Meclis'in 2014 hali=kadın vekiller
09:07
Beritan Elyakut-Mizgin Tabu/JINHA
AMED - Milletvekili Genel Seçimleri'ne 6 aydan az bir zamanın kaldığı Türkiye'de Meclis'in 2014 kadın karnesini kadın vekiller değerlendirdi. "Erkek erkeğe" siyasete karşı Meclis'in renginin değişmesi için 'kadın olmak'ta buluşmak gerektiğini kaydeden kadın vekiller, "Başkanları, erkekleri ne derse onu yapan bir kadın profili ile diğer taraftan da kadınla ilgili kararı örgütlü bir şekilde veren bir kadın duruşunun nasıl çakıştığını görebildik. İkinci yoldan yürümek çok şeyi değiştirir" dedi.
12 Haziran 2011 seçimi, Meclis'teki kadın sayısını arttırdı ancak 550 kişilik Meclis'te kadınlara çok sınırlı yer ayrılması sonucunu değiştirmedi. Seçim sonuçlarına göre, Meclis'te yer alacak 550 milletvekilinden yalnızca 78'i kadın oldu. "Erkek erkeğe" siyasetin sürdüğü Meclis'te, 48 olan kadın milletvekili sayısı 78'e yükseldi ve kadınların sayısı sadece 30 sandalye arttı. Bu yıl Haziran ayında yapılacak olan Milletvekili Genel Seçimleri'nde durumun ne olacağı merakla beklenirken HDP ve CHP'li kadın vekiller, son bir yıllık Meclis karnesinin bile partilerde kadının siyaset yapması önündeki engelleri ortaya koyduğuna dikkat çekiyor.
'2014 kadınların mücadelesiyle geçti'
CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, kadın milletvekilleri açısından siyasetin bu yılda kadın bedeni üzerinde ve yaşam tarzının üzerinden dönmesi nedeniyle kendileri açısından üzücü geçtiğini söyledi. Melda, Cumhurbaşkanının feministlere karşı konuşmalarının değişmediğini ve önceki yıllarda olduğu gibi 2014 yılının da kadınlar açısından mücadeleyle geçtiğini dile getirdi. "Biz mecliste çıkıp kadın sorunlarını dile getiriyoruz. Fakat iktidar partisinde çok da destek alamıyoruz" diye konuşan Melda, TRT kanalına çıkan birinin çalışan kadını fuhuşla bir araya getirdiğini ve tüm bunların karşısında suskun kalan iktidarların 2014 yılının gündemine ve meclise damgasını vurduğunu ifade etti. Melda, "Yasalarla ilgili iktidar partisi bir şey istemediği sürece o gerçekleşmiyor. Bizim zorlamalarımızla biraz daha törpülüyorlar, yuvarlıyorlar. İstediğimiz noktaya çekmeye çalışıyoruz" dedi. Melda, çalışmalarının en önemlisinin sivil platformlarla kadın sorunlarına çözüm bulmak olduğunu, muhalefetin istediği şeyleri iktidarların yapmayacağını dile getirdi.
'Yasalar cinayetleri sona erdirmiyor'
Kadını yaşarken mezara sokma fikriyatının bir yaralama şekline dönüşmeye başladığına dikkat çeken Melda, "Bunun üzerine bir yasa teklifi çalışmasını düşünüyoruz. Geçen gün Ayşenur İslam'ın da dediği gibi, aslında yasalar cinayetleri sona erdirmiyor. Burada anlayışın değişmesi gerekiyor. O anlayışın değişmesi içinde mümkün olduğu kadar vakaları kamuoyunun gündemine taşıyoruz. Duruşmalar gidiyoruz anlatıyoruz. Gittiğimiz her yere aslında yasadaki bir kelime, yürütmelikteki bir kelimenin ne kadar çok kadının hayatını kurtarabilecek ne kadar çok kadının hayatına mal olabileceğini söylüyoruz" diye konuştu.
'Siyasete giren kadının nedense ilk mesleği kadın olmak oluyor'
Melda, Bülent Arınç'ın 'kahkaha atan kadın iffetsizdir' söylemini değerlendirerek, "Eminim birisi kahkaha atığı için eşini öldürmesini istememiştir ama bunun ne yazık ki aşağı sirayeti böyle olacaktır" şeklinde konuştu. Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun ağırlığının kadınlardan oluştuğunu söyleyen Melda, "Çok az sayıda erkek var ancak birçok komisyonda kadın yok. Siyasette şöyle bir şey var, bizim hala siyasette olmamız siyasette bir renk katma bir dekor gibi, bu nedenle siyasete giren kadının nedense ilk mesleği kadın olmak oluyor. Ne zaman ki bizim mesleğimiz kadın olmaktan çıkacak siyaset ve diğer alanlarda eşitlik o zaman sağlanılacak" dedi.
'Tamamen erkek görünümlü bir meclis'
HDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, meclise bir kadın olarak ilk girdiklerinde meclisin genel profiline baktıklarında ise tamamen erkek görünümlü bir meclis havası olduğunu söyledi. "Her ne kadar siyasi partiler içerisinde kadın milletvekilleri olsa da orada bulunan erkek egemen zihniyete karşı duruşlarında problem olduğunu görebiliyorduk" diyen Mülkiye, uzun yıllar kadın mücadelesi veren bir kadın olarak meclisteki kadın duruşunu görünce içinin acıdığını ifade etti. Erkek egemen zihniyete hizmet eden kadın duruşunu diğer siyasi partilerde çok rahat görebildiklerini dile getiren Mülkiye, "Başkanları, erkekleri ne derse onu yapan bir kadın profili ile diğer taraftan da kadınla ilgili kararı örgütlü bir şekilde veren bir kadın duruşunun nasıl çakıştığını görebildik" dedi.
