'Savaş suçluları yargı önüne çıkarılmalı'

09:01

 


JINHA


AMED - Kobanê ve Şengal'de yürütülen Kürt kadın mücadelesini Avusturya Parlamentosu'na taşıyan Yeşiller Partisi Vekili Berivan Aslan, DAİŞ çetecileri ve onlara yardım eden ülkelerin kadına yönelik işlediği suçların belgelenmesi ve savaş suçu işleyen çetecilerle destekçilerin uluslararası mahkemelerde yargılanması için kolları sıvadı. Berivan "Kadın ticaretine toplu tecavüzlere göz yuman sessiz kalan bunu görmek istemeyen bütün ülkelerden hesap sorulmasını istiyorum. Ben onların uluslararası mahkemelerde yargılanmasını istiyorum" dedi.


Kobanê ve Şengal'e yönelik çete saldırılarının başladığı günden itibaren görev yaptığı Avusturya Parlamentosu'nda her fırsatta konuyu gündeme getiren ve YPJ/YPG'nin direnişini anı anına aktaran Yeşiller Partisi vekili olan Aygül Berivan Aslan, aktif siyasal duruşu ile dikkatleri üzerine topladı. Avusturya Parlamentosu'na seçilen ilk ve tek Kürt kadın vekil olan Berivan, Innsbruck Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. 2007 yılından beri entegrasyon, insan ve kadın haklarıyla ilgili sunumlar Berivan, Tirol Göçmenler Merkezi'nde uzun süre sosyal işler ve hukuk danışmanlığı yaptı. Berivan, Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Ağı ile Yeşiller Eğitim Akademisi'nin yönetim kurulunda görev yapıyor.


'Tehditlere rağmen geri adım atmadım'


Avrupa'da genç bir Kürt kadını olarak siyaset yapmanın sıkıntıları seçilme süreciyle başlayarak anlatan Berivan, ırkçı gruplardan sürekli tehdit mesajları aldığını ancak kendi halkının sesi olmak için aday olduğunu söyledi. Berivan, "Çok sıkıntılı bir süreçti çünkü birçok Kürt aday vardı seçim sırasında fakat kendilerine Kürt diyebilenler çok azdı. O dönemde birçok sıkıntı yaşadık. Çünkü Avusturya'da alperen ocakları çok güçlü. Onlar tarafından çok defa tehdit aldım ama ben yılmadım tam tersi mücadelemi daha çok güçlendirdim. Hiç kimse tarafından susturulmadım bu mücadelemi sürdürerek, 9 ay içerisinde parlamentoya girdim" diye konuştu.


'Kürtleri daha iyi tanıdılar'


Parlamentoya girişiyle Avusturyalıların Kürtleri daha iyi tanıdığını aktaran Berivan, "Avusturyalıların kafasında bizler Türk'tük, Arap'tık ya da coğrafyada pek belli olmayan etnik bir gruptuk. Ben kendi kimliğimle girdikten sonra bu çok farklı yankılara yol açtı. Artık Kürtlere yönelik bir merak geldi. Benimle konuşan gazeteciler 'Kürtler kimdir, dilleri nerden geliyor, inançları nedir?' gibi bir sürü soru gelmeye başladı ve ben severek kendi kimliğimi tanıttım" dedi.


'Medya erkeği katil olarak yansıtmıyor'


Kürt kimliği ve kadın kimliği ile siyasette aktif yer almayı seçtiğini kaydeden Berivan, Avrupa'da göçmen kadınların ikinci sınıf muamelesi gördüğünü ve farklı kökenli kadınların farklılıklarından dolayı ayrıca ayrımcılığa uğradıklarını ifade etti. Berivan, "Türkiye'ye göre farklı bir sosyolojik gelişim yaşıyoruz. Buna göre de sıkıntılarımız çok farklı oluyor. Artık farklı sorunlardan biz kadın mücadelemizi göçmen politikası ve kadın politikası ile kombine ederek yola çıkmaya başladık" şeklinde konuştu.


'Şiddet Avusturya'da da tabu'


Kadınların dünyanın her yerinde benzer sorunlar yaşadığına değinen Berivan, "Bu sorunlardan en önemlisi kadına karşı şiddet. Hala medya bunu sadece bir aile dramı olarak yansıtıyor, erkeği bir katil olarak yansıtmıyor. Önemsenmeyen bir çapta sunuyor. Örneğin Avusturya'da hala 5 kadından biri şiddete uğradığında nereye başvuracağını bilmiyor. Ve hala Avusturya'da şiddete uğrayan bir kadın dile getiremiyor ve bunu bir tabu olarak görüyor. Bu nedenle ben de çalışmalarımı daha çok kadına karşı şiddet üzerine yaptım. Tabi ki göçmen kadının sorunlarını daha çok siyasete ve medyaya taşıdım" dedi.


