Sultan ananın tek isteği yalnız ölmemek

09:04

 


JINHA


AMED - Yaşamını zorluklar içinde çocuklarını büyütürek geçiren 69 yaşındaki Sultan ana, 5 çocuğu olmasına rağmen yalnız başına bir yaşam sürüyor. Sobasına atacak odunu bile olmayan Sultan ananın tek isteği çocuklarından biraz vefa görmek.


Diyarbakır'ın Sur ilçesinde iki katlı bir evde yaşayan 69 yaşındaki Sultan Çetin, 5 çocuğu olmasına rağmen eşi vefat ettikten sonra yalnız başına bir yaşam sürüyor. 5 yıl önce eşini kanser hastalığı nedeniyle kaybeden Sultan ana, çocukları tarafından evden bile çıkmaya zorlanıyor. Hayatının her anını çocuklarıyla paylaşan, Diyarbakır'da yokluk içinde onları büyüten Sultan ana, sadece bir vefa istiyor. Köyünden çıkıp kentin soğuk duvarları arasında yaşam savaşı veren Sultan ananın eşi hamallık yaparak ailesine bakmaya çalışırken, Sultan ana da kent yaşamında aile bağlarını ve çocuklarını ayakta tutarak ömrünü geçirdi.


Sobayı komşuları verdi


Kürdistan'daki her ana gibi büyük bir özveri ve emekle çocuklarını onurlu bir hayat için yetiştirmeye çalışan Sultan ana, şimdi neden yalnız kaldığını anlamlandıramıyor. Hep başına kötü bir şey geleceği korkusuyla yaşayan Sultan ana, "Yalnız yaşamak çok zor. Gelen en ufak ses bile beni ürkütüyor. Bazen merdivenden gelen ayak sesleri, damdan gelen kedi sesini duyduğumda hırsız geldiğini ya da beni öldürmeye geldiklerini düşünüp sabaha kadar uyuyamıyorum. Bu evi kendi emeğimizle güzel bir eve çevirdik. Eşim öldükten sonra oğlum beni evden çıkarmeya ve satmaya çalışıyor. Sürekli beni arıyor, 'nereye gidersen git ev babamızın evi satacağım diyor" diye yaşadıklarını anlattı. Hiçbir sosyal güvencesi de olmayan Sultan ananın hiçbir geliri de yok. Sobasına atacak odunu bile olmayan Sultan ana, komşuların attığı dolap ve koltukları kırıp sobaya atarak ısınmaya çalışıyor.


'Kimsenin elinde gözüm yok'


Şimdilik kendisine bakacak kadar sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Sultan, yalnızlığın kendisinden yarattığı kaygıyı şöyle anlatıyor: "Bazen ilerisini düşünüyorum daha da yaşlanacağım ayağa kalkamayacak duruma düşüp yatağımda yalnız başıma öleceğim. Günlerce kimsenin haberi olmayacak öldüğümden. Kurtlanacağım ve en sonunda kapıyı kırıp içeri girecekler öylece kimsesiz bir şekilde gömecekler beni. Ama yinede yaşayabiliyorum ve her işimi kendim görüyorum. Kimsenin elinde gözüm yok."


(za/gc/fk)