'Şiddet dili siyasi partilerin ideolojileriyle bağlantılıdır'
Kadın sorunları noktasında zaman zaman görüş birliğine başvurulduğuna tanıklık ettiklerini söyleyen Mülkiye, diğer siyasi partilerdeki kadın milletvekillerin kendi iradi çıkışlarıyla değil aksine toplumun çok büyük bir kesiminin ağırlıklı olarak çözülmesini istediği sorunların çözümüne dönük ufakta olsa bir araya gelişlerinin olduğunu belirtti. Mülkiye, açığa çıkan sorunlarında meclise sunulan önergeler bazında belli olduğunu söyledi. "Şiddet ve eril dil Meclis'te çok fazla gözler önünde ancak burada bu dile karşı bir kadın duruşu tam anlamıyla sergilenemedi" diye konuşan Mülkiye, şiddet dilinin siyasi partilerin ideolojileriyle direk bağlantılı olduğunu ifade etti.
'Kadın vekiller şiddet diline karşı ortak mücadele etmeli'
Mülkiye, "Bizim istediğimiz düzey orada bulunan kadının hiçbir siyasi parti gözetmeksizin birbirini sevmesi ve bu dile karşı ortak mücadeleydi ancak bu durum gerçekleşmedi. Bireysel olarak temaslar arada oluyor ama bir bütünlüklü olarak mecliste kadınların duruşları söz konusu olmadı. Bundan dolayı da oraya gidecek olan kadınların eğitim düzeyleri yüksek olsa da sorunun ideoloji ve siyasi partiyle ilgili olmasından kaynaklı ilk olarak bunu değiştirmeliler" şeklinde konuştu.
'Kadın olma noktasında buluşursak meclisin rengi değişir'
"Kadın kendi bakış açısıyla meclise girmeli ve o duruşu sergileme cesaretini göstermelidir" diyen Mülkiye, HDP'nin meclise güçlü bir şekilde girişinin meclisin rengini değiştirdiğini söyledi. Mülkiye, "Hatta diğer siyasi partideki liderlerin söylemlerine bile konu oldu. BDP bir bütünen halk içerisinde, kadın milletvekillerinin çalışmaları çok iyi şeklinde konuşmalara tanık olduk. Demek ki doğru yoldayız diğer kadınların da bunları görüp, kadın olma noktasında buluşturabilirsek meclisin renginin değişeceğine inanıyorum" dedi.
'Toplumda kadın şiddeti bir norm olarak kabul ediliyor'
Kadın vekillerin mecliste karşılaştığı sorunlara değinen CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey, "Kadın sorunları Meclise nereden baktığımıza bağlı. Yemen'den bakıyorsak söylenecek tek bir şey olamaz, Almanya'dan bakıyorsak bir kitap çıkabilir. Meclis'te kadın vekillerin sorunlarından söz edersem bu çok lüks olur. Toplumda kadın şiddetinin bir norm olarak kabul edildiğini, artık Afrika ülkelerinden başka hiçbir yerde konu olmayan kız çocukları eğitimi ile hala mücadele ediyorsak, kadın sorunu deyince toplumun ve siyasetin yarısı örtünmekten başka hiçbir hakkı hatırlamıyorsa meclis kadın vekiller için Helsinki Parlamentosu sayılır. Meclis vitrin olarak bu sorunlarla boğuşan bir toplum için oldukça sorunsuz kalıyor" ifadelerini kullandı.
'Güç için her türlü değer satılabilir'
Pantolon serbestliğinin meclisten geçmesini bir erkek vekilin önlediğine dikkat çeken Şafak, "O saldırı bana Ortadoğu erkeklerinin genleri nedeniyle ikbal iktidar güç gibi konulara, eşitlikçi siyasi değerleri savunuyormuş gibi yapsalar da, modern siyasetten öğrendikleri kendilerine ait olmayan değerleri benimsemediklerini, her insan hakkını çiğneyebileceklerini, hırslarının önüne asla cinsiyet eşitliği ya da empati duygusu koyamayacaklarını gösterdi" dedi. Şafak, toplumda para eden şeyin merkezi ya da minyatür bir güç elinde topla kalanı ölsün mantığı yerleşik olduğunu ve güç için her türlü değerin satılabilir olduğunu toplumun ise bunu yadırgamadığını söyledi.
'Kadına bakış farkı aramızdaki kapanamaz uçurumdur'
Diğer partilerle aralarındaki fay hattının kadın meselesinin ortasından geçmesi sebebiyle ortak davranmalarının mümkün olup olmayacağını soran Şafak, "Kadına bakış farkı aramızdaki kapanamaz uçurumdur. Bu keskin ayrılış sadece ülkemizde değil küresel olarak dünyada da bizi birbirimizden ayırıyor. Çünkü siyasette temel hak ve özgürlüklere nasıl baktığımız ideallerimizi belirler. Dolayısıyla ortaklık mümkün olmadığı gibi ben siyasal İslam'ın kadına ait hakları ilahi kanunlara a da ilahi gücün temsilcisinin lütfüne bırakmasına karşıyım. Bu bizi değil ortaklaşmak kadın emel hak ve özgürlükleri konusunda mücadelenin karşı tarafları yapıyor" dedi.
(fk/mg)

