'Sendikasız Kadınlar, Kadınsız Sendikalar' kitabı çıktı

15:53

 


JINHA


İSTANBUL - 'Sendikalar ve Meslek Odalarında Erkek Egemenliğine Karşı Kadın İnisiyatifi' tarafından hazırlanan, "Sendikasız Kadınlar, Kadınsız Sendikalar" araştırma kitabı çıktı. Kitap, sendikaların programlarında, tüzüklerinde kadın üyenin sorunlarını ve taleplerini hesaba katmadığını somut örneklerle ortaya koyuyor.


2009 yılında, çeşitli sendika ve meslek örgütlerinden aktivistler ve akademisyen kadınların oluşturduğu 'Sendikalarda ve Meslek Odalarında Erkek Egemenliğine Karşı Kadın İnisiyatifi' tarafından yürütülen tartışmalar sonucu "Sendikasız Kadınlar, Kadınsız Sendikalar" araştırma kitabı hazırlandı. Kitabın tanıtımı Friedrich-Ebert-Stiftung Derneği'nde yapılan basın toplantısı ile yapıldı.  Basın toplantısında kitabın yazarı Betül Urhan' ın yanı sıra kitabın yayın danışmanlığını yapan Petrol İş Kadın Dergisi editörü Necla Akgökçe, Genel-İş Sendikası İstanbul Konut İşçileri İstanbul Şubesi Başkanı Nebile Irmak Çetin ve Kadınlarla Dayanışma Vakfı'ndan (KADAV) Serap Güre Şenalp katıldı. Araştırmaya ilişkin konuşan Serap Güre, sendikaların tamamının cinsiyet gerçeğini hesaba katmayan bir yönetim anlayışında ısrar ederek kadın temsiliyetini artırmaya yönelik önlemler almadığını, programlarında, tüzüklerinde kadın üyenin sorunlarını ve taleplerini hesaba katmadığını somut örneklerle gösterdiklerini belirtti.


'Sendikalar, tüzüklerine erişmemizi engelledi'


Serap, 'Sendikalarda ve Meslek Odalarında Erkek Egemenliğine Karşı Kadın İnisiyatifi' nin 2009 yılında SİNE-SEN' de tacize maruz kalan bir kadının çağrısı üzerine bir araya geldiğini belirterek bu davanın takipçisi olarak sendikaların tüzüklerini incelediklerini ancak hiçbir sendikanın tüzüğünde cinsel tacizin bir disiplin suçu olarak yer almadığını gözlemlediklerini ifade etti. Türkiye'deki sendika ve meslek odalarının tüzüklerini araştırmaya başladıklarında türlü engellemelerle karşı karşıya kaldıklarını vurgulayarak "Bazı sendikalar, tüzüklerine erişmemize izin vermedi, bazı sendikalar kendi kurumlarında ayırımcılığın olmadığını söyledi, tüzüğümüzde cinsel şiddet maddesi var diyenlerin de aslında doğruyu söylemediğini bu süre içerisinde gördük" dedi.


Sendikalar yapılan araştırmadan rahatsız


"Sendika tüzüklerinin kadınlar ve LGBTİler açısından nasıl olması gerektiğine dair yazılar yazdık, farklı ülkelerin sendikalarının tüzüklerini inceledik" ifadesini kullanan Serap, kadına yönelik şiddetin engellenmesi için sendikaların her türlü ayırımcılığa karşı eşitlikçi politikaların nasıl hayata geçirilebileceğine ilişkin somut öneriler sunduklarını söyledi. Yapılan araştırmaya sendikaların büyük tepki gösterdiklerini de sözlerine ekleyen Serap, Mart ayında sendikalarla toplantı yapacaklarını ve yüz yüze tartışacaklarını dile getirdi.


'İşçi sınıfı "ev kadınlığı" na sıkıştırılacak'!


Kitabın yazarı Betül Urhan ise kadın istihdamının son yıllarda arttığına işaret ederek Ulusal İstihdam Projesi'ne bakıldığı zaman kadın istihdam politikalarının dar bir modele sıkıştırıldığına dikkat çekti. Betül, kadınların iş gücüne katılımının 2009'dan beri yüzde 30 arttığını söyleyerek bu artışın güvencesiz ve vasıfsız olduğunu kaydetti. Esnek çalışma modelinin kadınlar üzerinden yürütüldüğünü ifade eden Betül, bu esnek çalışma modelinin yakın zamanda işçi sınıfının tümüne yayılacağının ve bütün işçilerin "ev kadınlığı"na sıkıştırılacağının altını çizdi.


'Sendikalarda kadının adı yok'


Genel-İş Sendikası İstanbul Konut İşçileri İstanbul Şubesi Başkanı Nebile Irmak Çetin' de yıllardır erkek egemen bir iş kolunda kadın olarak mücadele verdiğine dikkat çekerek "Kadınlar, sendikalarda da, kamusal alanlarda da korunaksız. Erkeklerden oluşan sendikalarda kadınlar, psikolojik olarak kendini baskı altında hissediyor" vurgusu yaptı. Nebile, emekten bahseden sendikalar olarak kadın emeğine sahip çıkılmadığını ifade ederek sendikalarda kadının adının olmadığını belirtti.


'Sendikalardaki feminizasyon mücadelesi Türkiye'de etkili olmadı'


Petrol İş Kadın Dergisi editörü Necla Akgökçe de, sendikalarda kadın çalışmasının zorluklarından bahsederek bu araştırmanın kadınların hangi şartlar altında çalıştığını göstermesi açısından çok önemli bir kaynak olduğunu kaydetti. Sendikalardaki cinsiyetçiliğin külliyatlı bir tarihinin olduğuna işaret eden Necla, "1970'li yıllarda tüm dünyada feminist hareketin etkili olması ile birlikte feministler sendikalarda görev alarak sendika içinde ayırımcılığa ve cinsiyet eşitsizliğine karşı mücadele ederek feminizasyon gerçekleştirdi. Ancak, bu Türkiye'de başarılı olmadı. Dışarıda sürdürülen kadın mücadelesi sendika içine yansımadı. Bunda Türkiye patriyarkasının da çok ciddi bir rolünün olduğunu düşünüyorum." dedi.


(mt-ed/fk)