor
09:02
Bêrîtan Elyakut/JINHA
AMED - Kuzey Kürdistan'dan Türkiye'nin batı illerine çalışmaya giden mevsimlik işçiler, kendi topraklarında çalışmak istiyor. Batı illerine yıllardır çalışmaya giden 2 çocuk annesi Welat Baran ve kızkardeşi Çiçek Baran, çalışma alanlarının oluşturulması için Yerel Yönetimler, DTK ve belediyelere çağrıda bulunarak, "Kendi topraklarımızı işlemek istiyoruz" dedi.
Bölgelerarası ekonomik ve sosyal dengesizlikler Türkiye'de iç göçün en önemli sebeplerinden. Bunlara hızlı nüfus artışı ile kırsalın nüfusu besleyemez hale gelmesi, tarımda makineleşme, tarım kesiminin gelir dağılımından az pay alması ve siyasi nedenler de ekleniyor. Türkiye'deki tarımsal faaliyetlerin yapısının bir sonucu olarak çalışma sürelerine göre "sürekli" ve "geçici" olarak ayrılan tarım işçilerinin büyük bir çoğunluğunu mevsimlik yani geçici tarım işçileri oluşturuyor. Mevsimlik tarım işçiliği yaklaşık olarak yılın dört ayı yapılıyor. Karadeniz'de fındık, Ege'de yaş sebze ve zeytin, Çukurova'da pamuk ve Orta Anadolu'da soğan, şeker pancarı ve kayısı sektöründe toplama, çapa, kurutma ve serme işlerinde çalışıyorlar. Geçimlerini sağlamak için çalışmaya istif şeklinde kamyon kasalarında yolculuk yaparak giden aileler gittikleri yerlerde de genellikle çadırlarda tek göz odada kalıyorlar. Diyarbakır aldığı göç kitlesi ve kentsel alanlarındaki gelişmeler ile sosyal alanda yaşanan sorunlar açısından en fazla etkilenen kentlerden biri olmuştur. Bu etkilenmenin en önemli sosyoekonomik sonuçlarının başında mevsimlik tarım işçi göçü gelmektedir.
'Emeğimizin karşılığını alamıyorduk'
Mevsimlik işçilerden 2 çocuk annesi Welat Baran, 5 yıl mevsimlik işçi olarak çalıştığını belirterek, "Birçok zorluk yaşadık su bulamıyorduk, çeşmelerden su taşıyorduk ve çadırlarda yaşıyorduk. Ev, lavabo, banyo yoktu. Çok fazla zorlukla mücadele ettik" dedi. Welat, Karadeniz tarafına fındık toplamaya gittiklerini, zaman zaman da Adapazarı'na ve Giresun'a gittiklerini dile getirdi. "Bir ay ya da 40 gün kalıp çalışıyorduk" diyen Welat, emek verdiklerini ancak emeklerinin karşılığını alamadıklarını söyledi. Sabah 07.00'de işe başladıklarını ifade eden Welat, "Günlük 12 saat çalışıyorduk. Bize sadece günlük 20-35 lira veriyorlardı. 12 saat boyunca tarlada çalışmanın emeği değil bu para" diye konuştu.
'Bildiklerimizi kendi topraklarımızda üretelim'
Mevsimlik işçiliğe gittiklerinde yollarda çok fazla ölümlerin gerçekleştiğine dikkat çeken Welat, "İnsanlar trenlerle ya da özel araçlarla gidiyorlar. Eşyaları ile giden birçok işçi yaşanan kazalar sonucu yaşamını yitirdi. Biz bunun çözüme ulaşmasını istiyoruz" dedi. Emekçiler için bir şeyler yapılması gerektiğini vurgulayan Welat, tek isteklerinin Diyarbakır'da çalışmak olduğunu ve emeklerinin karşılığını almak olduğunu söyledi. Kendi toprağında emek harcamak istediğini kaydeden Welat, "Kentimizi geliştirelim. İnsanlarımız artık uzak yerlere çalışmaya gitmesin. Adapazarı gibi uzak yerlerde çalışan gençlerimiz suda boğuluyor ya da farklı kazalarla karşılaşıyor. Kadınlar üreten ve çalışkan insanlardır. Bizler istiyoruz ki burada Diyarbakır'da çalışsınlar. Emeklerini kendi memleketlerine harcasınlar" ifadelerini kullandı.
'Bizlere eziyet çektiriliyor'
Çocuk yaştan itibaren mevsimlik işlerde çalışan 19 yaşındaki Çiçek Baran ise, "Küçük yaştan itibaren mevsimlik işlerde çalıştım. Çok zor şartlarda yaşıyorduk. Zaten zordu birde biz küçükken yaşıyorduk bu zorlukları. Yetişkin bir kişi kadar çalışmamıza rağmen bizlere yarım yevmiye veriyorlardı" diye konuştu. Kendilerine eziyet çektirildiğini belirten Çiçek, yapılan işin kendilerine zor geldiğini dile getirdi. Çiçek, "Mevsimlik işçilere destek olmak amacıyla sesimizi duyurmak istiyoruz. Diyarbakır'da çalışma alanlarımız olsaydı hem kadınlarımız muhtaç olmazlardı, hem de kendi haklarını savunurlardı" şeklinde konuştu.
'Kadınlar kendi toprağını işlemeli ve alanlar oluşturmalı'
Yerel yönetimler ve DTK'nin mevsimlik içiler için seralar noktasında çalışma alanları oluşturması gerektiğini dile getiren Çiçek, "Kadınlar kendi toprağını işlemeli ve bunun için alanlar oluşturmalılar. Başkalarının topraklarını işleyip köle gibi çalıştırılmak istemiyoruz. Belediyelerimiz bu noktada adım atmalıdır" dedi. Gittikleri yerlerde hastane olmamasından kaynaklı gidemediklerini ifade eden Çiçek, çadırlarda yaşanılmadığından kaynaklı hastalıkların fazla olduğunu söyledi. Mevsimlik işçilerin yaşamlarının çok zor olduğunu vurgulayan Çiçek, "Emeğimizin karşılığını alamıyorduk. Su yoktu elektrik yoktu, hem paramız azdı hem de bu olanaklar sağlanmıyordu. En temel ihtiyaçlarımız karşılanmıyordu" diye konuştu.
(mg)

