'Acılarımızı AFAD değil birlikteliğimiz aşar'
09:37
JINHA
RIHA - Suruç'ta çadır kentlerde kalan Kobanêlilere AFAD'a gitmeleri yönünde baskı yapıldığı belirtildi. "Oraya gitmeyeceğiz" diyen Kobanêliler, "Birlikte yaşadığımız acıları birlikte paylaşmakta istiyoruz ve o acıları da yaşamak istiyoruz. Biz bir düşmandan kaçtık ama daha büyük bir düşmanın içine düştüğümüzü anladık" diyor.
Suruç'a göç etmek zorunda kalan binlerce Kobanêli ailenin Suruç Belediyesi tarafından açılan çadır kentlerde yaşamasına tahammülsüzlük sürüyor. Ailelerin AFAD barınma merkezine geçmesi için baskı yapıldığı belirtildi. Bu duruma karşılık olarak Kobaneli aileler çok kötü şartlarda yaşamak zorunda kaldıkları AFAD kamplarına gitmek istemediklerini dile getiriyor.
'Ben zulümden kaçtım ama daha büyük bir zulüm altına girdim'
AFAD kampında zindan hayatı yaşadığını dile getiren Kobanêli İyaz Ehmed (36) şöyle konuştu: " Ben zulmü sevmiyorum ve zulüm gördüğüm için kendi vatanımdan göç ettim. Ben buraya Türkiye devletinden zulüm görmek için gelmedim. Bir çadır içerisinde 8 aile yatıyordu ve perişan olduk. Zulümden kaçtık ama zulüm altına girdik. Ben yeni açılan kampa asla gitmem. Ben o hapishaneye nasıl gidebilirim?" diyerek devletin açtığı kampa gitmemekte ki kararlılığını dile getirdi.
'Biz halkımızın acısını birlikte paylaşmak istiyoruz'
Daha önce yaşadığı AFAD kampından ayrılarak Suruç Belediyesi tarafından açılan ve Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından koordine edilen Şehîd Gelhat çadır kentine yerleşen Nehîre Hebeşisimli (40), Türkiye devletinin kendilerine zulüm ettiğini ve bunları yapmaya haklarının olmadığını söyledi. Nehîre Hebeş: "Halk kendisine neyi getirseydi görevliler el koyuyorlardı. Halk için getirilen yardımları ise orada bulunan çalışanlar çalıyorlardı. Her zaman başımızda asker duruyordu ve biz bundan çok rahatsızlık duyuyorduk. Aynı zaman da biz kendi halkımızın içinde olmak istiyoruz. Birlikte yaşadığımız acıları birlikte paylaşmakta istiyoruz ve o acıları da yaşamak istiyoruz. Biz bir düşmandan kaçtık ama daha büyük bir düşmanın içine düştüğümüzü anladık" dedi.
'Orada bulunan herkes geri dönmek istiyor'
AFAD kampının adeta bir askeri kamp gibi olduğunu belirten Nurî Kartoyê Minazir(60) AFAD kamplarında kalan bütün Kobanêli ailelerin belediye tarafından açılan çadır kentlere gitmek istediğini ifade etti. 60 yaşında ki Kobanêli, belediyeye ait çadır kamplarında yaşam şartlarının çok daha iyi olduğuna dikkat çekerek, "Burada kendi memleketimizde, kendi halkımızın içinde gibiyiz. En azından burada kendi ana dilimde ve tercümana ihtiyaç duymadan meramımı dile getirebiliyorum" diye konuştu.
'Bize asla Kürtçe eğitim görmeyeceğimizi söylediler'
Türkçe dilinde çocuklarının eğitilmek istendiğini ve bundan acı duyduklarını dile getiren Lemya Mistefa da AFAD kamplarında çocuklarına sadece Türkçe dilinde eğitim verilerek asimile edilmeye çalışıldığın dikkat çekti. "Biz Türkiye devletinden dolayı kendi yurdumuzdan göç ettik ve Türkiye bunu saklamak için yardım adı altında yüzünü gizlemeye çalışıyor. Ama biz onları çok iyi tanıyoruz. Çocuklarımızın kendi ana dillerinde eğitim görme talepleri ise geri çevrildi" diyen Lemya yetkililerin kendilerine sürekli AFAD kampına gitmeleri yönünde baskı yaptığını söyledi.
(ekip/fk)

