Kentin 'öteki' sesi: Bir çiçek al beya...
09:02
Mizgin Tabu/JINHA
İSTANBUL - Kadıköy sokaklarında 25 yıldır çiçek satan Sultan Demir Roman kimliğinden kaynaklı ayrımcılığa maruz kaldığı için başka meslek bulamadığından yakınıyor. Sultan, çiçek satmak, çöp toplamak, sepetçilik yapmaktan başka bir seçeneklerinin olmağını belirterek, "Kızımda bu işi yapacak" diyor.
Yolda, sahilde ya da bir çay bahçesinde bir arkadaşınızla oturduğunuz ve yahut yürüdüğünüz zaman sohbetin en koyu anında hiç de alışık olmadığınız kıyafetleri ve ellerinde çiçekleriyle bir kadın yanaşır, ısrarcı konuşması, sizi yanınızdaki arkadaşınızla, kardeşinizle yakıştırma girişimleri tatlı bir tebessüm oluşturur yüzünüzde ve çiçeği almak isteğe bağlı olmaktan çıkıp zorunluluğa dönüşür.
Ne kadar tanıyoruz?
Şehrin sokaklarında hayalet gibi dolaşan tek tipleşen toplumda kıyafetleri, konuşmaları ve yaşam tarzları ile toplumun kabul etmek istemediği Roman kadınların yaşamlarını ne kadar biliyoruz? Ne kadar tanığız? Romanlar, yıllardır toplumun ötekileştirmesi ile birlikte yaşadıkları yerlerde gettolaşmak zorunda kalmış sadece yaşam alanları sınırlı olmakla kalmamış istihdam alanları da sınırlanmış durumda.
'Kızımda bu işi yapacak'
Yıllardır dede mesleği olarak tabir ettiği çiçekçiliği Kadıköy'de icra eden Sultan Demir, bu kısır döngünün o öldükten sonra da devam edeceğini belirterek kendisinden sonra da kızının bu mesleği sürdüreceğini ifade etti. Romanların yaptığı mesleklerin sınırlı olmasına dikkat çeken Sultan, çiçek satmak, çöp toplamak, sepetçilik yapmaktan başka bir seçeneklerinin olmağını söyleyerek yaşadıkları sıkıntılara anlattı. Çiçekçilikten aldığı paranın hiçbir şeye yetmediğinin altını çizen Sultan, ''Aldığımız iki kuruş para sadece boğazımıza yetiyor. Çocuklarım evli, evim kira eşimle birlikte yaşıyoruz. Kimsenin birbirine bakacak parası bile yok'' dedi.
'Belediye bırak yer vermeyi yüzümüze bile bakmadı'
25 yıldır gün doğumundan gün batımına kadar Kadıköy sokaklarında çiçek sattığını dile getiren Sultan, ''Yaz, kış dışarıda çiçek satıyoruz. Belediyeye kapalı küçük bir yer için başvurduk yüzümüze bile bakmadılar. Başka yapacak işimiz de yok. Hasta da olsak üç kuruş için buraya geliyoruz. Daha önce belediyeden bir tezgah istedik. Bizden 4 bin lira istedi. Zaten kazandığımız bir şey de yok. Bak öğlen oldu daha siftah bile etmedik'' dedi.
(fk)