'Kimse benim halkımın ne çektiğini benim kadar anlayamazdı'


Şengal saldırıları Kobanê direnişi ile birlikte direnişi anlatma görevi üstlendiklerini anlatan Berivan, "Siyaset farklı bir boyut siyasette sesimiz pek yoktu ben bu süreç içerisinde bir insanın neler değiştirebileceğini fark ettik. 14 milletvekili beraber Kobanê süreci içerisinde toplandık ve Türkiye Büyükelçiliğini bastık. Bu Avrupa çapında hiç gerçekleşmemiş bir eylem stilidir. Halk bunu yapar ama parlamenter düzeyde pek olmamıştır ve bu bir ilkti. Onlara desteğe ve mücadele birliğine ihtiyacımız olduğunu anlattım. Birçok parlamenter arkadaşımda bu konuda bana destek sundu" diye anlattı.


'Negatif reaksiyon beklemiyordum çünkü davamda haklıydım'


Avusturya Parlamentosu'nda Şengal'de DAİŞ çeteleri tarafından kaçırılan kadınlara ilişkin bir konuşma yaptığını belirten Berivan, "Onlara, 'ben Kürt kadın olarak burada bu parlamentoda yer alıyorum. Kız kardeşlerim orada barbarların zulmüne uğruyor ve eğer evrensel değerlerden söz edecekseniz, bu yapılanlara sessiz kalamazsınız' diye seslendim. Konuşmadan sonra birçok parlamenter harekete geçti" diye belirtti. Konuşmasının ardından Avusturya parlamenterlerinin kendisiyle birlikte Kürt halkı için mücadele edebileceklerini belirttiğine değinen Berivan, "Vekilleri yanıma gelerek 'Kürlerle beraberiz sizler hiçbir zaman yalnız değilsiniz bundan sonra biz sizin yanınızdayız' demeleri benim için inanılmaz bir mutluluktu" dedi.


'Yapılan bir insanlık suçuydu ben buna göz yumamazdım'


Yaptığı açıklamalar ardında DAİŞ tarafından ölüm tehditleri aldığının altını çizen Berivan, "IŞİD tarafından ölüm tehditleri de aldım ama içimden bir an bile korku geçmedi, korkunun esiri olmadım çünkü davamda haklıydım. Yapılan bir insanlık suçuydu ben buna göz yumamazdım. Göz yumduğum anda o katliamda katledilenlerin kemiklerini sızlatmış olacaktım ve bununla beraber elbette tehditler ilerlemeye başladı polis korumasıyla dolaştım ama bu beni geri itmedi daha fazla mücadeleme sarılmaya başladım" diye kaydetti.


'Peşini bırakmayacağım'


Çetecilerin ve onlara yardım eden ülkelerin yargılanması için çalışmalarını bundan sonra sürdüreceğini kaydeden Berivan, "Kadın ticaretine toplu tecavüzlere göz yuman sessiz kalan bunu görmek istemeyen bütün ülkelerden hesap sorulmasını istiyorum. Ben onların uluslararası mahkemelerde yargılanmasını istiyorum" sözlerini ifade etti.


'Onların çocuklarına anlatabilecekleri inanılmaz bir devrim hikâyeleri var'


Kobanê'de Şengal'de birebir çatışan kadın savaşçıların yerinde olmayı çok istediğini sözlerine ekleyen Berivan, "Onların çocuklarına torunlarına anlatabilecekleri inanılmaz güzel bir devrim hikâyeleri var. Bu vahşeti umursamayan kadınları ele alırsak. Bu kadar vahşet yaşanıyorken bu kadar toplu tecavüz yaşanıyorken kadınlar bu şekilde sömürgeye uğrayıp insan pazarlarında satılırken torunları çocukları onlara bu vahşet yaşanırken 'sen ne yaptın' dediklerinde sessiz kalacaklardır. Ama savaşan kadınların gururla onurla anlatabilecekleri çok güzel bir devrim hikâyeleri vardır" diye konuştu.


(ekip/fk/mg)