'DAİŞ'ten kurtulan kadınlar rehabilite edilmeli'
09:27
JINHA
AMED - DAİŞ çetesi tarafından kaçırılarak, pazarlarda satılan ve tecavüze uğrayan Êzidî kadınların durumunu değerlendiren Meryem Babaşêx, kurtulan 400 kadının psikolojilerinin çok kötü olduğunu ve yeterli ilginin gösterilmediğinden yakındı. "Psikolojileri bozuk, geceleri korkudan uyuyamıyorlar, ışıkların kapalı kalmasından korkuyorlar" diyen Meryem, kadınların psikolojilerinin ve morallerinin düzeltilmesi için rehabilite edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında DAİŞ çetesinin Şengal'e saldırmasıyla birlikte on binlerce Şengalli, Sincar dağlarına sığınmış, yollarda aç susuz bir şekilde günlerce zorlu yürüyüş gerçekleştirip kendilerini saldırılardan korumaya çalışmıştı. DAİŞ'in Şengal'e saldırmasından önce peşmerge güçleri kenti terk edip kaçmış ve Şengal halkı savunmasız bir şekilde katliamla yüz yüze kalmıştı. Bu durum en fazla Kürt kadınlarında büyük bir yara açmış ve binlerce kadın DAİŞ tarafından kaçırılmış köle pazarlarında satılmış ve tecavüze uğramıştı. Aynı zamanda günler süren zorlu yolculukta yaşlı kadınlar ve çocuklar açlık ve susuzluktan yaşamını yitirmiş ve binlerce insan DAİŞ tarafından katledilmişti. Hewler'de yaşanan Şexanî aşiretinden olan ve kendisi de Êzidî olan Meryem Babaşêx, Şengal kadınlarının DAİŞ saldırısı sonucu yaşadıkları zorlukları anlattı. Êzidî kadınları ve Êzidî halkının durumunun da daha önce çok iyi olmadığını belirten Meryem, şuanda da durumlarının eskiye oranla daha kötü olduğunu belirtti. DAİŞ Şengal'e saldırdığında peşmergelerin kenti bırakıp kaçmasını Êzidî bir kadın olarak kabullenemediği ifade eden Meryem, bunu Êzidîlere yapılmış bir ihanet olarak değerlendirdi. Meryem, "Peşmerge bizi destekleyeceklerini ve koruyacaklarını söylediler ancak DAİŞ saldırdığında ilk onlar kaçtı. DAİŞ saldırdığında halk kaçmaya başladı. Dağlara yakın olanlar kurtulabildi ancak dağlara yakın olmayanlar kurtulamadılar. Genç kadınlar, genç erkekler ve çocuklar DAİŞ tarafından kaçırıldı" diye belirtti.
'DAİŞ'ten kurtulup kaçan kadınlarla ilgilenilmiyor'
DAİŞ'in elinden kaçmayı başaran kadınların durumunu anlatan Meryem, kaçan kadınların psikolojilerinden bahsederken bir anlamda da hala DAİŞ'in elinde olan kadınların durumunu da gözler önüne sermekte. DAİŞ'in elinden kaçan kadınlarla birebir ilgilendiğini belirten Meryem, "Yaklaşık 400 kadın ellerinden kurtulup geldi ancak moralleri ve psikolojileri çok kötü. Birçok DAİŞ'linin tecavüzüne uğramışlar. Ben yanıma dört genç kadını aldım. Onlarla ilgileniyorum. Ve kendi gözlerimle gördüm. Psikolojileri bozuk, geceleri korkudan uyuyamıyorlar, ışıkların kapalı kalmasından korkuyorlar. Kabuslar görüyorlardı. Işıkların sabaha kadar açık kalması gerekiyordu. Ben sürekli onların yanındaydım kaç doktora gittik. Kadın doktoruna, psikologlara götürdük. Ancak o kadınları doğru düzgün tedavi edemediler. Bu kadınlarla ilgilenilmesi lazım, bu bir sorumluluktur, bu bir görevdir. Tüm hayırseverlerin tüm yardım etmek isteyenlerin, insan hakları savunucularının harekete geçmesi gerekir. Kadınların psikolojilerinin ve morallerinin düzeltilmesi ve rehabilite edilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.
'YPJ tüm dünyadaki kadınlar için bir sembol'
Meryem, Kürt kadınlarının direnişine olan güveninden bahsediyor ve Kobanê gibi kadınların Şengal'de de başarı kazanmasını istiyor. Êzidî kadınlarının kurtuluşunda tüm kadınlara sorumluluk yükleyerek sözlerine devam Meryem, "Onları kurtaracak olanların önünde saygıyla eğiliriz. Onları kurtarıp barış ortamına getireceklere minnettar oluruz. Kadınlar için mücadele edecek tüm kesimleri destekliyorum. Kobanê'de Kürt kadınları ve YPJ tüm dünyadaki kadınlar için bir sembol. Kürt kadınları kendi ülkeleri ve özgürlükleri için çalışıyorlar ve mücadele yürüterek ülkelerini özgürleştirdiler. DAİŞ'in elinden topraklarını kurtardılar. Kadınların mücadele ederek başarıya ulaşmasından kaynaklı mutluluk duyduk" sözlerini ifade etti.
'Êzidî kadınlar mücadele etmeli'
Gezdiği kamplarda gözlemlerini anlatan Meryem, Êzidî kadınlarının mücadele etmesi için yürütülen eğitim faaliyetlerini önemsediğini dile getirdi. Meryem, Rojava'da bulunan Êzidîlerin kaldığı Newroz Kampı'nda verilen eğitime ilişkin, "Newroz Kampı'nda gördüğüm bir diğer şey ise kadınlara verilen eğitimdi. Çok güzel bir gelişmeydi. Kadınlara silah eğitimi, ideolojik eğitim veriyorlardı. Çok mutlu oldum. Bunların çoğalması ve süreklileşmesi gerekiyor. Êzidî kadınlar çalışsınlar, gelişsinler, silahıyla, fikriyle çalışmalarını ve mücadelelerini yürütsünler. Bütün benliğimle bunu istiyorum" diye ifade etti.
'Kadınlar savaşıyor, dünya tanıklık ediyor'
Tüm kadınların aslında bir ezilme ve sömürüyü yaşadığını, Êzidî kadınların ise daha beter ve kötü bir ezilmeyi yaşadığının altını çizen Meryem, DAİŞ'in sadece Kürt kadınlarını değil, aynı zamanda Türkmen, Arap, Hıristiyan, Şia kadınları da ezdiğini ve sömürdüğünü belirtti. Kadınların savunmalarının önemini değerlendiren Meryem, DAİŞ saldırdığında Êzidî kadınların elinde silahlarının olmadığına değinerek, "Silahları yoktu kendilerini koruyamadılar. Ancak bundan sonra kadınların silahlanıp kendilerini korumaları lazım. Kendilerini savunmaları lazım. Kobanê'de kadınlar savaşıp ülkelerini özgürleştirdi ve tüm dünya alemi kadınların başarısına tanıklık etti. Bu çok büyük bir başarıydı. Kadınlar savaşıyor. Tüm dünya kadınların savaştıklarına tanıklık etti. Biz Êzidî kadınlarının da böyle örgütlenip kendilerini savunmasını istiyoruz" diyerek konuşmasını sonlandırdı.
(ekip/mg)

